1980 - 2000

MARMARA BÖLGESİNDE SERT ÇEKİRDEKLİ MEYVELERDE GÖRÜLEN SHARKA VİRÜS HASTALIĞI ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR  - 1984

Yürütücüleri: Uz. Mehmet YÜREKTÜRK

ÖZET

Bu araştırma 1976-1982 yılları arasında Marmara Bölgesinde yapıldı. Birinci aşamada bölgedeki şeftali, erik, kayısı ve badem bahçelerinde sörvey çalışması, ikinci aşamada serada test çalışmaları yapılmıştır. Test çalışmalarında endikatör bitki olarak GF. 305 kullanıldı. Sörvey ve test çalışmaları sonucu aşağıdadır.

Test yapılan örnek sayısı: Şeftali 184, Erik 86, Kayısı 53, Badem 22, bunlarda Sarka virüsü  ile bulaşık örnek sayısı 34, ILAR grubu virüslerde bulaşık örnek sayısı 122 ve Chlorotic leaf Spot ile bulaşık örnek sayısı 123 olarak bulunmuştur. Sonuçta Myzus persica ile saflaştırılmış üç ayrı izolat elde edilmiştir

Anahtar Kelimeler: Marmara Bölgesi, Zararlı, Meyve, Sharka Virus

KİRAZ-VİŞNE ANAÇ VE ÇEŞİTLERİNDE VİRÜS TESTİ VE SAĞLIKLI BİTKİLERİN SEÇİMİ  - 1988

Yürütücüleri: Uz. Mehmet YÜREKTÜRK

ÖZET

Bu araştırma 1985-1988 yılları arasında Enstitü kiraz-vişne koleksiyon bahçesinde yapılmış, çalışma bahçede gözlemler ve serada test çalışmaları olarak iki aşamada yürütülmüştür. Test çalışmalarında endikatör bitki olarak GF. 305 kullanılmıştır. 88 kiraz 6 vişne çeşitlerinde yapılan gözlem ve test çalışmaları sonunda, birçok kiraz ve vişne çeşidinin P.D.V. (Prune Dwarf virus), CLSV (Chlorotic leaf Spot Virüs), NRSV (Necrotic Ring Spot Virüs) ile bulaşık oldukları saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Marmara Bölgesi, Zararlı, Meyve, Virüs

YERLİ HİBRİT DOMATES ÇEŞİTLERİNİN TÜTÜN MOZAYİK VİRÜSÜ (TMV) ENFEKSİYONUNA REAKSİYONLARI  - 1988

Yürütücüleri: Dr. Abdullah NOGAY

ÖZET

Antalya Sebzecilik Araştırma Enstitüsünün elde ettiği 12 hibrit domates çeşidinin Tütün Mozaik Virüsüne (TMV) karşı gösterdikleri reaksiyonlar 1987 yılında Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsünde yapılan testlerle saptandı. Çalışmada kullanılan çeşitlerin tamamı virüse dayanıklı bulunmadı. Sergiledikleri belirti tablosuna göre az duyarlı (1, 4 ve 9 no. lu çeşitler), orta duyarlı (2, 3, 5, 7 ve 8 no.lu çeşitler ve çok duyarlı (6, 10,11 ve 12 no.lu çeşitler) olarak gruplandırıldılar.Virüsün, meyveleri de kalite ve kantite yönünden olumsuz yönde etkilediği görüldü.

Anahtar Kelimeler: Domates Çeşit, TMV, Reaksiyon

ÖNEMLİ BAZI DOMATES ÇEŞİTLERİNİN TÜTÜN MOZAİK VİRÜSÜ (TMV)'NE KARŞI DUYARLILIK DERECELERİNİN SAPTANMASI VE BU VİRÜSÜN VERİM ÜZERİNE  ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI - 1989

Yürütücüleri: Dr. Tura MÜFTÜOĞLU, Uz. Mehmet YÜREKTÜRK, Mehmet ŞENCAN

ÖZET

Bu çalışma 8 çeşit domateste TMV'nün verime etkisini belirlemek ve duyarlılıklarını saptamak amacıyla 1988 yılında Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsünde denemeye alındı. Materyal olarak kullanılan domates çeşitlerinden virüs inoküle edilenlerin içinde en düşük verim M-82-1-8 çeşidinden (4.597 ton/da), en yüksek verim ise (7.032 ton/da) Calimba çeşidinden elde edilmiştir. Denemeye alınan 8 çeşitte ortalama verim düşüklüğü % 41'dir. % verim düşüklüğüne göre T2 Improved VF % 51 ile en duyarlı çeşit, GS 34 çeşidi de % 25 ile en az duyarlı çeşit olmuştur.

Anahtar Kelimeler: Domates Çeşit, TMV, Reaksiyon, Verime Etki

MARMARA BÖLGESİNDE TİCARİ AMAÇLA YETİŞTİRİLEN SÜSBİTKİLERİNDE GÖRÜLEN ZARARLILAR ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR  - 1990

Yürütücüleri: Erim ÜNAL

ÖZET

Marmara Bölgesi kesme çiçek üretim alanlarında; İstanbul, Kocaeli ve Bursa’da 1988-1989’da yürütülen bu çalışma sonunda, üretimi daha geniş alanlarda yapılan karanfil, gül, kasımpatı ve glayölde zarar yapan 8 tür saptanmıştır. Karanfilde kırmızı örümcek (Tetranychus urticae Koch.), tirips (Thrips tabaci L.) ve yaprak biti (Myzus persicae Sulz.). Gülde kırmızı örümcek (T. urticae) ve yaprak biti (Macrosiphum rosae L.). Kasımpatında kırmızı örümcek (T. urticae), yaprak biti (Aphis gossypii Glov), tirips (Taeniothrips atratus Hal.) ve beyaz sinek (Trialeurodes vaparariorum W.). Glayölde tirips (Trialeurodes simplex Moris) ve yaprak biti (Dysapsis tulipae B.d.F.)’nin sorun olduğu belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Marmara Bölgesi Süs bitkileri, Zararlılar

MARMARA BÖLGESİNDE ŞERBETÇİ OTUNDA ZARAR YAPAN ŞERBETÇİ OTU YAPRAKBİTİ (Phorodon humuli Schr.) NİN POPULASYON DALGALANMASI VE EN EKONOMİK ETKİN MÜCADELE TEKNİKLERİN,İN SAPTANMASI ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR  - 1990

Yürütücüleri: Erim ÜNAL

ÖZET

1984-1990 yılları arasında yürütülen bu çalışmada, Bilecik Merkez ve Pazaryeri’nin şerbetçi otu yetiştirilen alanları, şerbetçi otları, çeşitli yabani ve kültür bitkisi, özellikle erik ağaçları esas materyali oluşturmuştur. Çalışmalar sonunda şerbetçi otu yaprak biti (Phorodon humuli Schr.) nin kış konukçusu olduğu bildirilen eriklerle bağlantısı belirlenememiş, yazın şerbetçi otundan başka konukçusu olmadığı anlaşılmıştır. P. humuli’nin şerbetçi otuna gelişi konusunda 3 yıl tekrarlanan çalışmalar sonunda, sarı su tuzakları kullanılarak kanatlı erginlerin Haziran başında gelmeye başladığı, gelişlerinin Haziran ortasında azamiye ulaştığı ve Temmuzda sona erdiği saptanarak, 1989’da bu gelişi esas alan 3 farklı zamanda ilaçlama uygulanmış ve gelişin azamiye ulaşmasıyla başlayacak ilaçlamaların daha etkili  ve ekonomik olduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Phorodon humuli Schr., Şerbetçi Otu

MARMARA BÖLGESİNDE KÜLTÜR MANTARLARINDA SORUN OLAN SAPROFİT NEMATODLAR (Mesarhabditis spiculigeria, Rhabditophanes scheideri)'NİN MÜCADELE İMKANLARI ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR  - 1990

Yürütücüleri: Uz. Muzaffer AĞDACI, Doç. Dr. S. Erol IŞIK, Uz. İclal ERKEL

ÖZET

1988-1989 yıllarında bölgemizde kültür mantarı üretimi yapan işletmelerde, mantarlarda zararlı nematodlarla ilgili yapılan sörvey çalışmaları sonucunda, mantarlarda görülen nematod türleri, populasyon yoğunluğu, bulaşma kaynakları ve bulaşma oranları tesbit edilmiştir. 1989-1990 yılları arasında ise mantarlarda tesbit edilen nematodların mücadele yöntemlerini ve zarar derecelerini araştırmak üzere bir şahsın mantar işletmesinde ve Enstitümüzün mantar işletmesine ait tesislerinde iki deneme açılmıştır. Açılan denemelerde buharla pastörizasyon tekniğinden ve metilbromidle yapılan fümigasyondan nematodların kontrolu yönünden olumlu sonuçlar alınmıştır. Bu sonuçlara göre saprofit nematodların mantarlarda % 13.55, % 53.34, % 54.63 arasında ürün kaybına neden olduğu, metilbromidin nematodları % 96.46, % 97.63 gibi yüksek bir oranda kontrol ettiği tespit edilmiştir. Ürün bazında yapılan varyans ve Duncan test sonuçlarında, buharlı pastörizasyon tekniği ile metilbromidle fümigasyon yöntemlerinin aynı gruba girdikleri tespit edilmiştir. Diğer bir ifade ile her iki yöntem, nematodları kontrol yönünden bir farklılık göstermemiştir.

Anahtar Kelimeler: Marmara Bölgesi, Mantar, Nematot

MARMARA BÖLGESİNDE MEYVE FİDANLIKLARINDA GÖRÜLEN ZARARLILAR ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR  - 1991

Yürütücüleri: Uz. Turhan GÜNAYDIN, Uz. Ertan SEÇKİN

ÖZET

1990 ve 1991 yıllarında Marmara Bölgesinin Bursa, Bilecik, Kocaeli, İstanbul ve Sakarya illerinin muhtelif ilçelerinde toplam 31 bahçede, farklı zamanlarda sörveyler yapılmıştır. Bu çalışmalarda bulunan türler çoğunlukla emici böceklerdir; Pyslla spp., Kırmızı örümcekler T. urticae Koch, P. ulmi, E. pyri, S. pyri gibi. Bu türler içerisinde en yüksek bulaşmayı % 90 ile Psylla spp. göstermektedir. Türlerin hepsi üretim bahçelerinde bulunan ve mücadelesi yapılan türlerdir. Gerekli mücadeleler yapılırsa, piyasaya her zaman sağlıklı üretim materyali vermek mümkün olacaktır.

Anahtar Kelimeler: Marmara Bölgesi, Zararlı, Meyve Fidanı, Sörvey

MARMARA BÖLGESİNDE KÜLTÜR MANTARLARINDA ZARAR YAPAN ÖRÜMCEK AĞI (Cladobotryum dendroides BULL.EX MERAT, W. GAMS, HOOZEMANS, SYN. Dactylium dendroides BULL.FR.) HASTALIĞINA KARŞI MÜCADELE İMKANLARININ SAPTANMASI ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR  - 1994 Yayın No:29

Yürütücüleri: Uz. Eray DAMGACI, Doç. Dr. S. Erol IŞIK, Uz. Mehmet YÜREKTÜRK, Uz. Yücel BÜTÜN

ÖZET

Örümcek ağı etmeni (Cladobotryum dendroides)’nin optimum sıcaklık ve besi yeri seçimini tesbit için Marmara Bölgesinde 1993 yılında, 4 farklı izolatı ile in vitroda denemeler yapılmıştır. Yalova (92/20) ve Ali Fuat Paşa (92/13) orjinli izolatlar daha hızlı gelişme göstermiş, aynı zamanda Agaricus bisporus ve A. campestris türlerinden Y-13 ve Y-6 çeşitleri üzerinde daha patojen bulunmuşlardır. Tüm izolatlar 350C ve üzerinde inaktif duruma geçmişler, 200C ve 250C’lerde en hızlı gelişme (sırasıyla 10.32 ve 14.18 mm/gün) göstermişlerdir. Ortam seçiciliği bakımından C. dendroides izolatları PDA’yı tercih ederken, kültür mantarları MEA’da daha iyi gelişmişlerdir.

Örümcek ağı hastalığının pastörize işleminden sonra spor süspansiyonu ile yapay inokülasyonlar sonucunda, kompost ve örtü toprağı vasıtası ile geçtiği, pastörizasyondan önce yapılan inokülasyonlarda hastalık çıkmadığı saptanmıştır. İnkübasyon süresinin yaklaşık iki hafta olduğu belirlenmiştir. Kompost, örtü toprağı ve primordiumların koruyucu mahiyette yığın ve yüzey ilaçlamaları yanında hastalık çıktıktan sonra yapılan ilaçlamalarda; topraklamadan hemen sonra 1.5 gr a.i./1lt su/m2 dozda benomyl, carbendazim ve prochloroz’un iyi sonuç verdiği saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Bölgesi, Hastalık, Mantar, Örümcek ağı

MARMARA BÖLGESİNDE PATATES BÖCEĞİNİN (Leptinotarsa decemlineata SAY, COLOEPTERA -CHRYSOMELİDAE) SAVAŞINDA EN ÇOK KULLANILAN İNSEKTİSİTLERE KARŞI DUYARLILIK SEVİYESİNİN SAPTANMASI - 1994 Yayın No:32

Yürütücüleri: Uz. Emin EFE

ÖZET

Marmara Bölgesinde Bilecik, Bursa ve Adapazarı illerinde patates yetiştirilen alanlardan toplanan patates böceği populasyonları üzerinde; 1992-1993 yılları arasında azinphos-methyl, cyhalothrin ve deltamethrin etkin maddesi kullanılarak denemeler yapılmış, LD50 değerleri tespit edilmiştir. Azinphos-methyl ile yapılan denemelerde LD50 300-4890 ng/böcek, deltamethrin için LD50 30-489 ng/böcek ve cyhalothrin için 47-200 ng/böcek tespit edilmiştir. Laboratuar çalışmalarında kontak toksite testler direnç oranı gözönüne alınarak yapılan değerlendirmede azinphos-methyl ve cyhalothrin etkili insektisitler olmasına karşın, deltamethrinin orta dereceli toksit insektisit olduğunu göstermiştir Azinphos-methyl, cyhalothrin ve deltamethrin bu araştırmanın ışığı altında bölgemizde patates böceğine karşı selektivite göstermemiştir.

Anahtar Kelimeler: Marmara, Patates böceği, İnsektisit, Duyarlılık

MARMARA BÖLGESİNDE ZEYTİN GÜVESİ MÜCADELESİNE ESAS OLMAK ÜZERE BİYOTEKNİK YÖNTEMLERİN ARAŞTIRILMASI GELİŞTİRİLMESİ VE UYGULANMASI   - 1994 Yayın No:49

Yürütücüleri: Uz. Ertan SEÇKİN, Uz. Erim ÜNAL

ÖZET

Bu çalışma Bursa'nın Gemlik Orhangazi ve Mudanya ilçelerinde, 1990-1994 yılları arasında yürütülmüş, Zeytin güvesi (Prays oleae Bern.) mücadelesinde ve mücadelesine yönelik kriterlerin belirlenmesinde biyoteknik yöntemlerden yararlanma olanakları araştırılmıştır.

Zeytin güvesi erginlerinin feromon tuzaklarıyla belirlenen uçuş kurveleri ile biyolojik dönemlerinin uyum gösterdiği, ilk yakalanıştan 2 hafta sonra çiçek dölü erginlerinin, ilk yakalanışından 2-3 hafta sonra da meyve dölü yumurtalarının konmaya başladığı, fenoloji ölçü alındığında da çiçek dölü erginlerinin yumurtalarını zeytinlerin mercimek iriliğine geldiği dönemde koyduğu, dimilin (diflubenzuron)'in çiçek dölü larvalarına % 80 dolayında etkili olduğu belirlenmiştir. Çiçek dölüne % 86 etkili bulunan kitlesel tuzaklama (mass-trapping) yönteminin de diğer yöntemlerle entegre edilebileceği kanısına varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Marmara Bölgesi, Zeytin , Zeytin güvesi, Tuzak

MARMARA BÖLGESİNDE ZEYTİN SİNEĞİ MÜCADELESİNE ESAS OLMAK ÜZERE BİYOTEKNİK YÖNTEMLERİN ARAŞTIRILMASI GELİŞTİRİLMESİ VE UYGULANMASI - 1994 Yayın No:50

Yürütücüleri: Uz. Ertan SEÇKİN, Uz. Erim ÜNAL

ÖZET

Bu çalışma, Bursa'nın Gemlik, Orhangazi ve Mudanya ilçelerinde, 1990-1994 yılları arasında yürütülmüş, Zeytin sineği (Bactrocera olea Gmel) mücadelesinde ve mücadelesine yönelik kriterlerin belirlenmesinde biyoteknik yöntemlerden yararlanma olanakları araştırılmıştır.

Etkili cezbediciler ile tuzakların belirlenmesi amacıyla yapılan çalışmalar sonunda, Zitan 73 (Hidrolize protein) % 73 ile Ziray (Hidrolize melas)'ın diamonyum fosfat'tan daha cezbedici olduğu, erkek ve dişi ayrımı yapmaksızın erginleri cezbettiği, sarı vertikal tuzak (feromon kapsüllü)'ün ise bu iki bileşikten daha etkili ve cezbettiği erginlerin % 90'dan çoğunun erkek olduğu belirlenmiştir. Kitlesel tuzaklama (mass-trapping) çalışmaları sonunda da; sarı yapışkan vertikal tuzak + diamonyum fosfat kombinasyonunun yetersiz, feromon kapsüllü ve decis (deltamethrin) emdirilmiş kontrplak tuzak + diamonyum fosfat kombinasyonunun % 80 dolayında etkili olduğu anlaşılmış; bu iki kombinasyonun birbirleri ve diğer mücadele yöntemleriyle entegre edilerek Zeytin sineği mücadelesinde kullanılabileceği kanısına varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Marmara Bölgesi , Zeytin , Zeytin sineği, Tuzak

PESTİSİTLERİN FAYDALI BÖCEKLERE, İPEK BÖCEĞİNE VE BAL ARILARINA OLAN YAN ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI   - 1995 Yayın No:54

Yürütücüleri: Uz. Emin EFE, Dr. Poul JEPSON

ÖZET

Deltamethrin, cyhalothrin, cypermethrin, taufluvalinate, dimethoate, chlorpyrifos, methidathion ve fenthion'nun toksik etkileri faydalılara H. rufipes, A. dorsale, D. attricapillus, T. qaudristriatus, B. obtusum, Amara sp, P. melenarius ve C. auratus (Col: Carabidae); T. hypnorum (Col: Staphylinidae): afit özel predatörü C. septemppunctata ve C .bipunctata (Col: Coccinellidae), Syrphus sp (Dip: Syrphidae) ve Crysofhage carnea (Neu: Chrysopidae) ve ayrıca diğer faydalı B. mori (Lep: Bombycoidea)'ye karşı laboratuarda doğrudan etkileri araştırılmıştır. Faydalıların her ilaçta doz-ölüm ilişkileri probit analizi ve maximum likelihood yöntemiyle incelenmiştir. Analizlerde LD50 değerleri deltamethrin için 12.7-359 ng a.i/böcek; cypermethrin için 9.6-1396 ng a.i/böcek; dimethoate için 2-106 ng a.i/böcek; C. septempunctat’'ya pestisitlerin toksik etkisi 20 ng-42 mg a.i/böcek ve B. mori'ye 14.3 ng-0.68 mg a.i/böcek saptanmıştır. Pradöterlerden T. hypnorum, Syprus sp., B. mori, C. bipunctata ve Trisolcus spp insektisitlere hassastırlar. Faydalılar belirli bir insektisite farklı reaksiyon göstermişlerdir. C. septempunctata, P. cupreus, T. hypnorum, Trisolcus spp ve C. bipunctata dimethoate'ye çok hassas, H. affinis ve B. obtusum'a orta dereceli tolerant ve T. quadristriatus ve D. atricapillus'un dimethoate'ye tolerant olarak tespit edilmişler. Syrpus sp, B. obtusum ve C. bipunctata cypermethrine oldukça hassas, B. mori ve Amara spp'ye orta dereceli tolerant iken C. septempunctata, A. dorsale, P. melanirus ve C. auratus cypermethrine oldukça tolerantdır. T. quadriatus, B. obtusum, T. hypnorum ve C. bipunctata deltamethrine hassas faydalı iken, A. dorsale, Amara sp ve C. septempunctata orta dereceli tolerant; C. auratus, D. atricapillus ve H. rufipens oldukça deltamethrine tolerant faydalılar olarak tespit edilmiştir. C. septempunctata taufluvalinata ve cypermethrin'e oldukça tolerant iken deltamethrin chlorpyrifos ve cyhlotharine orta dereceli tolerant ve methidathion'a oldukça hassas görülmüştür

Azinphos methly, chlorpyrifos ethly ve methly, cyfulithrin, cyhalothrin, dimethoate, fenithration, fenthion, malathion, methidathion, omethoate, parathion methly, primiphos ve triazophos arılara çok toksik; cypermethrin, deltamethrin, diazinon, endosulfan ve phasalone az veya orta dereceli toksik saptanmıştır. Amitras, benomyl, carbendazim, diflubenzoron, dodin, taufluvalinate, tetradifon ve pirimicarb arılara toksik olmayan pestisitler olarak tespit edilmişlerdir.

Anahtar Kelimeler: Pestisit, Faydalı Böcek, İpek Böceği, Bal Arısı

YENİ SPREY TEKNİKLERİ İLE HEDEF ALINAN ZARARLILAR ELEMİNE EDİLİRKEN PESTİSİTLERİN ÇEVREYE OLAN RİSKİNİN AZALTILMASI - 1995 Yayın No:55

Yürütücüleri: Uz. Emin EFE, Dr. Malcom HADSUN, Dr. Poul JEPSON

ÖZET

Son yılarda kontrollü damla çapı uygulamaları ile yapılan uygulamaların klasik sistemlere göre daha etkili olabileceği bilinmektedir. CDA ile azaltılmış doz uygulamaları, insektisitin etkisinde önemli bir azalma meydana gelmeden kullanılabileceği, bu tip azaltılmış doz uygulamalarının pestisit direncinin kırılması, faydalılara toksik etkinin azaltılması, uygulayıcıya riskin minimuma indirilmesi ve çevre kirliliğinin azaltılmasında önemli bir yol olabilecektir.

Araştırma, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü elma ve patlıcan parsellerinde, önemli ekonomik zarara neden olan pembe yaprak kıvıran afiti Dysaphis plantaganea (Passerini) (Homoptera: Aphidae), Avrupa kırmızı böceği Panonychus ulmi (Koch) (Arachnida: Acarina), elma afiti Aphis pomi (Deger) (Homoptera: Aphidae) ve patates böceği larvası Leptinotarsa decemlineata (Say) (Coleoptera: Chrysomelidae) karşı yapılmıştır. 1/3-1/6.67 arasında azaltılmış doz uygulamaları, insektisit etkisinde azalma meydana getirmeden hedef alınan zararlıları elemine ederken dozların 1/10-1/15 arasında azaltılması ümitvar bulunmuştur. 1/15'den yukarı azaltmalarda etkide önemli  kayıplar tespit edilmiştir. CDA ile yapılan azaltılmış doz uygulamalarında zararlılara etki, insektisit uygulamalarında yapılan analizlerde ilaçların çok homojen olarak bitkide dağılması (damla boyutları homojen) ile açıklanmıştır. Yine analizlerden elde edilen sonuçlara göre CDA ile yapılan uygulamalarda zemindeki kayıp % 4-26 arasında iken, geleneksel klasik cihazlarla yapılan ilaçlamalarda bu kayıp % 26-51 arasında tespit edilmiştir. İlaçlama anında uygulayıcıya olan risk geleneksel klasik uygulamalarda 13-20 defa daha fazla tespit edilmiştir. Azaltılmış doz uygulamalarının CDA ile klasik faydalı artopotlara direk veya residüel etkileri, Coccinella septempunctata L., C.bipunctata L. ve Adonia variegata Goeze (Coleoptera: Coccinellidae), toprak aktif predatör Bembidion spp ve spiter'a daha az olarak tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Pestisit, Faydalılar, Çevre, Risk

MARMARA BÖLGESİNDE YETİŞTİRİLEN YABANİ ŞEFTALİ ÇÖĞÜRLERİNİN KÖK-UR NEMATODLARINA KARŞI DUYARLILIKLARININ TESPİTİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR   - 1995 Yayın No:65

Yürütücüleri: Uz. Muzaffer AĞDACI, Uz. Gürkan, ŞARLAR, Uz. Emin EFE, Uz. Sabahattin UFUK

ÖZET

Doğadan toplanan 52 çeşit yabani şeftali anaç adaylarının Kök-ur nematoduna karşı duyarlılıklarını tespit amacı ile yürütülen bu çalışmadan alınan sonuçlara göre Kök-ur nematodlarına (M. incognita ve M. arenaria) karşı 55, 58 kod nolu yabani şeftali anaç adayları immun olarak bulunmuştur. Bu anaç adaylarının anaçlık vasıfları üzerinde yapılan çalışmalarda da ümit var sonuç alındığından uygulamaya verilmesi ve çoğaltılması uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Bu çalışma sırasında 55, 58, U-2, kod nolu yabani şeftali anaç adayı tipleri immun, 42, 50, 57 ve Ç-7 kod nolu yabani şeftali anaç adayı tiplerinde çok yüksek mukavim düzeyde duyarlılık göstermiştir. 55, 58 ve U-2 kod no lu tiplerin anaçlık vasıfları da olumlu bulunduğundan uygulamaya verilmesi ve çoğaltılması uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Kök-Ur nematodlarına karşı çok mukavim ve çok yüksek mukavim sonuç veren 42, 50, 57 ve Ç-7 kod no lu yabani şeftali anaç adaylarının da anaçlık vasıfları olumlu olduğundan bu anaç adaylarının da alternatif olarak uygulamaya verilmesi ve çoğaltılması uygun olacağı kanısına varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Marmara Bölgesi, Şeftali çöğürü, Duyarlılık, Kök-ur nematodları

MARMARA BÖLGESİDE İNSEKTİSİTLERİN HEDEF DIŞI ORGANİZMALARA OLAN KISA VE UZUN SÜRELİ ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI - 1996 Yayın No:92

Yürütücüleri: Uz. Emin EFE, Uz. Turhan GÜNAYDIN

ÖZET

Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma  Enstitüsü  araştırma parsellerinde deltamethrin ve cypermethrin etkin maddelerinin faydalı artopotlara ve hedef dışı canlılara kısa ve uzun süreli etkileri 1994 ve 1996 yılları arasında  arazi denemeleriyle araştırıldı. Her iki insektisitin hedef alınan zararlılara etkisi % 96'nın (E. integricept ) üzerinde iken deltamethrin in Carabidae familyası üzerine etkisi % 22, cypermethrin’in % 34; Staphlidae familyasına deltamethrin’in %32, cypermethrin % 57'dir. Her iki insektisitin Carabidae familyasındaki türler üzerine farklı etkisi olmuş, bu araştırmada  Carabus sp, T. quadristriatus, N. biguttatus, Pterostichus sp ve Bembidion spp'nin deltamethrine tolerant olarak tespit edilmiştir. Yine bu araştırmada Carabus sp, Calathus sp, Bembidion spp ve Pterostichus sp de cypermethrin’e tolerant olarak bulunmuştur. Her iki insektisitin Ortoptera, Hemiptera, Myropoda üzerine herhangi bir etkisi olmaz iken, deltamethrin’in C. septempunctata'ya % 65, Koksinellit larvalarına % 70; cypermethrin'in ergine % 49 ve larvaları üzerine % 32' lik bir etkisi tespit edilmiştir. Her iki ilacın afit özel predatör olan Linfit spiter'lara % 100'de yüzlük etkileri olmuştur.

Deltamethrin'in Carabitler ve Stafinitler üzerine olan uzun süreli etkileri araştırılmış, araştırma sonucunda Amara spp'ın populasyonu dışında diğer türlerde önemli bir azalma ve artış olmamıştır (T. quadristriatus). Her iki ilacın bitki aktif predatörler ve süne yumurta parazitine olan etkisi incelendiğinde, her iki ilacın afit özel predatör'ü Linfit spiter'lere etkileri % 100 iken, Trissolcus spp, fiziksel seçiciliğinin yanında arazi denemelerinde deltamethrin uygulamalarına ekolojik seçicilik göstermiştir. İlaçlamalardan 1 hafta sonra populasyonlarda bir iyileşme tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler:

MARMARA BÖLGESİNDE SALATA VE MARUL ÇEŞİTLERİNİN MARUL MİLDİYÖSÜ (Bremıa lactucae Regel), KURŞUNİ KÜF (Botrytis cinerea Person) ve KÜLLEMEYE (Erysiphe cichoracearum De Condolle)DUYARLILIKLARININ BELİRLENMESİ VE HASTALIKLARIN VERİME ETKİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR   - 1996 Yayın No:93

Yürütücüleri: Eray DAMGACI, Uz. Nurten SÜRMELİ

ÖZET

Marul mildiyösü, kurşuni küf ve küllemeye karşı duyarlılıklarını tesbit amacı ile 22 salata ve marul çeşidi denenmiştir. Deneme Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nde 1995-1996 yıllarında açıkta ilkbahar ve sonbaharda, tünelde iki farklı zamanda doğal inokülasyon koşullarında yürütülmüştür.

Kurşuni küfe (Botrytis cinrea Pres) karşı marul çeşitleri daha dayanıklı bulunmuştur Ort. 0.5 hst. Yap.), baş salata yaprak salatalar ise daha fazla hastalığa yakalanmıştır (ort.1.3 ve 1.4 hst. Yap.). Çeşitlerden L.M 673 en dayanıklı, Globe ve Coolguard ise en duyarlı reaksiyon göstermiştir. Marul mildiyösü (Bremia lactucea Regel) hastalığı sadece tünel denemelerinde meydana gelmiş, bu etmene karşı marul çeşitleri duyarlı reaksiyon göstermişlerdir (Ort. 5.9 hs. Yap.). Marullar içinde Yedikule, Paris, Island, İdeal cos ve Lital en duyarlı çeşitler olmuştur. Yaprak salata çeşitlerinden Green wave ve Grand rapids, baş salatalardan LM 673 en dayanıklı çeşitlerdir. Külleme (Erysiphe cichoracearum De Con.) hastalığı sadece açıkta sonbahar ekim denemesinde görülmüştür. Küllemeye marul çeşitleri önemli derecede dayanıklı bulunmuş (0.5 hst. Yap.) bunu yaprak salatalar izlemiştir. (0.7 hst. yap.). En fazla yakalanan çeşitler baş salatalar olmuştur (1.5 hst. Yap). Paris Island, Lital ve Çatak hiç hastalığa yakalanmamış, Great lake ise en duyarlı (2.0 hst. Yap.) çeşit olmuştur. Kurşuni küf açıkta ilkbaharda tüm çeşitler genelinde ortalama % 28.42 ürün kaybına neden olmuş, marul mildiyösü, hastalıklı yaprak sayısına bağlı olarak iki tünel denemesinde % 26.9 ve % 28.5 zarar yapmıştır. Külleme için açıkta sonbaharda yapılan denemede hasta yaprak sayıları ürün kaybı (% 24.9) arasında bir ilişki bulunmamıştır.

Anahtar Kelimeler:

ELMA, ARMUT ANAÇ VE ÇEŞİTLERİNİN BİYOLOJİK İNDEKSLEME YÖNTEMİYLE VİRUS, VİRUS BENZERİ VE PHYTOPLASMA HASTALIKLARI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ - 1997 Yayın No:105

Yürütücüleri: Dr. Abdullah NOGAY, Mehmet YÜREKTÜRK

ÖZET

Bu çalışma yumuşak çekirdekli meyveler araştırma projesi kapsamında üretimi yapılan ve üretimi yapılmak üzere seçilen elma, armut anaç ve çeşitlerinin virus, virus benzeri, ve fitoplazma benzeri hastalıklar yönünden teste tabi tutularak sağlıklı olanlarının seçilmesi , hastalıklı bulunan çeşitlerin sağlıklı fidanlarının elde edilmesi amacıyla yapılmıştır.

Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü arazisinde kurulan deneme parselinde, 1992-1997 yıllarında, 2 si anaç olmak üzere, 19 elma çeşidi GD, LL, VC endikatörleri ile , 10 armut çeşidi BB, BH, DC ve W endikatörleri ile çift göz aşısı yöntemi uygulanarak teste tabi tutulmuşlardır. GD ve LL endikatörlerindeki belirtilere göre, Beacon çeşidinden 1 fertte (B 1 ), Black Stayman çeşidinden 1 fertte (BS 1 ), Gloster 69 çeşidinden 1 fertte ( G69 1), Granny Smith çeşidinden 2 fertte (GS 2, GS 4 ), Starkrimson çeşidinden 1 fertte ( STR 3), Vista Bella çeşidinden 1 fertte (VIS 4), Elma küçük meyvelilik hastalığının mevcudiyetinden söz etmek mümkündür. Diğerlerinde görülen küçük meyvelilik belirtilerinin ise test parselinin sık dikili olması nedeniyle seyreltme yapılmayan yıllarda yeterli büyümenin gerçekleşmemesi sonucu oluştuğu kanısına varılmıştır. Starking çeşidi ile aşılı (ST 3), 1 GD endikatöründe 1998 ve 2000 yılı gözlemlerinde meyvelerde şekil bozukluğu belirtileri saptanmıştır. Bu belirti AGCD'nın varlığını düşündürmektedir. Armutlardan 7 no'lu çeşit Beurré Hardy'nin (BH 2), Beurré Hardy endikatöründe oluşturduğu belirtiler bu fertin Armut halka leke mozayık virusu (PRPMV) ile bulaşık olduğu kanısını vermektedir. 6 no'lu çeşit Beurré Bosc (BB 4) ve 9 no'lu çeşit Duyonne du Comice'in (DC 2), DC ve BB endikatörlerinde gösterdiği belirtiler bu iki fertte Stony pit hastalığının (PSPD) var olabileceği kanısını doğurmuştur. Yukarıda adı geçen, hastalıklı olma olasılığı fazla olan elma (8 ağaç) ve armutlardan (3 ağaç) üretim materyali alınmaması, bu ağaçların sökülerek imha edilmesi gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: Elma, Armut, Virus, Virus benzeri, Fitoplasma benzeri, Hastalık

MARMARA BÖLGESİNDE ELMA AĞAÇLARINDA ZARARLI AVRUPA KIRMIZI ÖRÜMCEĞİNİN AKARİSİTLERE DUYARLILIKLARININ BELİRLENMESİ   - 1998 Yayın No:121

Yürütücüleri: Emin EFE, Turhan GÜNAYDIN

ÖZET

Çalışmada, 1996-1998 yılları arasında Bursa ve Yalova İllerinden toplanan P.ulmi populasyonlarına karşı, akarisitlerin duyarlılıkları ile bu akarisitlerin bazı faydalılara olan yan etkileri araştırılmıştır. Yapılan çalışmalarda akarisitlerin P.ulmi’ olan LC50 değerleri 10.5-42.7 ppm arasında değişmektedir. Buna göre de bromopropylate 17.1 ppm, bifenthrin 10.5 ppm, fenpyroximate 22.9 ppm, tetradifon 29 ppm, fenazaquin 14.3 ppm, pyridaben 11 ppm, amitraz 35 ppm ve dicofol’da 42.7 ppm olarak tespit edilmiştir.

Akarisitlerin tavsiye edildikleri dozlarda P.ulmi'ye olan duyarlılıkları laboratuarda belirlenmiş, dicofol dışında tüm akarisitler %90-100 arasında etki vermiştir. Arazide dicofol'un P.ulmi ‘ye olan etkisi araştırılmış, araştırma sonucunda bu akarisitin yüz de yüz etkili olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırma sonucunda Marmara Bölgesinde akarisitlerin etkili olduğu ve herhangi bir direnç problemi gözükmediği tespit edilmiştir.

Akarisitlerin C.septempunctata ve Chrysopa spp ’ya olan yan etkisi araştırılmış, araştırma sonuçlarına göre akarisitlerin C.septempunctata ’ya olan etkisi %13.3- %82.7 ve Crosaphaga’ ya olan etkisi ise %6.6-%96.6  arasında olduğu tespit edilmiştir. Buna göre dicofol ve pyridaben C.septempunctata’ya karşı çok güvenli akarisitler olarak görülür iken amitraz, bifenthrin, tetradifon, bromopropylate ve fenpyroximate hafif toksik etkili, fenazaquin oldukça toksik etkili akarisit olarak tespit edilmiştir. Chrysopa spp. ile yapılan yan etki çalışmalarında bifenthrin dışında kalan tüm akarisitlerin Chrysopa spp. lara oldukça güvenli akarisitler oldukları tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: P.ulmi, Yanetki, C.septempunctata, Chrysop spp, Direnç, Pestisit

MARMARA VE BATI KARADENİZ BÖLGESİNDE KİVİLERDE (Actinidia deliciosa) ZARARLI BİTKİ PARAZİTİ NEMATOD TÜRLERİNİN TESBİTİ YAYILIŞI VE YOĞUNLUĞU İLE ÖNEMLİ OLANLARIN KİMYASAL MÜCADELELERİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR - 1999 Yayın No:133

Yürütücüleri: Yavuz AĞI, Emin EFE, Gürsel ÇETİN, Temel YALÇIN, M. Emin ERGÜN

ÖZET

Marmara ve Batı Karadeniz Bölgelerinde kivilerde zararlı bitki paraziti nematod türlerinin yayılış ve yoğunluğu ile önemli olanlarının kimyasal mücadelesini tespit etmek amacıyla yapılan sörveyde Meloidogyne incognita, M. hapla, Geocenamus microdorus, G. brevidens, Ditylenchus spp., Aphelenchoides spp., Tylenchus spp., Dorylaimus spp., Mononchus spp., Helicotylenchus spp., Tylenchorhynchus spp., Pratylenchus sp., Paratylenchus sp., Rotylenchulus sp., Heterodera sp., Aphelenchus spp., ve saprofit nematodlar bulunmuştur.

Kök-ur nematodlarının kivide yoğun olarak bulunması sonucu 1998-1999 yıllarında Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü kivi deneme parselinde, fenamiphos'un 90 ml ve 45 ml, cadusafos'un 64 gr ve 64 ml ve ethoprophos'un 160 gr ve 90 ml'lik dozlarının Kök-ur nematodlarına karşı etkinlikleri araştırılmıştır.

Araştırma sonucunda fenamiphos'un 90 ml dozu %81-86, fenamiphos'un 45 ml'lik dozu %79-83, cadusafos'un 64 gr'lık dozu %77-73, cadusafos'un 64 ml'lik dozu %79-86, ethoprophos'un 160 gr'lık dozu %63-78 ve ethoprophos'un 90 ml'lik dozu ise %76-80'lik bir etki göstermiştir. Yapılan istatistik analiz sonucunda fenamiphos'un 90 ml ve 45 ml, cadusafos'un 64 gr ve 64 ml ve ethoprophos'un 90 ml'lik dozları aynı etkiyi göstermişlerdir. Fenamiphos'un 45 ml, cadusafos'un 64 gr ve 64 ml lik dozları ile ethoprophos'un 90 ml lik dozları Kök-ur nematodlarına karşı etkili preparatlar olarak tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Meliodogyne, Kök-ur nematodları, Kivi, Kimyasal Mücadele, Fenamiphos, Cadusafos, Ethoprophos

MARMARA BÖLGESİNDE PATATES ENTEGRE MÜCADELE ARAŞTIRMA, UYGULAMA VE EĞİTİM PROJESİ - 1999 Yayın No:134

Yürütücüleri: Emin EFE, Abdullah NOGAY, Yavuz AĞI, Gürsel ÇETİN, Cemil HANTAŞ

ÖZET

Marmara bölgesinde patates hastalık ve zararlıları ile mücadele entegre zararlı yönetimi ile ilgili çalışmalar 1997-1999 yılları arasında Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nce Adapazarı Tarım İl Müdürlükleri ve bu lokasyonlarda üretim yapan çiftçiler ile birlikte yürütülmüştür. Bu çalışmanın amacı patates ekimi yapılan alanlarda kullanılan kimyasalların çevreye, tüketiciye ile üreticilere olan risklerini azaltmak ve bu alanlarda bulunan faydalı populasyonları mümkün olduğunca ilaçların olumsuz etkilerinden korumaktır. Çalışmanın ana hatlarını, patates sahalarındaki hastalık, zararlılar ile faydalı böceklerin tespiti, zararlı kontrol yöntemleri, teknik elemanlar ile üreticilerin eğitimleri oluşturmuştur. Patates üretim alanlarındaki hastalık ve zararlılar bitki fenolojisi süresince haftalık periyotlarla incelenmiş, tespit edilen hastalık ve zararlılar kaydedilmiş, zararlıların populasyon seyirleri takip edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre ilaçlama zamanları doğru olarak tespit edilmiş, kullanılan ilaç ve ilaçlama sayısı azaltılarak, faydalı populasyonlarının artması sağlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: P.ulmi, Yanetki, C.septempunctata, Chrysop spp, Direnç, Pestisit