1991 - 2000

TÜRKİYE’DE PIRASA-HAVUÇ VE KARNABAHAR ÜRETİMİ İLE PAZARLAMASININ EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA - 1991

Yürütücüleri: Doç. Dr. Süleyman ERKAL, Uz. Erdoğan OSMANLIOĞLU, Uz. Nurten SÜRMELİ

ÖZET

 

Türkiye’de ekolojik koşullar havuç, karnabahar ve pırasa üretimine oldukça uygundur. Bu ürünlerin üretim miktarları Akdeniz, Ege, Marmara ve İç Anadolu bölgelerinde gün geçtikçe artmaktadır. Taze ve dondurulmuş olarak bu türler tüm yıl boyu tüketilmektedir. Özellikle pırasa ve karnabaharın dondurularak satılan miktarlarında önemli artışlar görülmektedir.

İşletmelerde ekiliş alanları bölgelere ve ürün türlerine göre değişmektedir. İncelenen işletmeler ortalama 43 ile 252 dekar arasında araziye sahiptir. Özel mülkiyete sahip arazilerde üretim daha yaygındır.

Üretimin yönlendirilmesinden sorumlu olan üreticiler ortalama 50-54 yaşlarında olup zorunlu 5 yıllık ilkokul öğrenimlerini tamamlamışlardır. İşletmeler ortalama altı kişiden oluşmaktadır. Üretimi engelleyen güçlüklerin başında pazarlama güçlüğü,yetersiz sulama ve aşırı işgücü isteği gelmektedir. Pırasa ve karnabahar üretiminde hastalık ve zararlılar ile mücadele ve kaliteli tohum-fide bulma diğer güçlükler arasında sayılmaktadır. Havuç ve pırasa pazarlamasında Hal organizasyonu önemli bir görevi üstlenirken, ambalaj ve taşıma güçlükleri nedeniyle yerel alıcılar karnabahar pazarlamasında daha etkin rol oynamaktadır.

Üretici düzeyindeki kayıpların oranı %1.8 ile %6.4 arasında değişmektedir.

Bir hektarlık alanda havuç üretimi yapmak için 1230 saat işgücüne ve 75 saat traktör çekigücüne gerek duyulmaktadır. Bu gereksinim pırasa için 2190 saat işgücü 45 saat çekigücü, karnabahar için de 980 saat ve 14 saat olarak hesaplanmıştır.

Azotlu gübre, diğer kimyasal gübrelere göre, daha fazla kullanılmaktadır. 15-15-15 yada 20-20-20 gibi kompoze gübreleri daha fazla tercih etmektedirler. İşletmeden elde edilen ekonomik sonuçlar pırasa üretiminde karlılığın olmadığını ortaya koymaktadır. Havuç üretiminde %12.3, karnabahar üretiminde de % 19 oranında karlılık hesaplanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Maliyet, Pırasa, Havuç, Karnabahar, Üretim, Türkiye

BURSA, İZMİR VE SAMSUN İLLERİNDE ŞEFTALİ YETİŞTİRİCİLİĞİNİN EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ - 1991

Yürütücüleri: M. Emin ERGUN, Dr. Masum BURAK, Dr. Ali ŞAFAK

ÖZET

 

Bu çalışmada şeftali üretiminin yoğun olduğu Bursa, İzmir ve Samsun illerinden seçilen toplam 75 işletmeden sörvey yolu ile toplanan veriler değerlendirilmiştir.

Çalışamının ilk bölümünde, ülke düzeyinde ikincil kaynaklardan elde olunan veriler analiz edilerek Türkiye’de şeftali yetiştiriciliğinin son yıllardaki üretim, verim, fiyat ve dışsatım konularındaki gelişmeleri incelenmiştir.

İkinci bölümde işletmelerden elde edilen veriler değerlendirilmiş, işletmelerde uygulanan ,üretim teknikleri incelenmiş, üretimde kullanılan girdiler fiziksel değerler olarak verilmiştir. Şeftali işletmelerinde ortalama işletme arazisi 64.6 dekar olarak belirlenmiştir. Bu arazinin %27’ si şeftali üretime ayrılmıştır. Dekarda ortalama 36 şeftali ağacı bulunmaktadır. Şeftali ağaçları ortalama 8-9 yaşında olup işletmelerde 6 kişilik bir aile nüfusu vardır. İşletmecilerin yaşları 48.3, öğrenim durumları 5.8 olarak saptanmıştır.

Bursa ve İzmir yöresinde yetiştirilen en yaygın şeftali çeşitleri J. H. Hale, Dixired, Redhaven ve Earlyred’ dir. Samsun yöresinde ise Dixired, J. H. Hale ve Cardinal çeşitleri daha yaygındır.

Genel olarak bir üretim döneminde dekara 5.31 saat Traktör Çeki Gücüne, 48.95 saat Erkek İşgücüne gereksinim duyulmaktadır. İşletmelerde dekara verim 1091 kg, ağaç başına verim 30.3 kg olarak bulunmuştur. Üretim masrafları içinde işgücü-çekigücü masraflarının payı %52.3, materyal masraflarının payı %23.3, genel giderler %24.4 pay almaktadır. Ürününü hal kanalıyla pazarlayan üreticiler 1301 Tl/kg masraf karşılığında 1570 Tl/kg satış fiyatı elde ederken, götürü satış yapanlar 714 Tl/kg masraf karşılığında 875 Tl/kg satış fiyatı elde etmektedirler. Çalışmanın son bölümünde üretim ve pazarlama sorunları ve çözüm önerileri dile getirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Şeftali, Pazarlama, Üretim Tekniği, Maliyet

EGE VE MARMARA BÖLGESİNDE AÇIKTA SOFRALIK VE SANAYİ DOMATESİ ÜRETİMİNİN VE PAZARLAMASININ EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA - 1991

Yürütücüleri: Ayhan YÜCEL, M. Emin ERGUN 

ÖZET

 

Bu çalışmada açıkta domates üretiminin yoğun olduğu Bursa, Çanakkale ve Manisa illerinden seçilen 98 işletmeden sörvey yolu ile toplanan veriler değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede, işletmelerde uygulanan üretim teknikleri incelenmiş olup, üretimde kullanılan girdiler fiziksel değerler olarak verilmiştir. Domates işletmelerinde ortalama işletme arazisi 75.7 da olarak belirlenmiştir. İşletmeciler ortalama 43.2 yaş ve 5.4 yıl eğitime sahip olup, her işletmedeki birey sayısı 5.3 olarak saptanmıştır.

Sofralık domates üretiminde dekara 91.6 saat erkek işgücüne, 2.09 saat traktör çekigücüne, sanayi domatesi üretiminde ise dekara 61.93 saat erkek işgücüne, 1.57 saat traktör çekigücüne gereksinim duyulmaktadır. Domates pazarlama masrafları içerisinde sofralık domates için, üretici ürününün %87 lik bölümünü kendisi tarlada ya da yerel pazarda, %13lük bölümü ise hal’de satmaktadır. Böylece satış fiyatının %17.5’ini pazarlama masrafları oluşturmaktadır. Eğer ürün hal’de satılırsa, sofralık domatesin 1990 fiyatlarıyla ortalama satış fiyatı 442 Tl/kg dır. Bu değer sanayi domatesinde 163 Tl/kg’ dır.

Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Maliyet, Domates, Üretim, Türkiye

TÜRKİYE’DE DEĞİŞİK AMAÇLARLA KULLANILAN BAZI KOKULU VE TIBBİ BİTKİLERİN ÜRETİM, TÜKETİM VE PAZARLAMASININ EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA - 1992

Yürütücüleri: Uz. Erdoğan OSMANLIOĞLU, Doç. Dr. Süleyman ERKAL, Dr. Ali ŞAFAK, B. Vedat ULUĞ

ÖZET

 

Bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kokulu ve tıbbi bitkiler dünya genelinde üretim, tüketim ve ticareti yönünden tanıtılmaktadır. Değişik amaçlarla kullanılan bu tür bitkiler kullanım amaçlarına göre 6 grupta incelenmiştir. Bu gruplama (1) baharat bitkileri, (2) tıbbi bitkiler, (3) kokulu bitkiler, (4) sebze olarak yararlanılanlar, (5) boya bitkileri ve (6) diğer bitkiler olarak belirlenmiş ve her gruba ilişkin açıklayıcı bilgi ve örnekler verilmiştir. Yine aynı bölümde bu tür bitkilerin bir milyar doları aşkın uluslar arası ticareti gözden geçirilerek A.B.D., S. Arabistan, Kuveyt ve Almanya gibi önemli ülkelerin dışalımları irdelenmiştir. Türkiye’nin de 60 milyon dolar civarında oynayan dışsatımı ürünler ve ülkeler açısından ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Türkiye için önemli olan kimyon, defne, mahlep, gülyağı, kekik, meyan, safran ve kırmızı biber ayrıntılı biçimde ele alınarak gerek Türkiye ve gerekse dünya ticaret ve tüketimi açıklanmıştır.

Türkiye’nin yıllık yaklaşık 5-10 milyon dolar olan dışalımı da ürünler açısından irdelenmiştir.

Çalışmanın ikinci bölümünde ise araştırıcının anket yöntemiyle elde ettiği özgün nitelikli veriler değerlendirilmiştir. Türkiye’de bu tür bitkilerin illere göre üretimleri saptanmış ve bu bitkilerle uğraşanlardan elde edilen verilerle Türkiye’deki genel durum gözler önüne serilmiştir. Meyan kökü toplayıcıları, safran ve kimyon üreticileri ile dışsatımcı ve perakendecilerle yapılan anketlerde konunun önemine karşın yeterince ilgilenilmediği belirlenmiştir. Gerek üretim ve gerekse toplanması ve ticaretindeki önemli aksaklıklar vurgulanmış, iyileştirme önerileri sıralanmıştır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının bu konuda fazla birşey yapmadığı belirtilerek bahçe kültürleri konusunda nane, safran ve salep gibi bitkilere bir an önce sahip çıkılarak gerekli geliştirme-ıslah çalışmalarına başlanılması vurgulanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Kokulu Bitkiler, Itri ve Tıbbi Bitkiler, Üretim, Tüketim, Pazarlama

TÜRKİYE’DE SEBZE TOHUMCULUĞUNUN BUGÜNKÜ DURUMU, SORUNLARI, GELİŞEN İTHAL TOHUMCULUKLA BİRLİKTE GELECEĞİ VE TARIMSAL YAYIM ÇALIŞMALARI ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA -1992

Yürütücüleri: Dr. Atilla ŞİMŞEK, Güngör ŞİMŞEK

ÖZET

 

Bu çalışma Türkiye genelinde sebze tohumculuğunun durum tesbiti, gelişimi ve geleceğini ortaya koymak için yapılmıştır. Bu maksatla, ülke çapında tohumculuğun yoğun olarak yapıldığı bölge ve illerdeki; özel tohum firmaları, tohum araştırma-geliştirme ve üretimi yapan kamu kuruluşları ve kendi hesabına veya sözleşmeli tohum üretimi yapan lider çiftçiler düzeyinde anket yöntemiyle elde edilen ilgi ve gözlemlere dayanılarak sebze tohumculuğu irdelenmiştir.

Elde edilen orijinal nitelikli veriler yardımıyla; sebze tohumculuğunun bugünkü durumu, sorunları, sözkonusu sorunların çözüm yollarına ilişkin yorum ve öneriler ve konu ile ilgili tarımsal yayım çalışmaları incelenerek, konu bir bütünlük içinde ilgililere (Bakanlık, özel sektör ve üreticiler) iletilmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Sebze Tohumculuğu, İthalat, Tohum, Pazarlama

TÜRKİYE'DE AÇIKTA YETİŞTİRİLEN KAVUNUN ÜRETİMİ İLE PAZARLAMASININ EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNE ARAŞTIRMA - 1993 Yayın No:4

Yürütücüleri: Doç. Dr. Süleyman ERKAL, Uz. Erdoğan, OSMANLIOĞLU, Güngör ŞİMŞEK

ÖZET

 

Kavun üretim ve pazarlamasına yönelik olarak hazırlanan bu çalışma, Ankara, Çankırı, Konya, Balıkesir, Manisa, Diyarbakır ve Mardin illerinden seçilen 72 işletmeden derlenen verilerin analizine dayandırılmıştır. Ayrıca makro düzeyde elde edilen verilerden de yararlanılmıştır.

Kavun üretimi hububat üretiminin yoğun olduğu işletmelerde sulama imkanlarının sınırlı olduğu araziler üzerinde gerçekleştirilmektedir. Ortalama işletme arazisi 167 dekardır. İşletme arazilerinin %12.6'sı kiracılıkla, %10.6'sı ortakçılıkla edinilmiştir. Kavun üretiminin tarla nitelikli arazilerde yapılması makina gücünden yararlanmayı artırmıştır. Bir dekarda üretim için 23 saat/da işgücü, 3.2 saat/da çekigücü gerekmektedir. Kadın işgücünden yararlanma %56.5 oranındadır. Ortalama olarak 425 gr/da tohum, 7.5 kg/da N, 7 kg/da P205, 1.3 kg/da K20 kullanılmaktadır. DAP (%18-46) ve kompoze (15.15.15, 20.20.0) gübreler daha çok tercih edilmektedir. Elde edilen verim 940-2005 kg/da arasında değişmektedir. Ortalama verim 1 280 kg/da olarak hesaplanmıştır. Ortalama karlılık oranı %61'dir. Üretimi engelleyen faktörlerin başında, tohum kalitesi, çeşit seçimi, sulama yetersizliği, hastalık ve zararlılar sayılmaktadır. Pazarlama güçlüğü de önemli sorunlar arasındadır. Kavun üretiminde tüccara yerinde satış (%70.7) en yaygın satış biçimidir. Alıcılar daha çok irilik, genel görünüş, tat ve olgunluk gibi özelliklere önem vermektedir. Türkiye'de üretilen yaklaşık 1.9 milyon ton kavunun ancak %0.6'sı dış ülkelere satılabilmektedir. Dış satımın geliştirilmesi çeşit değişimi, mevsim dışı üretimin teşvik edilmesi, depolama ve taşıma ile ilgili sorunların çözümü ve dış fiyatların daha yüksek olması ve gümrük engellerinin aşılmasına bağlı olacaktır. Dış satım için üretimin geliştirilmesinde "sözleşmeli tarım" sisteminin benimsenmesi ve yaygınlaştırılmasının yarar sağlayacağı düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Maliyet, Kavun, Üretim, Türkiye

TÜRKİYE'DE AÇIKTA YETİŞTİRİLEN BİBERİN ÜRETİMİ İLE PAZARLAMASININ EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNE ARAŞTIRMA - 1993 Yayın No:5

Yürütücüleri: Ayhan YÜCEL, Doç. Dr. Süleyman ERKAL, Güngör ŞİMŞEK

ÖZET

 

Bu araştırmalardan elde edilen bulgulara göre, Türkiye 1 milyon ton biber üretimi ile dünya ülkeleri arasında 1. sırada yer almaktadır. Dünya biber ticaretinde ise bu oranda pay alamamaktadır. Ancak ülkemizdeki üretimin bu aşamaya gelmesinde, üretim tekniklerindeki başarılı uygulamanın büyük etkisinin olduğu söylenebilir. Biber arz miktarı ise, piyasada daha çok Temmuz-Ağustos aylarında büyük bir artış göstererek fiyatların düşmesinden olmaktadır. Bunun tersi bir durumda ise, biber fiyatları arzın azalmasından dolayı artmaktadır. Bu artış genellikle Kasım-Mart ayları arasında seyretmektedir. Biber işletmelerinden anket yoluyla elde edilen bulgulara göre, işletme sahiplerinin ortalama yaşları 47 olup, her ailedeki birey sayısı 6'dır. İşletmelerdeki ürün deseninde en büyük payı, %3 oranıyla tahıllar, %24.4 ile çapa bitkileri, sebzeler ise %15 dolayında bir pay oluşturmaktadır. Türkiye'de açıkta biber üretiminin %50'den fazlası anket kapsamına giren 11 ilde üretilmektedir.

Çalışma alanına giren işletmelerde toprak işleme tümüyle traktörle, tohum ekimi ve fide dikimi ise el işçiliği ile gerçekleştirilmektedir. Biber işletmelerinde toprak hazırlama için ortalama iki sürüm yapılmaktadır. Biber üretimi yapan işletmelerde toplam traktör çekigücü gereksinimi 2.0 saat/da olarak bulunmuştur. Biber üretimi için gerekli işgücü ise toplam 97.9 saat/da erkek iş gücü olarak hesaplanmıştır. Çapalama işgücü 29.9 saat/da' dır. Gübreleme için gerekli işgücü 1.3 saat/da, hasat için gereken işgücü ise 43.1 saat/da ile en büyük oranı oluşturmaktadır. Biber üretiminde girdi kullanımının büyük bir yeri ve önemi vardır. Bunlar arasında en çok yer tutan girdilerin birisi hiç kuşkusuz daha yukarıda da söz konusu edildiği gibi, kimyasal gübrelerdir. Üretimde kullanılan bir başka girdi de, sulama suyudur. Bir üretim döneminde ortalama 14 kez sulama yapılmaktadır. Bu iş için gerekli işgücü miktarı 9.0 saat/da olarak bulunmuştur. Biber üreticisi ürettiği ürünün %42'sini tüccara, %36'sını hale göndererek, geri kalanını ise yerel pazar ya da başka yolla pazarlamaktadır. 1992 fiyatlarıyla 1 kg biberin üretim maliyeti 1 144 TL' dir. Biberde görülen hastalık ve zararlılar incelendiğinde, hastalıklardan en çok yaygın olanı %58 oranıyla çökerten, zararlılardan ise yaklaşık %46 oranıyla yaprak biti olduğu anlaşılmıştır. Araştırma kapsamına giren işletmelerden elde edilen bilgilere göre, biber üreticisinin en önemli sorunlarından birisini ürününü yeterli bir biçimde pazarlayamama sorunu olup, bu sorun %26 oranıyla en başta gelmektedir. Bundan sonra ikinci sırada gelen sorunun ise tohum kalitesinin düşüklüğü, hastalık ve zararlılar olarak sıralanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Maliyet, Biber, Üretim, Türkiye

TÜRKİYE'DE AÇIKTA YETİŞTİRİLEN PATLICANIN ÜRETİMİ İLE PAZARLAMASININ EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNE ARAŞTIRMA - 1993 Yayın No:6

Yürütücüleri: Uz. Erdoğan OSMANLIOĞLU, Dr. Ali ŞAFAK, Güngör ŞİMŞEK

ÖZET

 

Çalışma iki ana bölümde yürütülmüştür. Birinci bölümde dünya ve Türkiye genelinde patlıcanla ilgili bulgular, ikinci bölümde ise işletme düzeyinde elde edilen bulgular yer almıştır.

1991 yılı istatistiklerine göre dünya toplam patlıcan üretimi 5.8 milyon ton olup, sürekli bir artış göstermektedir. En büyük üretici ülke %79 payla Çin, daha sonra ikinci sırada %9.5 payla Türkiye gelmektedir. Türkiye'de yaklaşık olarak yılda 750 bin ton patlıcan üretilmektedir. Türkiye patlıcan üretiminde kendine yeterli olup, yıldan yıla değişen miktarlarda dışsatım da yapmaktadır. Yılda yaklaşık olarak 2 bin ton patlıcan dışsatımı yapılmakta ve bunun da %90'ı Avrupa ülkelerine yöneliktir. Bu dışsatımdan yılda yaklaşık 1.2 milyon dolar döviz girdisi sağlanmaktadır. Üretimin yoğun olduğu Aydın, Bursa, Adana, İçel, İzmir, Urfa, Diyarbakır, Balıkesir, Samsun ve Manisa illerinden toplam 92 patlıcan üreticisi ile yapılan anketlerle yapısal ve ekonomik bazı özellikler saptanmıştır. Patlıcan üreten işletmelerin 77.5 dekar araziye sahip oldukları, bu toplam arazinin 4.7 parsel olduğu, patlıcanın genelde işletmelerde tek parselde ve bunun da büyüklüğünün 8 dekar olduğu saptanmıştır. Patlıcan üreten işletmelerde en fazla buğday-arpa ekildiği (%28.4), daha sonra pamuğun geldiği (%20.4) bulunmuştur. Toprak işlemenin genelde traktörle yapıldığı, %44 üreticinin kendi elde ettiği tohumluğu kullandığı saptanmıştır. Dekara 2.834 kg patlıcan elde edildiği, işletme başına da ortalama 23 ton patlıcan üretildiği bulunmuştur. Kimyasal gübre kullanımının yaygın olduğu ve en fazla amonyum nitrat (%27), amonyum sülfat (%25) ve kompoze 15.15.15 (%20) kullanıldığı belirlenmiştir. Bir dekar patlıcan yetiştiriciliği için 102 saat insan gücü, 1.59 saat traktör işgücüne gerek olduğu saptanarak en fazla işçiliğin hasat ve çapalamada kullanıldığı hesaplanmıştır (%68.1). İncelenen işletmelerin ürettiği patlıcanın %93'ünün hal yoluyla pazarlandığı ve yerel pazarların ancak %6'lık bir pay aldığı, saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Maliyet, Patlıcan, Üretim, Türkiye

TÜRKİYE'DE AÇIKTA YETİŞTİRİLEN BAMYANIN ÜRETİMİ İLE PAZARLAMASININ EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNE ARAŞTIRMA - 1993 Yayın No:7

Yürütücüleri: Dr. Ali ŞAFAK, M. Emin ERGUN, Güngör ŞİMŞEK

ÖZET

 

Çalışma iki ana bölümde yürütülmüştür. Birinci bölümde dünya ve Türkiye genelinde bamya ile ilgili bulgular, ikinci bölümde ise işletme düzeyinde elde edilen bulgular yer almıştır.

Afrika'dan dünyaya yayılan bamyanın toplam üretimi 4 milyon ton kadar olup, Ortadoğu ülkeleri ve Hindistan önemli üretici ülkelerdir. Türkiye'de yaklaşık olarak yılda 21 bin ton bamya üretilmektedir. Türkiye bamya üretiminde kendine yeterli olup, yıldan yıla değişen miktarlarda kurutulmuş ve taze bamya dışsatımı da yapmaktadır. Yılda yaklaşık olarak 140 ton taze, 25 ton kurutulmuş bamya dışsatımı gerçekleşmekte ve toplam 240 bin dolar döviz girdisi elde edilmektedir. Üretimin yoğun olduğu İzmir, Aydın, İçel, Balıkesir, Muğla, Amasya ve Bursa illerinden toplam 90 bamya üreticisi ile yapılan anketlerle yapısal ve ekonomik bazı özellikler saptanmıştır. Bamya üreten işletmelerin 70.2 dekar araziye sahip oldukları, bu toplam arazinin 4.7 parsel olduğu, bamyanın genelde işletmelerde tek parselde ve bunun da büyüklüğünün 3 dekar olduğu saptanmıştır. Bamya üreten işletmelerde en fazla buğday-arpa (%44.6), ve pamuk (%20.3) yetiştirildiği bulunmuştur. Toprak işlemenin genelde traktörle yapıldığı, %64 üreticinin kendi elde ettiği tohumluğu kullandığı saptanmıştır. Dekara 362 kg., işletme başına 1 552 kg bamya ürün elde edildiği ve bunun da ortalama 41 kez hasat edilerek sağlandığı belirlenmiştir. Kimyasal gübre kullanımının yaygın olduğu ve en fazla kompoze 20.20.0. (%30.8), daha sonra sırasıyla üre (%23.7), ve amonyum nitrat (%19.6) kullanıldığı bulunmuştur. Bir dekar bamya yetiştiriciliği için 105.5 saat insan gücü, 1.5 saat traktör işgücüne gerek olduğu, en fazla işçiliğin hasat ve çapalamada kullanıldığı hesaplanmıştır (87.4 saat). İncelenen işletmelerin ürettiği bamyanın %45'i tüccara satılırken, hale giden miktarın %33 ve yerel pazarda satılan miktarın %15 olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Maliyet, Bamya, Üretim, Türkiye

TÜRKİYE'DE AÇIKTA YETİŞTİRİLEN KARPUZUN ÜRETİMİ İLE PAZARLAMASININ EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNE ARAŞTIRMA - 1993 Yayın No:8

Yürütücüleri: M. Emin ERGUN, Ayhan YÜCEL, Güngör ŞİMŞEK

ÖZET

 

Çalışma iki ana bölümde yürütülmüştür. Birinci bölümde dünya ve Türkiye genelinde karpuzla ilgili bulgular, ikinci bölümde ise işletme düzeyinde elde edilen bulgular yer almıştır.

1992 yılı istatistiklerine göre dünya toplam karpuz üretimi 28.4 milyon ton olup sürekli bir artış göstermektedir. En büyük üretici ülke Çin ve Sovyetler Birliği olup Türkiye üçüncü sırada yer almaktadır. Türkiye'de yaklaşık 3 300 000 ton karpuz üretilmektedir. Türkiye karpuz üretiminde kendine yeterli olup yıldan yıla değişen miktarlarda dışsatım yapılmaktadır. Yılda yaklaşık olarak 35 000 ton karpuz dışsatımı yapılmakta olup, bunun %80'i Avrupa ülkelerine yöneliktir. Üretimin yoğun olduğu Adana, İzmir, Diyarbakır, Edirne ve Mardin illerinde toplam 50 üretici ile yapılan anketlerle yapısal ve ekonomik bazı özellikler saptanmıştır. Karpuz üreten işletmelerin 131.1 dekar araziye sahip oldukları, bu arazilerin 6 parselden oluştuğu, ortalama karpuz alanlarının 44.3 dekar olduğu saptanmıştır. Dekara karpuz verimi 2 963 kg olarak bulunmuştur. En yaygın kullanılan kimyasal gübreler, amonyum nitrat, 15.15.15 ve üre'dir. Bir dekar karpuz yetiştiriciliğinde 43.69 saat işgücü, 0.99 saat traktör çekigücüne ihtiyaç duyulmaktadır. İncelenen işletmelerde üretilen karpuzun %65'i tüccara satılırken, %24'ü hal kanalıyla satılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Maliyet, Karpuz, Üretim, Türkiye

SÖZLEŞMELİ TARIM YAPAN İŞLETMELERİN TEMEL YAPISAL ÖZELLİKLERİ VE ÜRETİM DALI SEÇİMİNİ ETKİLEYEN BAZI FAKTÖRLER ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA 

(SANAYİ DOMATESİ ÖRNEĞİ) - 1995 Yayın No:66

Yürütücüleri: Dr. M. Emin ERGUN

ÖZET

 

Bu araştırmada sözleşmeli üretimle ilgili genel bilgiler verilmiş, Türkiye ve Dünya'daki uygulamaları ve sorunları üzerinde durulmuştur. Aynı zamanda, Bursa ili Yenişehir ilçesinde sözleşmeli üretim yapan ve yapmayan işletme grupları karşılaştırılmıştır.

Yenişehir ilçesinde sözleşmeli üretim yapan 78 işletme, sözleşmeli üretim yapmayan 37 işletme olmak üzere 115 işletmeden yüz yüze görüşme yolu ile toplanan veriler araştırmanın ana materyalini oluşturmuştur.

Çalışmada her iki grup içinde yer alan işletme yöneticileri arasındaki sosyo-ekonomik farklılıklar belirlenmiştir. Ayrıca işletme yapıları arasındaki farklılıklar ortaya konmuş ve gruplar kendi içinde çeşitli faktörler itibariyle başarı yönünden analize tabi tutulmuştur.

Gruplar arasında işletme yöneticilerine göre çeşitli kriterlerde farklıklılar bulunmaktadır. İki grup işletme yöneticilerinin eğitim durumları, yöneticilik deneyimleri, karar almada davranış biçimleri, şans oyunlarına olan yaklaşımları, gazete okuma alışkanlıkları gibi konularda farklılık görülmektedir. İki grup arasındaki önemli bir farklılık da işletmelerin tarım dışı gelir elde etmelerinde görülmüştür. Sözleşmeli üretim yapmayan işletmelerde tarım dışı gelir elde edenlerin oranı diğer gruptan daha yüksektir.

İncelenen işletmelerde nüfus yapısı ve işgücü durumu ortaya konmuştur. Aile işgücü potansiyeli her iki grupta da değerlendirilmekte olup, kullanılan toplam işgücünün işletme gruplarına göre sırası ile % 28.12 ve % 15.12'si yabancı işgücünden karşılanmaktadır.

Sözleşmeli üretim yapan işletmeler ortalama 104.78 dekar, sözleşmeli üretim yapmayanlar 52.49 dekar işletme arazisine sahiptirler.

İşletmeciler sözleşme koşullarının ağır olduğunu dile getirmişler, ürün bedellerinin geç ödenmesinden şikayetçi olduklarını belirtmişlerdir. Sözleşme yapan üreticilerin % 82.05'i ürünün hazır alıcısı olması nedeniyle sözleşmeli üretime yönelmiştir.

Sözleşmeli üretim yapan işletmelerde bitkisel üretim değerinin % 25.31'i sözleşmeli sanayi domatesinden sağlanmaktadır. Şeker pancarı % 22.66 ile ikinci sırayı almaktadır. Diğer grupta ise, şeker pancarı % 26.93 pay ile ilk sırayı alırken biber % 24.14 oranı ile ikinci durumdadır.

Sermaye kompozisyonları yönünden gruplar incelendiğinde, arazi varlığı aktif içinde % 85'lere varan yüksek bir oran teşkil etmektedir. Pasif içinde öz sermayenin payı sırası ile % 76.47 ve % 82.09 olarak hesaplanmıştır. İşletmeler tarımsal faaliyetlerinde daha çok kendi öz sermayelerini kullanmaktadır.

Sözleşmeli üretim yapan işletmelerde dekara düşen brüt hasıla 1.37 milyon Tl., sözleşmeli üretim yapmayan işletmelerde 1.21 milyon Tl.'dir. Birinci grupta ekonomik rantabilite % 2.78, ikinci grupta % 0.83 olarak hesaplanmıştır. Bu durum işletmelerde karlılığın oldukça düşük olduğunu göstermektedir.

Yörede yoğun olarak üretilen üç üründe brüt marjlar karşılaştırılmıştır. Şeker pancarı ve sanayi domatesinde birbirine yakın değerler bulunurken, biberde bu ürünlerin iki katına yakın brüt marj elde edildiği hesaplanmıştır.

İşletme gruplarına göre başarı analizinde dekara düşen brüt hasıla esas alınmıştır. Sözleşmeli üretim yapanlarda işletmelerin % 67.9'u başarılı ve orta başarılı grupta yer alırken % 32.1'i başarısız olmuştur. Sözleşmeli üretim yapmayanlarda ise işletmelerin % 64.8'i başarılı ve orta başarılı, % 35.2'si başarısız grupta yer almıştır.

Başarılı işletmelerde işletme arazisi daha küçük olup, mevcut işgücü ve sermayeyi daha etkin kullandıkları belirlenmiştir.

Sonuç olarak; uygulamadan kaynaklanan bazı sorunları olmakla birlikte "sözleşmeli üretim" Türkiye için uygun bir model görünümündedir. Gerçekleştirilecek yasal düzenlemeler yanında, üreticilerin konu ile ilgili eğitim çalışmaları yapıldığı takdirde ürün alıcıları için avantajlı görünen sistemin üreticiler için de cazip duruma gelmesi, tarım sektörüne ve ülke ekonomisine olumlu katkılar sağlayacaktır.

Anahtar Kelimeler: Sözleşmeli Tarım, Sözleşmeli Üretim, Sanayi Domatesi, Yenişehir

TÜRKİYE’DE AÇIKTA YETİŞTİRİLEN YAZLIK KABAĞIN ÜRETİMİ İLE PAZARLAMASININ EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNE ARAŞTIRMA - 1995 Yayın No:67

Yürütücüleri: Dr. M. Emin ERGUN, Ayhan YÜCEL  

ÖZET

Bu çalışma yazlık kabağın yoğun olarak üretildiği 6 ilde (Adana, Konya, İstanbul, İzmir, Bursa, Zonguldak) yürütülmüştür. 60 işletmeden sörvey yolu ile derlenen verilerle üretim teknikleri, girdi kullanımı düzeyleri ve üretim maliyetleri incelenmiştir. Ayrıca üretim ve pazarlama aşamasında karşılaşılan sorunlar saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Yazlık Kabak, Pazarlama, Ekonomi

TÜRKİYE’DE AÇIKTA YETİŞTİRİLEN KIŞLIK KABAĞIN ÜRETİMİ İLE PAZARLAMASININ EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNE ARAŞTIRMA - 1995 Yayın No:68

Yürütücüleri: Doç. Dr. Süleyman ERKAL, Uz. Erdoğan OSMANLIOĞLU

ÖZET

Bu çalışma yedi farklı ilde, kışlık kabak-helvacı kabağı veya kestane kabağı (Cucurbita moschata ve Cucurbita maxima) üreten işletmelerden soru formları ile toplanan verilerin analiz edilmesiyle hazırlanmıştır. Çalışmanın temel amacı, kışlık kabak üreten işletmelerde uygulanan üretim tekniklerine göre girdi kullanım miktarlarını belirlemek, karlılık durumunu ortaya koymak, üretim ve pazarlamadan kaynaklanan sorunlara çözüm önermektir. Diğer yandan makro düzeydeki veriler yardımıyla üretim, fiyat ve dışsatımdaki gelişmeler incelenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Kışlık Kabak, Kestane Kabağı, Pazarlama, Ekonomi

TÜRKİYE’DE AÇIKTA YETİŞTİRİLEN ISPANAĞIN ÜRETİMİ İLE PAZARLAMASININ EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNE ARAŞTIRMA - 1995 Yayın No:69

Yürütücüleri: Uz. Erdoğan OSMANLIOĞLU, Dr. M. Emin ERGUN

ÖZET

Bu çalışma, açıkta ıspanak üretiminin yoğun olduğu ve Türkiye üretiminin %51’inin veren 8 il (Bursa, Konya, İzmir, Samsun, Adana, Eskişehir, Balıkesir ve Manisa) ve bunlara bağlı 22 ilçeden 45 köyde, 67 üretici ile yapılan anket çalışmaları ile yürütülmüştür. Araştırmada; üreticilerin sosyo-ekonomik yönleri, uygulanan üretim teknikleri, girdi kullanım düzeyleri ve üretim maliyetleri incelenmiştir. Ayrıca üretim ve pazarlama aşamasında karşılaşılan sorunlar analiz edilerek çözüm önerileri belirlenmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Ispanak, Pazarlama, Ekonomi.

TÜRKİYE’DE AÇIKTA YETİŞTİRİLEN LAHANANIN ÜRETİMİ İLE PAZARLAMASININ EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNE ARAŞTIRMA - 1995 Yayın No:70

Yürütücüleri: Dr. Ali ŞAFAK, Doç. Dr. Süleyman ERKAL

ÖZET

Bu çalışma, lahananın yoğun olarak üretildiği 10 il (Adana, Aydın, Balıkesir, Bursa, Konya, Manisa , Niğde, İzmir, Sakarya ve Samsun) kapsamaktadır. Çalışmada üreticilerin sosyo-ekonomik yapıları, lahana üretim teknikleri, ürünün pazarlama sistemi ile üretim ve pazarlama sorunları incelenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Lahana, Pazarlama, Ekonomi.

TÜRKİYE’DE AÇIKTA YETİŞTİRİLEN HIYARIN ÜRETİMİ İLE PAZARLAMASININ EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNE ARAŞTIRMA - 1995 Yayın No:71

Yürütücüleri: Ayhan YÜCEL, Dr. M. Emin ERGUN,  Filiz PEZİKOĞLU

ÖZET

Bu çalışmada hıyar üretimin yoğun olduğu 5 ilde 46 işletme üretim tekniği, girdi kullanım düzeyleri yönünden incelenmiş, üretim ve pazarlamada karşılaşılan sorunlar saptanmıştır. Hıyarın ülke genelinde arz durumu, yıllık fiyat değişimleri ve dış ticaret konuları da ele alınmıştır.

Hıyar üretiminde bir dekar için 16,8 saat işgücü,2,57 saat çeki gücü, 438 gr tohum, 18,0 kg N, 8,9 kg P2O5 ve 4,1 kg K2O kullanılmaktadır. Ortalama verim 3.016 kg/da, karlılık oranı %83,1 olarak hesaplanmıştır. Hasadın erken başlaması nedeniyle Adana’da oluşan yüksek satış fiyatı ve düşük işgücü ücreti bu yörede karlılık oranını yükseltmiştir. Hastalık ve zararlılar ile Pazar bulma sorunu üreticilerin önemli problemleridir.

Anahtar Kelimeler: Hıyar, Pazarlama, Ekonomi.

GIDA SANAYİ AÇISINDAN BAĞ-BAHÇE ALT SEKTÖRÜNÜN GENEL DURUMU VE BU İKİ SEKTÖR ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLME OLANAKLARI (BURSA-MANİSA İLLERİ ÖRNEĞİ) - 1996 Yayın No:94

Yürütücüleri: Dr. M. Emin ERGUN, Doç. Dr. Süleyman ERKAL, Uz. Erdoğan OSMANLIOĞLU

ÖZET

Türkiye’de meyve sebze işleme sanayinin hammadde temin yolları ve bu konuda karşılaştıkları sorunları belirlemek amacıyla yapılan araştırma Bursa ve Manisa illerinde yürütülmüştür. Söz konusu illerdeki meyve sebze işleyen gıda sanayi işletmelerinden elde edilen bulgulara göre 27 tür sebze ve 15 tür meyve hammadde olarak kullanılmaktadır. Meyve türlerinin tamamı, sebze türlerinin 16’sı piyasadan serbest alım şeklinde (açıktan alım) temin edilirken 11 sebze türünde sözleşmeli üretim yaptırılmaktadır. Sözleşmeli olarak üretimi yapılan sebze türleri, fabrikaların belirledikleri türler olduğu için genellikle bir sorun dile getirilmemektedir. Özellikle açıktan alımı yapılan meyve ve sebze türlerinde gıda sanayi için uygun çeşit sorunu bulunmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Gıda Sanayii, Bağ-Bahçe Sektörü, Meyve Sebze İşleme

MARMARA BÖLGESİNDE ÖRTÜ ALTI SEBZE YETİŞTİRİCİLİĞİNİN EKONOMİK YÖNÜ VE GELİŞTİRİLMESİ OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI - 1997 Yayın No:107

Yürütücüleri: Filiz PEZİKOĞLU, Dr. Ali ŞAFAK, Dr. M. Emin ERGUN, Uz. Gülay BEŞİRLİ 

ÖZET

Bu çalışma Marmara bölgesinde örtü altı sebze yetiştiriciliği yapılan Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Sakarya ve Yalova illerinde üreticilerle yapılan anketler ve ikincil kaynaklı verilerden yaralanılarak hazırlanmıştır. Bu iller bölge toplam örtü altı sebze alanının %96.5’ine sahiptir. İncelenen işletmelerde ilkbahar ve sonbahar dönemi örtü altı sebze yetiştiriciliği yapılmaktadır. Hıyar, baş salata ve fasulye en fazla üretilen ürünlerdir. Ürünlere göre değişmekle beraber, üretimin %51-78 kadarı toptancı hallerine pazarlanmaktadır. Hastalık ve zararlılarla mücadelede, bilinçsiz ve aşırı kimyasal ilaç kullanımı söz konusudur.

Anahtar Kelimeler: Marmara Bölgesi, Örtü Altı Sebze Yetiştiriciliği

DOĞADAN SÖKÜLEN ÇİÇEK SOĞANLARININ SÖKÜMÜ, ÜRETİMİ VE TİCARETİNİN EKONOMİK YÖNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ - 1997 Yayın No:108

Yürütücüleri: Dr. M. Emin ERGUN, Doç. Dr. Süleyman ERKAL, Filiz PEZİKOĞLU

ÖZET

Bu çalışma, doğal çiçek soğanlarının söküm, üretim ve ticaretini incelemek, doğal kaynaklarımızı koruma yollarını belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Türkiye doğasında bulunan çiçek soğanlarından 20’den fazla tür ticarete konu olmakta ve yıllık 2-2,5 milyon dolarlık bir döviz getirisi bulunmaktadır. Ülke ekonomisi için önemli sayılabilecek bu getirinin doğal dengeyi bozmadan ve gelecek nesillere aktarılacak şekilde sürdürülmesi en akılcı yaklaşım olmalıdır. Bu amaçla geofitlerin üretim ve büyütme çalışmalarına hız verilmesi, doğal yayılma alanlarının korunması ve söküm alanlarında münavebe uygulamasına geçilmesi gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: Doğal Çiçek Soğanı, Geofit, Çiçek Soğanı.

TÜRKİYE’DE DONDURULMUŞ MEYVE SEBZE İŞLEME SANAYİ VE AVRUPA BİRLİĞİ KARŞISINDAKİ DURUMU - 1999 Yayın No:135

Yürütücüleri: Filiz PEZİKOĞLU, Doç. Dr. Orhan YAVUZ

ÖZET

Araştırma, Avrupa Birliği tarım politikası ile karşılaştırmalı olarak dondurulmuş meyve-sebze sektörünün durumun belirlenmesine yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla, sektörde faaliyet gösteren 34 firmadan 1’ü ile yapılan anket sonuçları ve çeşitli kaynaklardan faydalanılmıştır. İncelenen firmaların %57.1’i 10.000 yon/yılın üzerinde dondurulmuş ürün üretim kapasitesine sahiptir. Firmaların tamamında IQF (Bireysel Hızlı Dondurma) tekniği kullanılmaktadır. Firmalarda toplam 18 tür sebze ve 9 tür meyve işlenmektedir. Avrupa Birliği’nde dondurulmuş meyve-sebze Ortak Piyasa Düzenlerine (OPD) sahipken, Türkiye’de böyle bir uygulama bulunmamaktadır. Avrupa Birliği’nde dondurulmuş meyve-sebze sektörü OPD’ne göre destek ve teşviklerden yararlanmaktadır. Türkiye’de ise, dondurulmuş meyve-sebze sektörü diğer sanayi kuruluşlarıyla aynı destek ve teşvik sistemi kapsamındadır.

Anahtar Kelimeler: Dondurulmuş Gıda, Meyve Sebze İşleme Sanayi, Avrupa Birliği

TÜRKİYE’DE MEYVE FİDANCILIĞININ DURUMU, SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA - 2000 Yayın No:142

Yürütücüleri: Dr. M. Emin ERGUN, Doç. Dr. Süleyman ERKAL, Uz. Filiz PEZİKOĞLU, Doç. Dr. Masum BURAK, Uz. Mustafa ÖZTÜRK  

ÖZET

Yılda ortalama 12 milyon ton meyve üretiminin gerçekleştirildiği Ülkemizde, Türk çiftçisi, kendine yeterli üretimden ticari amaçlı üretime geçmiş, modern teknik ve teknolojileri uygulamaya başlamıştır. Modern meyveciliğin temeli bahçe tesis etmekle başlamakta ve buna bağlı olarak fidan aşamasına kadar da uzanmaktadır. Meyve üreticilerinin kaliteli, ismine doğru fidanlarla bahçe tesis etmeye başlamaları, ilerde karşılaşacakları pek çok sorunu engelleyecektir.

Ülkemizde öncülüğünü kamu kuruluşlarının yaptığı fidancılık, özel sektörün devreye girmesiyle hızlı bir ilerleme sağlanmıştır. 1999 yılında Türkiye meyve fidanı üretiminin %88'i özel sektör tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, Ülkemizde meyve fidanı (asma ve çilek fidesi dahil) üretiminde bulunan 15 kamu ve 73 özel sektör kuruluşundan sörvey yolu ile elde edilen veriler kullanılarak, fidancılığın mevcut durumu ile sorunları belirlenip, çözüm önerileri geliştirilmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Fidan, Meyve Fidanı, Asma Fidanı, Çilek Fidesi, Sertifikasyon.

ÇİFTÇİ HEDEFLERİNE UYGUN MODEL İŞLETMELERİN BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA - 2000 Yayın No:143

Yürütücüleri: Dr. M. Emin ERGUN, Doç. Dr. Süleyman ERKAL, Uz. Filiz PEZİKOĞLU, Doç. Dr. Bülent MİRAN, Yrd. Doç. Dr. Gamze SANER, Araş. Gör. Zerrin KENANOĞLU, Uz. Mustafa ÖZTÜRK

ÖZET

Çalışmanın amacı, üreticilerin üretim dalı seçimindeki, kaynak kullanımındaki tercih ve öncelikleri ile ürün değerlendirme ve pazarlamadaki tercih ve öncelikleri göz önüne alınarak, yöreye uygun işletme modellerinin belirlenmesidir.

Araştırmada, İznik yöresinde 3 ova, 3 dağ köyü çalışma kapsamına alınarak, tesadüfi örnekleme yöntemi ile 74 üreticiden sörvey yoluyla veriler toplanmıştır. Elde edilen verilen analizinde çok amaçlı karar alma yöntemi kullanılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Model İşletme, Uygun İşletme Modeli, Tarım İşletmeleri, İşletme Planlaması.