|
1991 - 1995 |
|
BAZI
PATLICAN ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR
I.PALA-49 - 1991 |
| Yürütücüleri:
Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Yusuf İNAN |
|
ÖZET
1989 ve 1990
yıllarında Pala-49 patlıcan çeşidinin 4°C, 8°C, 12°C ve 20°C
sıcaklıklarda, meyve yapısında meydana gelen değişimler, üşüme zararı,
yaşlanma, depolamada polietilen ve film-plastik kullanımı ile hasat
sonrası Semperfresh uygulamalarının kalite ve ağırlık kaybına etkisi
incelenmiştir.
Depolama süresince
titre edilebilir asitlik, askorbik asit, indirgen şeker, nişasta, toplam
azot ve ham protein miktarında sürekli azalma, suda eriyebilir kuru madde
oranında önce azalma sonra artış, sakkaroz ve toplam şeker miktarlarında
ise önce artış sonra hızlı azalış saptanmıştır. Patlıcan örneklerinin
solunum hızları sıcaklık yükseldikçe artmış ve depolama süresince solunum
hızı seyri, patlıcanın klimakterik göstermeyen sebze türü olduğunu
göstermiştir. Depolamada ağırlık kaybı sıcaklık yükseldikçe artmiş ve
ambalajsız depolamada ortalama %11.04 toplam ağırlık kaybı, polietilenli
karbon kutuda %4.50, polietilen torbada depolamada %1.49 ve film-plastik
ile kaplamada %0.47 oranında düğmüştür. Hasata sonarası Semperfresh
uygulamaları ağırlık kayıplarına etkili olmazken, çanak yapraklardaki
kurumayı önemli ölçüde önlemiştir. Üşüme zararı ve yaşlanma depolamayı
sınırlayan en önemli faktörler olmuştur. Bulgularımıza göre 7-10 günlük
kısa süreli depolamada 8°C uygun bulunmuştur. 12°C sıcaklıkta ise en fazla
15 gün depolama yapılabilir. 12°C’de polietilen kullanılarak bu depolama
süresi 21-22 güne uzatılabilir. |
| Anahtar
Kelimeler:
Patlıcan, Semperfresh, Su Kaybı,
Depolama Sıcaklığı, Ambalaj |
|
BAZI
SARIMSAK ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR -
1991 |
| Yürütücüleri:
Dr. Kenan KAYNAŞ, Dr. Tamer TÜRKEŞ |
|
ÖZET
1988
yılında başlayıp üç yıl devam eden çalışmalarda Yalova koşullarında
yetiştirilen Kastamonu ve Balıkesir sarımsak çeşitlerinde dikim zamanın,
Mepiquat chlorit, MH-30 ve Fazor kullanımının, farklı gübre
uygulamalarının, farklı kurutma ve olgunlaştırma koşullarının hem verim
hem de depolama kalitelerine etkileri araştırılmıştır. Ayrıca depolama
süresince sarımsak yumrusunda meydana gelen kimyasal değişimler
saptanmıştır.
Verim ve depolamadaki kayıplara göre en
uygun dikim zaman,Kastamonu çeşidi için Şubat ayı, Balıkesir çeşidi için
Ocak ayı alarak saptanmıştır. Mepiguart chloritin Kastamonu çeşidinde 1988
yılında 200 cc/da’lık dozu verimde %32.4 oranında verim artışına neden
olmuş ve toplam kayıp yönünden kontrol ile aynı sınıfta yer alırken, 1989
yılında hem Kastamonu hem Balıkesir çeşitlerinde verim ve toplam kayıp
yönünden etkili bulunmuştur. Hasattan önce MH-30 ve Fazor uygulamalarında
depolama kayıpları önemli ölçüde azalmıştır. Uygulamaların verime etkisi
bulunmamış ve her iki büyümeyi düzenleyicinin hasattan 15 gün önce 1000
ppm‘lik dozu en iyi sonucu vermiştir. Farklı gübre uygulamalarında
Kastamonu çeşidinde verilen azot dozu artıkça verimde artış saptanmış,
fosfor ve potasyum miktarlarının etkisi bulunmamıştır. Ancak azot
düzeyindeki artış depolamada kayıp oranının da artmasına neden olmuştur.
Gerek verim gerek depolama kayıpları yönünden Yalova koşullarında saf
madde hesabı ile 14kg/da azot 24kg/da süper fosfat ve 5kg/da potasyum
içeren N2P2K1 uygulaması en iyi sonucu vermiştir. Farklı koşullarda
yapılan kurutma ve olgunlaştırmada,sıcak hava kullanılan kontrollü
koşullarda yapılan kurutma ve olgunlaştırma, tarlada doğal olarak güneş
altında yapılan uygulamalara göre depo kayıplarının önemli ölçüde
azalmıştır. Sarımsak çeşitleri için 3 gün 30°C sıcaklıkta kurutma.4-12 gün
20°C sıcaklıkta olgunlaştırma önerilebilir. Kurutmada hava hızı
425m3/saat-ton, olgunlaştırmada 175 m3/saat-ton olmalı ve olgunlaştırma
aşamasında oransal nem %75’den aşağı olmamalıdır. Genel bir sonuç olarak,
9 ay depolama sonunda Kastamonu sarımsak çeşidinde ortalama %20-25,
Balıkesir sarımsak çeşidinde %25-30 dolayında saptanan toplam kayıp
değerleri; Kastamonu çeşidinin depolanabilme özelliğinin Balıkesir
çeşidine göre daha iyi olduğunu ve 3 ay 8°C+4 ay 4°C+2 ay 0°C olarak
seçilen depolama rejiminin bu kayıp değerleriyle daha ekonomik bir
depolama yapılabileceğini göstermektedir. |
|
Anahtar
Kelimeler: Sarımsak, Hasat
Sonrası, Kurutma, Depolama, Mepiquat chlorit, MH-30, Fazor |
|
MARMARA
BÖLGESİNİN MUHTELİF YÖRELERİNDE YETİŞTİRİLEN BAZI ÖNEMLİ ARMUT
ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR
V.BEURRE BOSC - 1992 |
| Yürütücüleri:
Dr. İ. Sözer
ÖZELKÖK, Dr. Ümit ERTAN, Dr. Mustafa BÜYÜKYILMAZ |
|
ÖZET
1989/90 ve 91/92
yıllarını kapsayan çalışmalarla Yalova ekolojisinde yetiştirilen Beurre
Bosc armut çeşidinin yöresel derim olumu standartları, depolama
kapasiteleri ve yeme olumu özellikleri nişasta (iyot) testi, meyve eti
sertliği, toplam suda eriyebilir maddeler (TSEM) titre edilebilir
asitlik, pH, toplam şeker, klorofil yoğunluğu ve miktarı, zemin rengi,
fizyolojik bozukluklar ve tad skorları açısından incelenmiştir. Yapılan
çalışmalar sonucunda meyvelerin 6.9-5.9 kg (15-13 lb.) meyve eti
sertliğinde, nişastanın açılma döneminin başlangıcında ve minimum %
13-16 TSEM değerlerinde toplandığında 3.5-4 ay süre ile depolanabileceği
saptanmıştır |
|
Anahtar
Kelimeler: Armut, Beurre
Bosc, Hasat Olumu, Depolama |
|
BAZI SOĞAN
ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR III -
1992 |
| Yürütücüleri:
Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Yusuf İNAN |
|
ÖZET
1988 yılında
başlayıp üç yıl devam eden bu çalışmada, yerli ve yabancı soğan
çeşitlerinde tohum ve fideden yetiştirmenin, arpacık dikim sıklığının,
farklı gübre uygulamalarının, verim ve depolama kalitesine etkisi, hasat
sonrası farklı koşullarda kurutma ve olgunlaştırmanın depolama
kalitesine etkisi incelenmiştir. Ayrıca, soğutmalı ve soğutmasız
depolarda muhafaza edilen arpacıklarda depolama kayıpları
araştırılmıştır.
Tüm çeşitlerde,
fideden ve tohumdan yetiştiricilikte verim yönünden farklılık bulunmamış,
depolama kayıpları fideden yetiştirilen soğanlarda, daha az olmuştur
kontrollü koşullarda, sıcak hava ile yapılan kurutma ve olgunlaştırma,
tarlada doğal olarak güneş altında kurutulup olgunlaştırmaya göre depolama
kayıplarını önemli ölçüde azaltmıştır. Soğan çeşitleri için, 3 gün 30°C
sıcaklıkta kurutma, 8-12 gün 20°C sıcaklıkta olgunlaştırma önerilebilir.
Kurutmada hava hızı 425 m3/saat-ton olgunlaştırmada 175 m3/saat-ton ve
olgunlaştırma aşamasında oransal nem %75’den az olmamalıdır. Kantartopu-3
ve Akgün –12 soğan çeşitlerinin arpacıklarının soğutmalı depoda muhafaza
edilmesi depolama kayıplarını önemli ölçüde azaltmıştır. Soğutmalı depoda,
arpacıklar %10-15 toplam kayıpla 6 ay depolanabilir. Trakya Yarım Kırması
çeşidinde verim ve depolama kayıpları dikkate alındığında en uygun gübre
dozu 10:10:5 kg/da N:P:K olarak saptanmıştır. Verilen azot miktarları
arttıkça verimde artış sağlanmış ancak depolama kayıpları artmıştır.
Fosfor ve Potasyum gerek verim gerekse depolama kayıpları yönünden bir
etkisi saptanmamıştır. Yine aynı çeşitte sıra üzeri dikim sıklığı
azaldıkça verim yükselmiş ancak yumru büyüklüğü önemli ölçüde küçülmüştür.
Dikim sıklığı büyüdükçe yumru büyüklüğü artmış ancak büyük yumruların
depolama kayıpları fazla olmuştur. Pazarlanabilir yumru büyüklük oranları,
verim ve depolama dikkate alındığında sıra üzeri mesafenin 8 cm olması
uygun bulunmuştur. |
|
Anahtar
Kelimeler: Soğan,
Gübreleme, Hasat Sonrası, Depolama |
|
BAZI
ELMA VE ARMUT ÇEŞİTLERİNDE SEMPERFRESH KULLANIMININ MEYVELERİN DERİM
SONRASI ÖZELLİKLERİNE ETKİLERİ - 1992 |
| Yürütücüleri:
Dr.
İ. Sözer ÖZELKÖK, Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Dr. Ümit ERTAN, Dr. Mustafa
BÜYÜKYILMAZ |
|
ÖZET
1988/89, 89/90 ve
90/91 yıllarında dört elma ve bir armut çeşidinde yapılan çalışmalarda
organik kökenli bir polimer olan meyve kaplama maddesi semperfresh'in (SMF)
meyvelerin derim sonrası özelliklerine olan etkisi araştırılmıştır. SMF
su kaybını önlememiş, solunum hızını azaltmış, meyve eti sertliğini ve
asit/şeker oranını yüksek tutmuş, klorofil parçalanmasını yavaşlatmış ve
meyvelerin albenisini iyileştirmiştir. Ancak meyvelerde 4-5 ay depolama
sonucunda mayhoş tad belirmiş ve depolama uzadıkça "öz kızarması" gerek
depolama sonrasında gerek 20°C'ye aktarılan meyvelerde fazlalaşmıştır.
Williams armutlarında sertlik pek etkilenmemiş, fakat 20°C'de
yüksekliğini korumuş asitlik ve klorofil kontrollere kıyasla yüksek
düzeyde kalmışsa da asıl istenmeyen durum meyvelerin 20°C'de yeknesak
olgunlaşmaması olarak gerçekleşmiştir. Elma muhafazasında SMF'den 0°C'de
kısa süreli depolamada veya yüksek derecelerde uzun süre depolanan
armutlarda ise uzun 0°C'de depolamada yararlanılabileceği anlaşılmıştır.
|
|
Anahtar
Kelimeler: Armut, Elma,
Semperfresh, Hasat Sonrası, Depolama |
|
NORMAL VE KONTROLLU ATMOSFER KOŞULLARININ
DOĞA VE KÜLTÜR MANTARLARININ HASAT SONRASI MUHAFAZA VE KALİTE
ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ - 1992 |
|
Yürütücüleri:
Dr.
İ. Sözer ÖZELKÖK, Fisun G. ÇELİKEL, Dr. Ümit ERTAN, Dr.
S. Erol IŞIK |
|
ÖZET
İki bölümde
yürütülen çalışmalarla yüksek CO2 ve düşük O2 kombinasyonlarının kültür
mantarı, Agaricus bisporus'un derim sonrası özelliklerine etkisi,
özellikle yüksek solunum hızına sahip olan mantarın pazarlama zinciri
içinde "taşınması" sırasında ortamın yüksek CO2 düzeyi nedeniyle kalite
muhafazası yönünden; ağırlık kaybı, şapka büyümesi, sap uzaması, sap
çapı daralması, kalite (görünüm, koku, renk değişimi, şapka açılması)
gibi parametreler ışığında araştırılmıştır. Denenen kombinasyonlar
içinde % 5 CO2 - % 1.5 O2 karışımı irdelenen tüm parametreler açısından
en olumlu sonucu vermiş ve bu atmosfer bileşiminde mantarlar 0°C'de 20
gün saklama ve 2 gün 20°C'de bekletilme sonucunda kalitelerinden çok az
oranda kayba uğramışlardır. |
|
Anahtar
Kelimeler: Mantar, Yüksek
CO2, Düşük O2, Hasat Sonrası, Depolama |
|
MARMARA
BÖLGESİNDE YETİŞTİRİLEN BAZI STANDART ELMA ÇEŞİTLERİNDE GÖZLENEN ÖNEMLİ
FİZYOLOJİK BOZUKLUKLAR ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR I. ACI BENEK - 1992 |
|
Yürütücüleri:
Dr. Ümit ERTAN, Dr. Çağlar GENÇ, Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK,
Uz. İtidal MOLTAY |
|
ÖZET
1983/84 ve 1984/85
saklama mevsimlerinde Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma
Enstitüsünde yürütülen bu araştırmada değişik Ca tuzlarının Agrol
ıslatıcısı ile Benomyl'den oluşan kombinasyonlarıyla yapılan derim
sonrası uygulamaların 0°C'de saklama sırasında Starking Delicious ve
Starkrimson Delicious çeşitlerinin acı benek ve bazı kalite özellikleri
ile fungal çürüklükler üzerindeki etkileri araştırılmıştır.
Kalsiyum klorürün
%2.8’lik gibi oldukça yüksek dozunda dahi meyvelerde lentisel zararı
gözlenmemesi, bu kimyasal bileşiğin derim sonrası uygulamalarda Ca(NO3)2’a
kıyasla daha emniyetli olduğunu göstermektedir. Kalsiyum klorürün bir
kleyt formu olan stopit CaCl2 ile kıyaslandığında, acı beneği kontrolde
bir avantaja sahip olmadığı belirlenmiştir. Saklama sırasında benomyl her
iki çeşitteki fungal çürümeleri etkin bir şekilde kontrol etmiştir.
Kalsiyum klorür - ıslatıcı ve benomyl kombinasyonunun lentiseller üzerinde
olumsuz bir etkisi gözlenmemiş ve bu nedenle de bu kombinasyonun denemede
verilen sınırlar içinde çok amaçlı kullanılarak meyvedeki kalite riskini
en alt düzeye indirebileceği saptanmıştır. |
|
Anahtar
Kelimeler: Elma, Acı
Benek, Hasat Sonrası, Depolama |
|
BAZI
DOMATES ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR III.
INVICTUS - ŞENCAN-9 - 1992 |
|
Yürütücüleri:
Dr. Kenan KAYNAŞ, Uz. Nurten SÜRMELİ
|
|
ÖZET
1991 ve 1992
yıllarında yapılan bu çalışmada, Invictus ve Şencan-9 domates
çeşitlerinde olgunluk standartları, farklı olgunluktaki meyvelerin 4°C,
8°C ve 12°C'de depolanma potansiyelleri, 20°C'de pazarlama süreleri
metabolik değişimler, fizyolojik ve mantari bozulmalar dikkate alınarak
araştırılmıştır. Ayrıca, hasattan sonra ethrel, kalsiyum karpit ve
potasyum permanganatın kullanım olanakları ile üşüme zararı ve önsoğutma
uygulamalarının depolamaya etkileri incelenmiştir.
İnvictus
ve Şencan-9 domates çeşitleri depolama ve pazarlama amacıyla, yeşil olum,
dönüşüm dönemi, pembe olum, açık kırmızı olum olmak üzere beş ayrı
olgunlukta hasat edilebilirler. Genel olarak olgunluk döneminde depolama
süresince ileri olgunluk aşamalarına göre daha fazla ağırlık kaybı
saptanmıştır. Depolama süresince meyve eti sertliğindeki azalma belirgin
olmuş ve meyve eti sertliğindeki azalma belirgin olmuş ve meyve yumuşaması
depolama süresini etkileyen özellik olmuştur. Depolama süresince meyve eti
sertliği, titre edilebilir asitlikte azalma, suda eriyebilir kuru madde
oranında artış saptanmıştır. Su ve hava ile soğutma uygulamalarında, yarı
soğutma süresi hava ile ön soğutmada 38 dakika, su ile ön soğutmada 11
dakika olarak saptanmıştır. Su ile ön soğutmanın meyvelerde olgunlaşmanın
yavaş ve depolama süresince ağırlık kaybının az olmasına karşılık,
depolamada çürüme oranı artmıştır. |
|
Anahtar
Kelimeler: Domates,
Önsoğutma, Hasat Sonrası, Depolama |
|
BAZI
ÖNEMLİ NEKTARİN ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDE
ARAŞTIRMALAR - 1993 Yayın No:10 |
|
Yürütücüleri:
Doç. Dr. Ümit ERTAN, Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK,
Gürkan ŞARLAR |
|
ÖZET
Bu çalışma
1988-1992 yılları arasında Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez
Araştırma Enstitüsünde Standart nektarin çeşitlerinden İndependence ve
Nectared-6 çeşitlerinin derim olumlarını saptamak amacıyla yapılmıştır.
Bu amaçla meyve bünyesi, solunum klimakteriği, zemin rengi, toplam
krolofil, SÇKM (suda eriyebilir kuru maddeler), meyve eti sertliği
kombinasyonu, şekerler, asitlik ve olgunlaşma süresi parametreleri
üzerinde çalışılmıştır. İncelenen parametreler içinden bu çeşitlerin
derim olumunun kullanılması durumunda, en güvenli sonuçlar Nectared-6
çeşidinde meyvenin zemin rengi ile meyve eti setliğinden alınırken,
İndependence çeşidinde sıvama bir üst renk oluşması nedeniyle yalnız
meyve eti sertliğinden elde edilmiştir. Birden fazla olgunluk ölçütünün
kullanılması durumunda ise her iki çeşitte de en güvenli sonuçları meyve
eti setliği ile SÇKM içerikleri kombinasyonu vermiştir. Denemeden elde
edilen sonuçlara göre Nectared-6 çeşidinde olgunlaşma, meyvenin açık
yeşil olan zemin renginin tamamen sarıya (pantone color speficier renk
kataloğuna göre 120U-121U) döndükten sonra tamamlanmaktadır. Derim
olumunun saptanmasında salt meyve eti sertliği dikkate alındığında,
Nectared-6 çeşidinde meyve eti sertlik değeri 12-13 lb, İndependence
çeşidinde ise 12 lb civarında düştüğünde meyvelerin büyük çoğu,derimden
sonra normal olarak olgunlaşmamışlardır. Ancak SÇKM içerikleri ile meyve
eti sertliği kombine edildiğinde bu çeşitlerin derim olumunu saptamak
için verilen marjinal meyve eti sertlik değeri yükselmiştir. Buna göre,
Nectared-6 çeşidinde meyvelerin SÇKM içerikleri %11, İndependence
çeşidine göre ise %10.50’ye ulaştığında, sertlik değerindeki marjinal
sınırlar her iki çeşitte de yükselerek sırasıyla 14-15 lb düzeylerine
çıkmış ve olgunlaştırıldıklarında da büyük çoğunluğu tüketicinin
istediği kaliteye erişmiştir. |
|
Anahtar
Kelimeler: Nektarin, Hasat
Sonrası, Depolama, Nectared-6, Independence |
|
MARMARA
BÖLGESİNDE YETİŞTİRİLEN ÖNEMLİ ELMA ÇEŞİTLERİNİN NORMAL VE KONTROLLÜ
ATMOSFERDE MUHAFAZALARI ÜZERİNDE KARŞILAŞTIRMALI ARAŞTIRMALAR-II -
1993 Yayın No:11 |
|
Yürütücüleri:
Doç. Dr. Ümit ERTAN, Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Dr. Fahrettin ÖZ |
|
ÖZET
Bu çalışma 1982/83 saklama
mevsiminde, Marmara bölgesinin yaygın standart çeşitlerinden Starking
Delicious, Starkrimson Delicious, Golden Delicious ve Starkspur Golden
Delicious çeşitleri üzerine yürütülmüştür. Denemede tek yönlü KA
(kontrollü atmosfer) yöntemi ile (%0.7 CO2 - %14 02) çift yönlü KA
yönteminin (%3 CO2 - %3 O2 ) anılan çeşitlerin saklama potansiyeli
üzerindeki etkileri akıcı sistemde NA’le (normal atmosfer)
karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sonuçlar tek yönlü KA yönteminin 6
aylık saklama süresi içinde Golden Delicious ve Starkspur Golden
Delicious çeşitleri için kalite riski taşımadığını göstermektedir. ancak
elmalardaki CO2 zararı ve meyve tekstüründeki unlaşma bu yöntemin
Starking Delicious ve Starkrimson Delicious çeşitlerinde kullanılmasını
engelleyen etmenler olarak görülmüştür. Saklama süresi 6 ay geçmesi
durumunda, tek yönlü KA yönteminde olgunluğun hızlanmasından doğan
kalite riski (asit içeriğindeki azalışlar, meyve etindeki yumuşama, vb.)
artmış ve bu nedenle de uzun süreli saklama periyodunda Golden Delicious
ve Strakspur Golden Delicious çeşitlerinde %7 CO2’den daha yüksek CO2
içeren atmosfer bileşenleri deneninceye kadar 4 çeşit içinde meyve
endüstrisine çift yönlü KA yönteminin önerilmesi sonucuna varılmıştır. |
|
Anahtar
Kelimeler:
Elma, Hasat Sonrası, Depolama, KA |
|
ÜRETİMİ
ÖNGÖRÜLEN BAZI ELMA ÇEŞİTLERİNDE ÖNEMLİ OLAN OLGUNLUK PARAMETRELERİ
(ÖLÇÜT)’NİN SAPTANMASI-I - 1993 Yayın No:12 |
|
Yürütücüleri:
Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Doç. Dr. Kenan
KAYNAŞ, Doç. Dr. Masum
BURAK |
|
ÖZET
OECD istekleri
doğrultusunda, belirtilen elma çeşitlerinde (iyot testi) standartlarının
hazırlanması, bu standartlar sonucu oluşturulacak ıskalası ile yine
olgunluk çalışmalarında erensel olarak kullanılan ve pratik açıdan
önemli”meyve eti sertliği “ve “toplam suda çözünebilir madde (TSEM)”
değerleri arsındaki ilişkinin durumu ve ülkemizde derim sonrası
konusunda en önemli sorun gibi gözüken “derim olumunun “saptanmasına bir
çözüm getirmesi amacıyla 1991-1992 yıllarını kapsayan bir süre içinde
ilk aşamada Starking Delicious, Starkrimsom Delicious, Golden Delicious,Starkspur
Golden Delicious ve Granny Smith elma çeşitleri üzerinde çalışmalar
yürütülmüştür. Bu çalışmada meyveler çöğürle birlikte ülkemizin çeşitli
ekolojisine uygun bir bodur anaç olan MM-106 üzerinde gelişen ağaçlardan
toplanmış böylece bodur anacın bu üç ölçüt açısından meyve kalitesi
üzerine olan etkileri de araştırılmıştır. Meyveler ekvatoral olarak
kesilmiş ve alt kısmının yüzeyine içinde %1 iyot ve %4 potasyum iyodur
bulunan çözelti, bir fırça ile sürülerek nişasta profilinin tam oluşması
için 15-20 dakika beklenmiş ve örneklerin toplu, örneği simgeleyen 5
meyve ve aynı olum içinde farklı nişasta dağılımı gösteren meyvelerin
tek tek fotoğrafları çekilmiştir. Tek meyve fotoğrafları çalışmalar
sonunda ayrıntılı olarak incelenmiş ve No 1 tamamen nişasta ile kaplı
(lacivert) No 10 ise tamamen açık (renksiz) olmak üzere iki limit
arasına diğer açılmalar göreceli olarak yerleştirilmiş ve böylece o
çeşide özgü “1-10 skoruna göre hazırlanmıştır. Tüm bu çalışmalar
sonucunda nişasta incelenen bu 5 elma çeşidinde (Starking Delicious,
Starkrimsom Delicious, Golden Delicious, Starkspur Golden Delicious ve
Granny Smıth)derim olumunun saptanması amacı ile üreticiye güvenle
verile bileceği sonucuna varılmıştır. Üreticide elinde bulunduracağı
nişasta ıskalasını, uygulamış olduğu iyot testi sonucu ile kolayca
kıyaslayarak ideal derim olumunu saptayabilecektir. Literatür
çalışmaları ile gerek kuruluşumuzda gerek ülkemizde diğer kuruluşlarda
yapılan depolama çalışmaları sonuçları ayrıntılı olarak incelenip
nişasta testi ile karşılaştırıldıklarında Starking Delicious ve
Starkrimsom Delicious için en ideal derim olumu ıskalamızda No 4 ve
erken –geç derim limitleri No 3 ve No 5, Starkspur Golden Delicious için
ideal derim olumu ıskalamızda No 5, erken-geç derim limitleri No 4 ve No
6, Granny Smith için ideal derim ıskalamızda No 7,erken-geç derim
limitleri ise No 6ve No 7’dir. |
|
Anahtar
Kelimeler: Elma, Hasat
Sonrası, Depolama, Hasat Olumu, Nişasta Testi |
|
YALOVA
(İSTANBUL) BÖLGESİNDE YETİŞTİRİLEN KARANFİLLERİN KESİM SONRASI DÖNEMDE
DAYANIM GÜÇLERİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA - 1993 Yayın No:21 |
|
Yürütücüleri:
Dr. Fisun G. ÇELİKEL |
|
ÖZET
Bu çalışma,
ülkemizde kesme çiçeklerin hasat sonrası fizyolojisi üzerinde yapılan
ilk araştırmadır. Kesme çiçekler içinde, en fazla üretimi ve dışsatımı
yapılan karanfilde ve önemli bir çiçek üretim yeri olan Yalova’da
yürütülen bu çalışmada yetiştirme koşulları, bitki yaşı, örtü materyali,
kesim mevsimi gibi kesim öncesi ekolojik ve kültürel faktörlerin ve
kalıtsal bir faktör olan çeşidin çiçeğe kesim sonrası fizyolojisi ve
vazo ömrü üzerine etkileri incelenmiştir. Ayrıca Gümüş tiyosülfat (GTS)
uygulaması ve iki şekilde (suda ve kuru) yapılan depolama çalışması ile
kesim öncesi faktörlere ek olarak, kesim sonrası koşulların çiçeğin
dayanım gücü üzerine etkileri incelenmiştir. Denemelerin bir kısmı
farklı yörelerde (Koruköy ve Çiftlikköy) bulunan değişik üretici
seralarından (plastik) kesilen Astor çeşidinde yürütülmüştür. Aynı
zamanda Enstitünün cam ve plastik seralarında yetiştirilen 5 çeşit (Red
Deby, Astor, Scania, Pink Calypso, Aurigo) üzerinde çalışılmıştır.
Deneme metaryali Haziran 1990 tarihinde dikilmiş olan bitkilerden
sağlanmıştır. Çiftlikköy’de ayrıca 1988 ve 1989 yıllarında (Haziran
ayında) dikilmiş olan bitkilerden kesim yapılarak bitki yaşının etkisi
incelenmiştir. Bütün denemeler 1990 yılının sonbahar mevsiminde yapılan
ilk kesim ile başlamış ve her mevsim kesim yapılarak 1991 yılının yaz
mevsiminde bitirilmiştir. Böylece mevsimin etkisi her denemede
incelenmiştir. Çiçeğin çeşitli fiziksel ve kimyasal özellikleri kesimden
ve depolamadan sonra saptanmıştır. GTS’li çiçeklerde 1°C sıcaklıkta bir
hafta kuru ve suda olmak üzere iki şekilde olan depolama çalışması kış
mevsimi dışında her mevsim yapılmıştır. Tamamen açık (petallerin dış
sırasının kaliks ile dik açı yaptığı zaman) kesilen karanfilin kesimden
ve depolamadan sonraki vazo ömürleri standart koşullarda (20°C’de,
%50-60 oransal nemde, 12 saat 1000 lüx ışıklanma altında, 2 saatte bir
düşük hızda hava değişiminin saptandığı odada) GTS yapılan ve uygulanan
çiçeklerde saptanmıştır. Ayrıca değişik yörelerden kesilen çiçeklerin
20°C’deki solunum hızları ölçülmüştür. Çalışmada ele alınan farklı
koşullardan kesilen çiçeklerin fiziksel özellikleri (çap, ağırlık gibi),
kimyasal yapıları (şeker içeriği, renk maddeleri) ve 20°C’de ölçülen
solunum hızları arasında önemli farklılıklar saptanmıştır. Bu
farklılıklar ile vazo ömrü arasındaki ilişkiler tartışılmıştır. |
|
Anahtar
Kelimeler: Karanfil, Hasat
Sonrası, Hasat Öncesi Faktörler, Vazo Ömrü, Mevsim, Örtü |
|
BAZI
PATLICAN ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR–II
AYDIN SİYAHI- 55 - 1994 Yayın No:9 |
|
Yürütücüleri:
Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Nurhayat FİLİZ,
Jule KOLUDAR |
|
ÖZET
1991 ve 1993
yıllarında Menemen koşullularında yetiştirilen “Aydın Siyahı-55”
patlıcan çeşidiyle yapılan bu çalışmada 8°C, 12°C ve 20°C sıcaklıklarda
depolanan meyvelerde meydana gelen metabolik değişimler, üşüme zararları
ve yaşlanma ile depolarda polietilen ve film-plastik kullanım
olanaklarıyla hasattan sonra uygulanan Semperfresh’in etkileri
araştırılmıştır. Depolama süresince sıcaklığa bağlı olarak askorbik
asit, nişasta toplam azot ve ham protein miktarlarında sürekli azalma;
suda eriyebilir kuru madde oranı, titre edilebilir toplam asitlik,
sakkaroz ve toplam şeker miktarı ile pH değerinde artış; indirgen şeker
miktarında ise önce artış sonra azalma saptanmıştır. Depolama süresince
ağırlık kaybı, sıcaklık yükseldikçe artmıştır. Ağırlık kaybı üzerine
kullanılan ambalaj maddelerinin etkileri önemli bulunmuştur. Depolamada
toplam ağırlık kaybı sıcaklığa bağlı olarak ambalajsız depolamaya göre
polietilen kullanımıyla %50 oranında, film-plastik kullanımıyla %98
oranında azalmıştır. Semperfresh uygulamalarının ağırlık kaybına etkisi
önemli olmazken, çanak yapraklardaki kurumayı önemli oranda azaltmıştır.
8°C sıcaklıkta depolamada üşüme zararı; 12°C ve 20°C sıcaklıklarda
yaşlanma depolamayı sınırlayan en önemli faktörler olarak saptanmıştır.
Bulgularımıza göre üşüme zararı, yaşlanma ve metobolik değişimler
dikkate alındığında 8°C sıcaklık 5-10 gün sürecek kısa süreli depolama
ve taşıma için uygun bulunmuştur. 12°C sıcaklıkta ise, raf ömrü dikkate
alınarak en fazla 15 gün depolama yapılabilir. Eğer depolama polietilen
veya film plastik kullanılır ve depolamadan hemen sonra pazarlama
yapılacaksa bu süre 20 güne kadar uzatılabilir. Hasattan sonra direk
pazarlanacak patlıcanlarda raf ömrü (20°C) en fazla 10 gün olarak
saptanmıştır. |
|
Anahtar
Kelimeler: Patlıcan, Hasat
Sonrası, Depolama, Ambalaj, Semperfresh |
|
MARMARA
BÖLGESİNDE YETİŞTİRİLEN STANDART ELMA ÇEŞİTLERİNDE GÖZLENEN ÖNEMLİ
FİZYOLOJİK BOZUKLUKLAR ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR-II DEPO YANIKLIĞI VE ÇEKİRDEK
EVİ KARARMASI - 1994 Yayın No:46 |
|
Yürütücüleri:
Doç. Dr. Ümit ERTAN, Dr.
Fahrettin ÖZ, Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Uz. İtidal MOLTAY |
|
ÖZET
Bu araştırmada
1992/93 ve 1993/94 saklama mevsimlerinde Yalova-Atatürk Bahçe Kültürleri
Merkez Araştırma Enstitüsü'nde değişik derim olumu, atmosfer bileşimi,
saklama süresi ile farklı dozlardaki DPA (difenilamin) ve EQ'in (ethoxyquin)
Granny Smith çeşidinin saklama potansiyeli üzerindeki etkileri
incelenmiştir. Meyvelerin depo yanıklığı yoğunluğunda hızı olgunluk,
uygulama, saklama süresi ve antioksidant dozuna göre değişen önemli
farklar gözlenmiştir. Olgunluk evresi ve dozla meyvelerin depo yanıklığı
arasında olumsuz, saklama süresiyle ise olumlu bir ilişki saptanmıştır.
Başlangıçta elmaların 10 gün süreyle % 0.2-0.4 O2 baskısı altında
tutulduktan sonra, düşük O2'de saklama yöntemiyle (%1.5O2 - %3CO2)
depolanması, meyvelerin depo yanıklığına olan duyarlılığını azaltmıştır.
Meyvelerin çekirdek evi kararma oranlarında uygulama ve saklama süresine
göre değişen önemli farklar saptanmıştır. Elmalara uygulanan O2 baskısı
arttıkça meyvelerin çekirdek evi kararması oranlarında önemli azalışlar
meydana gelmiştir. Aynı eğilim CO2'te de gözlenmiş, ve bu nedenle en
düşük çekirdek evi kararması O2 ve CO2 baskısının kombine edildiği
uygulamadan (saklama periyodu başında 10 gün % 0.2-0.4 O2 + %1.5O2 - %
3CO2) elde edilmiştir. Buna göre 8 aylık saklama periyodunun sonunda her
iki olgunluk evresinde de NA'de saklanan meyvelerin tümünde (%100)
çekirdek evi kararması görülürken en düşük oran %5.17 ile anılan KA
uygulamasındaki örneklerde saptanmıştır. Granny Smith çeşidinde acı
benekle ilgili olarak yapılan gözlemlerde derim olumu, uygulama ve
saklama süresinin ne ölçüde meyvelerin acı benek oranları üzerinde
etkili oldukları saptanmaya çalışılmıştır. Her iki saklama mevsiminde de
incelenen bu parametrelerden uygulama ve saklama süresinin meyvelerin
acı benek oranları üzerindeki etkileri istatistiksel olarak önemli,
olgunluğun ise önemsiz bulunmuştur. Olgunluk evreleri arasında
istatistiksel bir fark gözlenmemekle beraber, olgunluğun ilerlemesiyle
meyvelerin acı benek oranlarında çok fazla belirgin olmayan azalışlar
saptanmıştır. Kontrollü atmosferin olumlu etkisi bu fizyolojik bozukluk
üzerinde de gözlenmiş, 8 aylık saklama periyodu sonunda KA uygulamaları
arasında önemli bir fark gözlenmezken bu yöntemle saklanan tüm
uygulamaların acı benek oranları NA'e kıyasla daha düşük düzeylerde
bulunmuştur. |
|
Anahtar
Kelimeler: Elma, Hasat
Sonrası, Depolama, KA, Fizyolojik Bozukluklar |
|
ÜRETİMİ
ÖNGÖRÜLEN BAZI ÖNEMLİ ARMUT ÇEŞİTLERİNİN DERİM SONRASI FİZYOLOJİSİ
ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR VI. DEVECİ - 1994 Yayın No:48 |
|
Yürütücüleri:
Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Doç. Dr. Kenan
KAYNAŞ, Doç. Dr. Mustafa BÜYÜKYILMAZ |
|
ÖZET
1992/93 ve 1993/94
derim depolama mevsimlerinde yürütülen bu araştırma "Deveci" armut
çeşidi üzerinde pazar aşamasında gözlediğimiz bazı sorunlara ışık tutma
amacıyla yürütülmüştür. Materyal, Enstitü yakınındaki "Nurova
Çiftliği"nden sağlanmış 1992'de 6/10'da başlamak üzere birer hafta
aralıkla 4, 1993'de 2/9'da başlamak üzere 7 derim gerçekleştirilmiştir.
Ağaç ve derim olumunun belirlenmesinde % 1'lik nişasta (iyot) testi,
meyve eti sertliği (lb/kg), toplam suda eriyebilir maddeler (TSEM)(%)
yöntemleri uygulanmış ve her iki yılda yapılan iki derim sonrasında
(1992: 6/10-27/10, 1993: 23/9-14/10) depolama ve aylık 20°C'ye aktarma
testleri uygulanmıştır. Depolama süresince meyve eti sertliği (lb/kg),
TSEM (%), pH, titre edilebilir asitlik, çeşitli renk kataloglarına göre
zemin renginin değerlendirilmesi, toplam ve indirgen şeker, toplam
klorofil yoğunluğu gibi testlerin yanında depolama ve aktarmalar sonucu
meyvelerde oluşan fizyolojik bozukluklar da yakından izlenmiştir.
Solunum çalışması 1993/94 yılında derim sonrasında 20°C'ye aktarılan
meyveler üzerinde yürütülmüştür. Olum çalışmalarında nişasta durumu 1-10
ıskalasına göre değerlendirilmiştir. 1992/93 depolama çalışmalarının en
önemli özelliği Deveci çeşidinin depolamada düşük sıcaklıktan
etkilenmesi sonucu 4 ay sonunda iç kahverengileşmesi (internal browning)
oluşturmasıdır. Bu nedenle 1993/94 depolama mevsiminde 0°C ile birlikte
4°C de sıcaklık olarak ele alınmıştır. Derimde daha erken davranılmış ve
6 ay saklama sonunda meyveler 0°C'de 4 ay sonra iç kahverengileşmesi
göstermişse de, 4°C'de saklananlar soğuktan etkilenmedikleri gibi kabuk
yanıklığı açısından da daha az zararlanma göstermişlerdir. Bu çalışma,
geliştirilen nişasta ıskalasında No.5-6 dolayında derilen Deveci
armutlarının 4°C'de 6 aydan fazla bir süre ile depolanabileceğini
vurgulamaktadır. Nişasta testi bazı elma çeşitlerinde olduğu gibi bu
armut çeşidinde de güvenilir bir derim ölçütü olarak
kullanılabilecektir. 4°C'de saklama meyvelerin altın sarısı renk
elmalarını sağlamakla birlikte özellikle ufak ve fizyolojik olgunluğu
tamamlayamamış meyvelerde düşük sıcaklığın "yüzeysel yanıklık" (scald)
üzerinde yapabileceği dolaylı olumsuz etkiyi de giderebilecektir. |
|
Anahtar
Kelimeler: Armut, Hasat
Sonrası, Depolama, Hasat Olumu, Deveci |
|
YALOVA
YÖRESİNDE YETİŞTİRİLEN KARANFİLLERİN UZUN SÜRELİ DEPOLAMA OLANAKLARININ
ARAŞTIRILMASI - 1995 Yayın No:72 |
|
Yürütücüleri:
Dr. Fisun G. ÇELİKEL, Doç.
Dr. Süleyman ERKAL, Kamil GÜRSAN |
|
ÖZET
Bu çalışma
1992-1995 yıllarında 3 değişik tomurcuk gelişme devresinde (sıkı, çatlak
ve fırça) kesilen karanfillerin uzun süreli depolama olanağı
araştırılmıştır. Aylık depolama periyotlarında açtırılan çiçeklerin
kalite ve vazo ömürleri seradan yeni kesilen açık çiçeklerle
karşılaştırılmıştır. Karanfillerin şeker içerikleri ve renk maddelerinde
(kalikste klorofil ve petalde antosiyan) depolama süresince meydana
gelen değişimler saptanmıştır. Depolama sonrası tomurcuklar ilk ay 20°C'de,
sonraki aylarda 28°C'de açtırılmıştır. Sıkı tomurcuklarda 20°C'de 10 gün
olan çiçek açma süresi, 28°C'de 5 güne inmiştir. Bu yüksek sıcaklıkta,
çatlak devrede kesilenler 3 günde, fırça devresinde olanlar 1 gün içinde
açılmıştır. Fırça devresinde kesilenlerde, depolama süresi 1 ayı geçtiği
zaman vazo ömrü kısalmıştır. Çatlak devrede kesilenler ve sıkı
tomurcuklar 3-4 ay depolanmıştır. Çeşitler arasında Dianora dayanıksız,
Tagik ve Simona daha dayanıklı bulunmuştur. 1995 yılında tomurcuklar 25°C'de
açtırılmıştır. Bu sıcaklıkta sıkı devre 5-6 günde, çatlak olanlar ise
3-4 günde açılmıştır. Simona çeşidi, diğer çeşide göre daha dayanıklı
bulunmuştur. En iyi sonuç çatlak devrede kesilenlerden elde edilmiştir.
Bu nedenle, renkli petallerin henüz görülmeğe başladığı 'çatlak'
tomurcuk devresi, uzun süreli depolama için en uygun kesim zamanı olarak
saptanmıştır. Çatlak tomurcuk devrede kesilen karanfilin, dayanım gücü
ve çiçek kalitesi bozulmadan, 0°C'de 4 ay depolanabileceğini
göstermiştir. İncelenen çeşitler arasında Tempo en iyi sonucu vermiştir.
Masai çeşidinin dayanım gücü, önceki denemede olduğu gibi, daha zayıf
bulunmuştur. Sonuç olarak, renkli petallerin henüz görülmeğe başladığı
çatlak tomurcuk devresi, uzun süreli depolama için en uygun kesim zamanı
olarak saptanmıştır. Depolama öncesi gerekli uygulamalar ile (fungal
gelişmeye karşı %0.1'lik Rovral çözeltisine daldırma ve 2°C'de 20 saat
süre ile 560 mg/l gümüş tiyosülfat 'GTS' + 100 g/l sakkaroz + 200 mg/l
8-hidroksiquinolin sitrat '8-HQC' uygulaması), tomurcuk kesilen
karanfillerin kuru olarak paketlenmiş durumda, 0°C sıcaklıkta 4 ay
depolanabileceği saptanmıştır. Depolama sonrası açtırma çözeltisi (70
g/l sakkaroz + 200 mg/l 8-HQC + 50 mg/l AgNO3) içinde 25°C'de 3-4 günde
açan çiçeklerde baş çapı ve vazo ömrünün, yeni kesilen (açık) çiçeklere
benzer olduğu saptanmıştır. |
|
Anahtar
Kelimeler:
Karanfil, Hasat Sonrası,
Depolama, Tomurcuk Kesim, Çiçek Açma, Vazo Ömrü |
|
ÜRETİMİ
ÖNGÖRÜLEN BAZI ELMA ÇEŞİTLERİNDE UYGULAMADA ÖNEMLİ OLAN OLGUNLUK
PARAMETRELERİNİN SAPTANMASI II. (YAZLIK ÇEŞİTLER) - 1995 Yayın No:73 |
|
Yürütücüleri:
Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Doç. Dr. Kenan
KAYNAŞ, Doç. Dr.
Masum BURAK |
|
ÖZET
OECD istekleri
doğrultusunda üretimi öngörülen veya ümitvar elma çeşitlerinde nişasta
(iyot testi) standartlarının hazırlanması, bu standartlar sonucu
oluşacak nişasta ıskalası ile yeni olgunluk çalışmalarında yaygın olarak
kullanılan ve uygulamada önemli “meyve sertliği” ve “toplam suda
çözünebilir maddeler” (TSEM) değerleri arasındaki ilişkilerin durumu ve
ülkemizde elmalarda derim sonrası konusunda en önemli bir sorun gibi
gözüken “derim olumunun” saptanmasına bir çözüm getirilmesi amacı ile
sürekli olarak sürdürülen çalışmaların II. bölümünde 1992-1993 ve 1994
yıllarını kapsayan süreç içinde iki adet erkenci (Stark Earliest, Beacon),
bir adet orta mevsim (Jonathan) ve üç adet geç olgunlaşan (Amasya,
Mutsu, Blacstayman Improved) toplam 6 elma çeşidi ele alınmıştır. Söz
konusu çeşitlerde farklı olum tarihlerinde sertlik değerleri ve nişasta
testi yapılmıştır. Nişasta testi sonunda her olum dönemi için
fotoğraflar yardımı ile nişasta ıskalası hazırlanmıştır. Stark Earliest
ve Beacon çeşitlerinde ağaç üzerinde olgunlaşmanın yeknesak olmaması
nedeniyle derim zamanının saptanmasında meyve üst rengine bakmanın daha
etkin bir yol olacağı kanısına varılmıştır. Jonathan çeşidinde
derim-depolama ilişkisinin çözümlenmesi amacıyla 30/9 tarihinde yapılan
derimin 00C’de uzun süre depolanabileceği, erken yapılan derimde kabuk
yanıklığı (scald)’nın depolamayı sınırlayıcı bir faktör olduğu
belirlenmiştir. Amasya, Mutsu, Black Stayman Improved çeşitleri için
ideal derim zamanının saptanması amacıyla fotoğraflarla nişasta (iyot)
testi standardı oluşturulmuştur. |
|
Anahtar
Kelimeler: Elma, Yazlık
Çeşitler, Hasat Sonrası, Depolama, hasat Olumu |
|
BAZI SEBZE
TÜRLERİNİN KONTROLLÜ VE MODİFİYE ATMOSFERDE DEPOLAMA OLANAKLARI ÜZERİNDE
ARAŞTIRMALAR - 1995 Yayın No:74 |
|
Yürütücüleri:
Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Doç.
Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Uz. Nurten SÜRMELİ |
|
ÖZET
1993- 1995 yılları
arasında yapılan bu çalışmada; önemli bazı sebze türlerinin normal,
modifiye ve kontrollu atmosferde depolanma olanakları karşılaştırmalı
olarak incelenmiştir. Domates, patlıcan, dolma biber ve sivri biberde
12°C, karnabahar, kırmızı lahana ve baş salatada 1°C sıcaklık ve %90-95
oransal nem içeren soğuk odalarda yapılan çalışmada, pasif MA olarak
deliksiz LDPE, delikli LDPE ve PVC; KA sisteminde ise ürün türüne göre
farklı gaz karışımları kullanılmıştır. Ürün türüne göre depolama
süresince belirli zaman aralıklarında kimyasal bileşimdeki değişimler,
ağırlık kayıpları, görsel kalite değerlendirmeleri yapılarak, kayıplar
tanımlanmış, depolama uygulamalarına göre bu kayıpların kontrolu
değerlendirilerek, türlere göre bu uygulamalarda depolama süreleri, en
uygun KA ve MA koşulları saptanmıştır. Bulgularımıza göre; sebze
türlerinde KA koşullarında depolama ile kalite kaybı en az düzeye
düşürülerek muhafaza süresi önemli düzeyde uzamıştır. Diğer yandan, PVC
kullanılarak yaratılan MA koşulu, LDPE kullanımlarına göre daha iyi
sonuç vermiştir. Depolama süresince KA ve MA uygulamalarında ağırlık
kaybı önemli düzeyde önlenmiştir. Özellikle KA koşullarında ürün
metabolizmasındaki değişimler (titre edilebilir toplam asitlik, indirgen
şeker, toplam şeker, nişasta, askorbik asit, renk kayıpları, meyve eti
sertliği) NA’e göre önemli derecede yavaşlamıştır. En uygun gaz
karışımı ve bu koşulda depolama süresi; yeşil olgun domates için %3.5 O2
+ %3 CO2, 70 gün; patlıcan için %3 O2 + %3 CO2, 40 gün; dolma biber için
%5 O2 + %5 CO2, 35 gün; sivri biber için %3 O2 + %5 CO2, 70 gün;
karnabahar için %3 O2 + %3 CO2, 40 gün; kırmızı lahana için %3 O2 + %5
CO2, 180 gün; baş salata için %3 O2 + %3 CO2, 20 gün olarak
saptanmıştır. |
|
Anahtar
Kelimeler:
Sebzeler, Hasat Sonrası,
Depolama, MA, KA |
|
SOĞAN
KURUTMA, OLGUNLAŞTIRMA VE MUHAFAZASINDA YIĞIN ŞEKLİNDE DEPOLAMA SİSTEMİNİN
KULLANIM OLANAKLARI - 1995 Yayın No:75 |
|
Yürütücüleri:
Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Gülay BEŞİRLİ, Uz.
Eray DAMGACI |
|
ÖZET
1993/94 ve 1994/95
depolama dönemlerinde 8 ay hava ve mekanik soğutmalı sistemde yığın
şeklinde muhafaza sonunda Akgün-12, Kantartopu-3 ve Valensia soğan
çeşitlerinin yapraklı ve temizlenmiş yumrularında filizlenme, çürüme,
toplam kayıp ve potansiyel filizlenme değerleri dikkate alınarak
depolama potansiyelleri saptanmıştır. Ayrıca, bu sistemde en uygun yığın
yüksekliği de tespit edilmiştir. Toplam depo kaybı temizlenmiş
yumrularda, yapraklı yumrulara göre daha az olmuştur. Ancak filizlenme
ve çürümeden ileri gelen kayıplar yönünden bu uygulamalar arasında
farklılık saptanmamıştır. Yığın yüksekliğinin 2 m olarak seçilmesi uygun
bulunmuştur. Gerek kayıplar gerekse depolama girdileri dikkate
alındığında yığın şeklinde muhafaza, kasa ile muhafazaya göre daha
ekonomik uygulama olmuştur. |
|
Anahtar
Kelimeler: Soğan, Hasat
Sonrası, Depolama |
|