1991 - 1995

BAZI PATLICAN ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR I.PALA-49 - 1991

Yürütücüleri: Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Yusuf İNAN

ÖZET

1989 ve 1990 yıllarında Pala-49 patlıcan çeşidinin 4°C, 8°C, 12°C ve 20°C sıcaklıklarda, meyve yapısında meydana gelen değişimler, üşüme zararı, yaşlanma, depolamada polietilen ve film-plastik kullanımı ile hasat sonrası Semperfresh uygulamalarının kalite ve ağırlık kaybına etkisi incelenmiştir.

Depolama süresince titre edilebilir asitlik, askorbik asit, indirgen şeker, nişasta, toplam azot ve ham protein miktarında sürekli azalma, suda eriyebilir kuru madde oranında önce azalma sonra artış, sakkaroz ve toplam şeker miktarlarında ise önce artış sonra hızlı azalış saptanmıştır. Patlıcan örneklerinin solunum hızları sıcaklık yükseldikçe artmış ve depolama süresince solunum hızı seyri, patlıcanın klimakterik göstermeyen sebze türü olduğunu göstermiştir. Depolamada ağırlık kaybı sıcaklık yükseldikçe artmiş ve ambalajsız depolamada ortalama %11.04 toplam ağırlık kaybı, polietilenli karbon kutuda %4.50, polietilen torbada depolamada %1.49 ve film-plastik ile kaplamada %0.47 oranında düğmüştür. Hasata sonarası Semperfresh uygulamaları ağırlık kayıplarına etkili olmazken, çanak yapraklardaki kurumayı önemli ölçüde önlemiştir. Üşüme zararı ve yaşlanma depolamayı sınırlayan en önemli faktörler olmuştur. Bulgularımıza göre 7-10 günlük kısa süreli depolamada 8°C uygun bulunmuştur. 12°C sıcaklıkta ise en fazla 15 gün depolama yapılabilir. 12°C’de polietilen kullanılarak bu depolama süresi 21-22 güne uzatılabilir.

Anahtar Kelimeler: Patlıcan, Semperfresh, Su Kaybı, Depolama Sıcaklığı, Ambalaj

BAZI SARIMSAK ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR - 1991

Yürütücüleri: Dr. Kenan KAYNAŞ,  Dr. Tamer TÜRKEŞ

ÖZET

 1988 yılında başlayıp üç yıl devam eden çalışmalarda Yalova koşullarında yetiştirilen Kastamonu ve Balıkesir sarımsak çeşitlerinde dikim zamanın, Mepiquat chlorit, MH-30 ve Fazor kullanımının, farklı gübre uygulamalarının, farklı kurutma ve olgunlaştırma koşullarının hem verim hem de depolama kalitelerine etkileri araştırılmıştır. Ayrıca depolama süresince sarımsak yumrusunda meydana gelen kimyasal değişimler saptanmıştır.

Verim ve depolamadaki kayıplara göre en uygun dikim zaman,Kastamonu çeşidi için Şubat ayı, Balıkesir çeşidi için Ocak ayı alarak saptanmıştır. Mepiguart chloritin Kastamonu çeşidinde 1988 yılında 200 cc/da’lık dozu verimde %32.4 oranında verim artışına neden olmuş ve toplam kayıp yönünden kontrol ile aynı sınıfta yer alırken, 1989 yılında hem Kastamonu hem Balıkesir çeşitlerinde verim  ve toplam kayıp yönünden etkili bulunmuştur. Hasattan önce MH-30 ve Fazor uygulamalarında depolama kayıpları önemli ölçüde azalmıştır. Uygulamaların verime etkisi bulunmamış ve her iki büyümeyi düzenleyicinin hasattan 15 gün önce 1000 ppm‘lik dozu en iyi sonucu vermiştir. Farklı gübre uygulamalarında Kastamonu çeşidinde verilen azot dozu artıkça verimde artış saptanmış, fosfor ve potasyum miktarlarının etkisi bulunmamıştır. Ancak azot düzeyindeki artış depolamada kayıp oranının da artmasına neden olmuştur. Gerek verim gerek depolama kayıpları yönünden Yalova koşullarında saf madde hesabı ile 14kg/da azot 24kg/da süper fosfat  ve 5kg/da potasyum içeren N2P2K1 uygulaması en iyi sonucu vermiştir. Farklı koşullarda yapılan kurutma ve olgunlaştırmada,sıcak hava kullanılan kontrollü koşullarda yapılan kurutma ve olgunlaştırma, tarlada doğal olarak güneş altında yapılan uygulamalara göre depo kayıplarının önemli ölçüde azalmıştır. Sarımsak çeşitleri için 3 gün 30°C sıcaklıkta kurutma.4-12 gün 20°C sıcaklıkta olgunlaştırma önerilebilir. Kurutmada hava hızı 425m3/saat-ton, olgunlaştırmada 175 m3/saat-ton olmalı ve olgunlaştırma aşamasında oransal nem %75’den aşağı olmamalıdır. Genel bir sonuç olarak, 9 ay depolama sonunda Kastamonu sarımsak çeşidinde ortalama %20-25, Balıkesir sarımsak çeşidinde %25-30 dolayında saptanan toplam kayıp değerleri; Kastamonu çeşidinin depolanabilme özelliğinin Balıkesir çeşidine göre daha iyi olduğunu ve 3 ay 8°C+4 ay 4°C+2 ay 0°C olarak seçilen depolama rejiminin bu kayıp değerleriyle daha ekonomik bir depolama yapılabileceğini göstermektedir.           

Anahtar Kelimeler: Sarımsak, Hasat Sonrası, Kurutma, Depolama, Mepiquat chlorit, MH-30, Fazor

MARMARA BÖLGESİNİN MUHTELİF YÖRELERİNDE YETİŞTİRİLEN BAZI ÖNEMLİ ARMUT ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR V.BEURRE BOSC - 1992
Yürütücüleri: Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Dr. Ümit ERTAN, Dr. Mustafa BÜYÜKYILMAZ

ÖZET

1989/90 ve 91/92 yıllarını kapsayan çalışmalarla Yalova ekolojisinde yetiştirilen Beurre Bosc armut çeşidinin yöresel derim olumu standartları, depolama kapasiteleri ve yeme olumu özellikleri nişasta (iyot) testi, meyve eti sertliği, toplam suda eriyebilir maddeler (TSEM) titre edilebilir asitlik, pH, toplam şeker, klorofil yoğunluğu ve miktarı, zemin rengi, fizyolojik bozukluklar ve tad skorları açısından incelenmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda meyvelerin 6.9-5.9 kg (15-13 lb.) meyve eti sertliğinde, nişastanın açılma döneminin başlangıcında ve minimum % 13-16 TSEM değerlerinde toplandığında 3.5-4 ay süre ile depolanabileceği saptanmıştır

Anahtar Kelimeler: Armut, Beurre Bosc, Hasat Olumu, Depolama

BAZI SOĞAN ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR III  - 1992

Yürütücüleri: Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Yusuf İNAN

ÖZET

1988 yılında başlayıp üç yıl devam eden bu çalışmada, yerli ve yabancı soğan çeşitlerinde tohum ve fideden yetiştirmenin, arpacık dikim sıklığının, farklı gübre uygulamalarının, verim ve depolama kalitesine etkisi, hasat sonrası farklı koşullarda kurutma ve olgunlaştırmanın depolama kalitesine etkisi incelenmiştir. Ayrıca, soğutmalı ve soğutmasız depolarda muhafaza edilen arpacıklarda depolama kayıpları araştırılmıştır.

Tüm çeşitlerde, fideden ve tohumdan yetiştiricilikte verim yönünden farklılık bulunmamış, depolama kayıpları fideden yetiştirilen soğanlarda, daha az olmuştur kontrollü koşullarda, sıcak hava ile yapılan kurutma ve olgunlaştırma, tarlada doğal olarak güneş altında kurutulup olgunlaştırmaya göre depolama kayıplarını önemli ölçüde azaltmıştır. Soğan çeşitleri için, 3 gün 30°C sıcaklıkta kurutma, 8-12 gün 20°C sıcaklıkta olgunlaştırma önerilebilir. Kurutmada hava hızı 425 m3/saat-ton olgunlaştırmada 175 m3/saat-ton ve olgunlaştırma aşamasında oransal nem %75’den az olmamalıdır. Kantartopu-3 ve Akgün –12 soğan çeşitlerinin arpacıklarının soğutmalı depoda muhafaza edilmesi depolama kayıplarını önemli ölçüde azaltmıştır. Soğutmalı depoda, arpacıklar %10-15 toplam kayıpla 6 ay depolanabilir. Trakya Yarım Kırması çeşidinde verim ve depolama kayıpları dikkate alındığında en uygun gübre dozu 10:10:5 kg/da N:P:K olarak saptanmıştır. Verilen azot miktarları arttıkça verimde artış sağlanmış ancak depolama kayıpları artmıştır. Fosfor ve Potasyum gerek verim gerekse depolama kayıpları yönünden bir etkisi saptanmamıştır. Yine aynı çeşitte sıra üzeri dikim sıklığı azaldıkça verim yükselmiş ancak yumru büyüklüğü önemli ölçüde küçülmüştür. Dikim sıklığı büyüdükçe yumru büyüklüğü artmış ancak büyük yumruların depolama kayıpları fazla olmuştur. Pazarlanabilir yumru büyüklük oranları, verim ve depolama dikkate alındığında sıra üzeri mesafenin 8 cm olması uygun bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Soğan, Gübreleme, Hasat Sonrası, Depolama

BAZI ELMA VE ARMUT ÇEŞİTLERİNDE SEMPERFRESH KULLANIMININ MEYVELERİN DERİM SONRASI ÖZELLİKLERİNE ETKİLERİ  - 1992

Yürütücüleri: Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Dr. Ümit ERTAN, Dr. Mustafa BÜYÜKYILMAZ

ÖZET

1988/89, 89/90 ve 90/91 yıllarında dört elma ve bir armut çeşidinde yapılan çalışmalarda organik kökenli bir polimer olan meyve kaplama maddesi semperfresh'in (SMF) meyvelerin derim sonrası özelliklerine olan etkisi araştırılmıştır. SMF su kaybını önlememiş, solunum hızını azaltmış, meyve eti sertliğini ve asit/şeker oranını yüksek tutmuş, klorofil parçalanmasını yavaşlatmış ve meyvelerin albenisini iyileştirmiştir. Ancak meyvelerde 4-5 ay depolama sonucunda mayhoş tad belirmiş ve depolama uzadıkça "öz kızarması" gerek depolama sonrasında gerek 20°C'ye aktarılan meyvelerde fazlalaşmıştır. Williams armutlarında sertlik pek etkilenmemiş, fakat 20°C'de yüksekliğini korumuş asitlik ve klorofil kontrollere kıyasla yüksek düzeyde kalmışsa da asıl istenmeyen durum meyvelerin 20°C'de yeknesak olgunlaşmaması olarak gerçekleşmiştir. Elma muhafazasında SMF'den 0°C'de kısa süreli depolamada veya yüksek derecelerde uzun süre depolanan armutlarda ise uzun 0°C'de depolamada yararlanılabileceği anlaşılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Armut, Elma, Semperfresh, Hasat Sonrası, Depolama

NORMAL VE KONTROLLU ATMOSFER KOŞULLARININ DOĞA VE KÜLTÜR MANTARLARININ HASAT SONRASI MUHAFAZA VE KALİTE ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ   - 1992

Yürütücüleri: Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Fisun G. ÇELİKEL, Dr. Ümit ERTAN, Dr. S. Erol IŞIK

ÖZET

İki bölümde yürütülen çalışmalarla yüksek CO2 ve düşük O2 kombinasyonlarının kültür mantarı, Agaricus bisporus'un derim sonrası özelliklerine etkisi, özellikle yüksek solunum hızına sahip olan mantarın pazarlama zinciri içinde "taşınması" sırasında ortamın yüksek CO2 düzeyi nedeniyle kalite muhafazası yönünden; ağırlık kaybı, şapka büyümesi, sap uzaması, sap çapı daralması, kalite (görünüm, koku, renk değişimi, şapka açılması) gibi parametreler ışığında araştırılmıştır. Denenen kombinasyonlar içinde % 5 CO2 - % 1.5 O2 karışımı irdelenen tüm parametreler açısından en olumlu sonucu vermiş ve bu atmosfer bileşiminde mantarlar 0°C'de 20 gün saklama ve 2 gün 20°C'de bekletilme sonucunda kalitelerinden çok az oranda kayba uğramışlardır.

Anahtar Kelimeler: Mantar, Yüksek CO2, Düşük O2, Hasat Sonrası, Depolama

MARMARA BÖLGESİNDE YETİŞTİRİLEN BAZI STANDART ELMA ÇEŞİTLERİNDE GÖZLENEN ÖNEMLİ FİZYOLOJİK BOZUKLUKLAR ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR I. ACI BENEK  - 1992

Yürütücüleri: Dr. Ümit ERTAN, Dr. Çağlar GENÇ, Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Uz. İtidal MOLTAY

ÖZET

1983/84 ve 1984/85 saklama mevsimlerinde Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsünde yürütülen bu araştırmada değişik Ca tuzlarının Agrol ıslatıcısı ile Benomyl'den oluşan kombinasyonlarıyla yapılan derim sonrası uygulamaların 0°C'de saklama sırasında Starking Delicious ve Starkrimson Delicious çeşitlerinin acı benek ve bazı kalite özellikleri ile fungal çürüklükler üzerindeki etkileri araştırılmıştır.

Kalsiyum klorürün %2.8’lik gibi oldukça yüksek dozunda dahi meyvelerde lentisel zararı gözlenmemesi, bu kimyasal bileşiğin derim sonrası uygulamalarda Ca(NO3)2’a kıyasla daha emniyetli olduğunu göstermektedir. Kalsiyum klorürün bir kleyt formu olan stopit CaCl2 ile kıyaslandığında, acı beneği kontrolde bir avantaja sahip olmadığı belirlenmiştir. Saklama sırasında benomyl her iki çeşitteki fungal çürümeleri etkin bir şekilde kontrol etmiştir. Kalsiyum klorür - ıslatıcı ve benomyl kombinasyonunun lentiseller üzerinde olumsuz bir etkisi gözlenmemiş ve bu nedenle de bu kombinasyonun denemede verilen sınırlar içinde çok amaçlı kullanılarak meyvedeki kalite riskini en alt düzeye indirebileceği saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Elma, Acı Benek, Hasat Sonrası, Depolama

BAZI DOMATES ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR III. INVICTUS - ŞENCAN-9   - 1992

Yürütücüleri: Dr. Kenan KAYNAŞ, Uz. Nurten SÜRMELİ

ÖZET

1991 ve 1992 yıllarında yapılan bu çalışmada, Invictus ve Şencan-9 domates çeşitlerinde olgunluk standartları, farklı olgunluktaki meyvelerin 4°C, 8°C ve 12°C'de depolanma potansiyelleri, 20°C'de pazarlama süreleri metabolik değişimler, fizyolojik ve mantari bozulmalar dikkate alınarak araştırılmıştır. Ayrıca, hasattan sonra ethrel, kalsiyum karpit ve potasyum permanganatın kullanım olanakları ile üşüme zararı ve önsoğutma uygulamalarının depolamaya etkileri incelenmiştir.

            İnvictus ve Şencan-9 domates çeşitleri depolama ve pazarlama amacıyla, yeşil olum, dönüşüm dönemi, pembe olum, açık kırmızı olum olmak üzere beş ayrı olgunlukta hasat edilebilirler. Genel olarak olgunluk döneminde depolama süresince ileri olgunluk aşamalarına göre daha fazla ağırlık kaybı saptanmıştır. Depolama süresince meyve eti sertliğindeki azalma belirgin olmuş ve meyve eti sertliğindeki azalma belirgin olmuş ve meyve yumuşaması depolama süresini etkileyen özellik olmuştur. Depolama süresince meyve eti sertliği, titre edilebilir asitlikte azalma, suda eriyebilir kuru madde oranında artış saptanmıştır. Su ve hava ile soğutma uygulamalarında, yarı soğutma süresi hava ile ön soğutmada 38 dakika, su ile ön soğutmada 11 dakika olarak saptanmıştır. Su ile ön soğutmanın meyvelerde olgunlaşmanın yavaş ve depolama süresince ağırlık kaybının az olmasına karşılık, depolamada çürüme oranı artmıştır.

Anahtar Kelimeler: Domates, Önsoğutma, Hasat Sonrası, Depolama

BAZI ÖNEMLİ NEKTARİN ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR  - 1993 Yayın No:10

Yürütücüleri:  Doç. Dr. Ümit ERTAN, Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Gürkan ŞARLAR

ÖZET

Bu çalışma 1988-1992 yılları arasında Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsünde Standart nektarin çeşitlerinden İndependence ve Nectared-6 çeşitlerinin derim olumlarını saptamak amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla meyve bünyesi, solunum klimakteriği, zemin rengi, toplam krolofil, SÇKM (suda eriyebilir kuru maddeler), meyve eti sertliği kombinasyonu, şekerler, asitlik ve olgunlaşma süresi parametreleri üzerinde çalışılmıştır. İncelenen parametreler içinden bu çeşitlerin derim olumunun kullanılması durumunda, en güvenli sonuçlar Nectared-6 çeşidinde meyvenin zemin rengi ile meyve eti setliğinden alınırken, İndependence çeşidinde sıvama bir üst renk oluşması nedeniyle yalnız meyve eti sertliğinden elde edilmiştir. Birden fazla olgunluk ölçütünün kullanılması durumunda ise her iki çeşitte de en güvenli sonuçları meyve eti setliği ile SÇKM içerikleri kombinasyonu vermiştir. Denemeden elde edilen sonuçlara göre Nectared-6 çeşidinde olgunlaşma, meyvenin açık yeşil olan zemin renginin tamamen sarıya (pantone color speficier renk kataloğuna göre 120U-121U) döndükten sonra tamamlanmaktadır. Derim olumunun saptanmasında salt meyve eti sertliği dikkate alındığında, Nectared-6 çeşidinde meyve eti sertlik değeri 12-13 lb, İndependence çeşidinde ise 12 lb civarında düştüğünde meyvelerin büyük çoğu,derimden sonra normal olarak olgunlaşmamışlardır. Ancak SÇKM içerikleri ile meyve eti sertliği kombine edildiğinde bu çeşitlerin derim olumunu saptamak için verilen marjinal meyve eti sertlik değeri yükselmiştir. Buna göre, Nectared-6 çeşidinde meyvelerin SÇKM içerikleri %11, İndependence çeşidine göre ise %10.50’ye ulaştığında, sertlik değerindeki marjinal sınırlar her iki çeşitte de yükselerek sırasıyla 14-15 lb düzeylerine çıkmış ve olgunlaştırıldıklarında da büyük çoğunluğu tüketicinin istediği kaliteye erişmiştir.

Anahtar Kelimeler: Nektarin, Hasat Sonrası, Depolama, Nectared-6, Independence

MARMARA BÖLGESİNDE YETİŞTİRİLEN ÖNEMLİ ELMA ÇEŞİTLERİNİN NORMAL VE KONTROLLÜ ATMOSFERDE MUHAFAZALARI ÜZERİNDE KARŞILAŞTIRMALI ARAŞTIRMALAR-II  - 1993 Yayın No:11

Yürütücüleri: Doç. Dr. Ümit ERTAN, Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Dr. Fahrettin ÖZ

ÖZET

Bu çalışma 1982/83 saklama mevsiminde, Marmara bölgesinin yaygın standart çeşitlerinden Starking Delicious, Starkrimson Delicious, Golden Delicious ve Starkspur Golden Delicious çeşitleri üzerine yürütülmüştür. Denemede tek yönlü KA (kontrollü atmosfer) yöntemi ile (%0.7 CO2 - %14 02) çift yönlü KA yönteminin (%3 CO2 - %3 O2 ) anılan çeşitlerin saklama potansiyeli üzerindeki etkileri akıcı sistemde NA’le (normal atmosfer) karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sonuçlar tek yönlü KA yönteminin 6 aylık saklama süresi içinde Golden Delicious ve Starkspur Golden Delicious çeşitleri için kalite riski taşımadığını göstermektedir. ancak elmalardaki CO2 zararı ve meyve tekstüründeki unlaşma  bu yöntemin Starking Delicious ve Starkrimson Delicious çeşitlerinde kullanılmasını engelleyen etmenler olarak görülmüştür. Saklama süresi 6 ay geçmesi durumunda, tek yönlü KA yönteminde olgunluğun hızlanmasından doğan kalite riski (asit içeriğindeki azalışlar, meyve etindeki yumuşama, vb.) artmış ve bu nedenle de uzun süreli saklama periyodunda Golden Delicious ve Strakspur Golden Delicious çeşitlerinde %7 CO2’den daha yüksek CO2 içeren atmosfer bileşenleri deneninceye kadar 4 çeşit içinde meyve endüstrisine çift yönlü KA yönteminin önerilmesi sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Elma, Hasat Sonrası, Depolama, KA

ÜRETİMİ ÖNGÖRÜLEN BAZI ELMA ÇEŞİTLERİNDE ÖNEMLİ OLAN OLGUNLUK PARAMETRELERİ (ÖLÇÜT)’NİN SAPTANMASI-I  - 1993 Yayın No:12

Yürütücüleri: Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Doç. Dr. Masum BURAK

ÖZET

OECD istekleri doğrultusunda, belirtilen elma çeşitlerinde (iyot testi) standartlarının hazırlanması, bu standartlar sonucu oluşturulacak ıskalası ile yine olgunluk çalışmalarında erensel olarak kullanılan ve pratik açıdan önemli”meyve eti sertliği “ve “toplam suda çözünebilir madde (TSEM)” değerleri arsındaki ilişkinin durumu ve ülkemizde derim sonrası konusunda en önemli sorun gibi gözüken “derim olumunun “saptanmasına bir çözüm getirmesi amacıyla 1991-1992 yıllarını kapsayan bir süre içinde ilk aşamada Starking Delicious, Starkrimsom Delicious, Golden Delicious,Starkspur Golden Delicious ve Granny Smith elma çeşitleri üzerinde çalışmalar yürütülmüştür. Bu çalışmada meyveler çöğürle birlikte ülkemizin çeşitli ekolojisine uygun bir bodur anaç olan MM-106 üzerinde gelişen ağaçlardan toplanmış böylece bodur anacın bu üç ölçüt açısından meyve kalitesi üzerine olan etkileri de araştırılmıştır. Meyveler ekvatoral olarak kesilmiş ve alt kısmının yüzeyine içinde %1 iyot ve %4 potasyum iyodur bulunan çözelti, bir fırça ile sürülerek nişasta profilinin tam oluşması için 15-20 dakika beklenmiş ve örneklerin toplu, örneği simgeleyen 5 meyve ve aynı olum içinde farklı nişasta dağılımı gösteren meyvelerin tek tek fotoğrafları çekilmiştir. Tek meyve fotoğrafları çalışmalar sonunda ayrıntılı olarak incelenmiş ve No 1 tamamen nişasta ile kaplı (lacivert) No 10 ise tamamen açık (renksiz) olmak üzere iki limit arasına diğer açılmalar göreceli olarak yerleştirilmiş ve böylece o çeşide özgü “1-10 skoruna göre hazırlanmıştır. Tüm bu çalışmalar sonucunda nişasta incelenen bu 5 elma çeşidinde (Starking Delicious, Starkrimsom Delicious, Golden Delicious, Starkspur Golden Delicious ve Granny Smıth)derim olumunun saptanması amacı ile üreticiye güvenle verile bileceği sonucuna varılmıştır. Üreticide elinde bulunduracağı nişasta ıskalasını, uygulamış olduğu iyot testi sonucu ile kolayca kıyaslayarak ideal derim olumunu saptayabilecektir. Literatür çalışmaları ile gerek kuruluşumuzda gerek ülkemizde diğer kuruluşlarda yapılan depolama çalışmaları sonuçları ayrıntılı olarak incelenip nişasta testi ile karşılaştırıldıklarında Starking Delicious ve Starkrimsom Delicious için en ideal derim olumu ıskalamızda No 4 ve erken –geç derim limitleri No 3 ve No 5, Starkspur Golden Delicious için ideal derim olumu ıskalamızda No 5, erken-geç derim limitleri No 4 ve No 6, Granny Smith için ideal derim ıskalamızda No 7,erken-geç derim limitleri ise No 6ve No 7’dir.

Anahtar Kelimeler: Elma, Hasat Sonrası, Depolama, Hasat Olumu, Nişasta Testi

YALOVA (İSTANBUL) BÖLGESİNDE YETİŞTİRİLEN KARANFİLLERİN KESİM SONRASI DÖNEMDE DAYANIM GÜÇLERİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA - 1993 Yayın No:21

Yürütücüleri: Dr. Fisun G. ÇELİKEL

ÖZET

Bu çalışma, ülkemizde kesme çiçeklerin hasat sonrası fizyolojisi üzerinde yapılan ilk araştırmadır. Kesme çiçekler içinde, en fazla üretimi ve dışsatımı yapılan karanfilde ve önemli bir çiçek üretim yeri olan Yalova’da yürütülen bu çalışmada yetiştirme koşulları, bitki yaşı, örtü materyali, kesim mevsimi gibi kesim öncesi ekolojik ve kültürel faktörlerin ve kalıtsal bir faktör olan çeşidin çiçeğe kesim sonrası fizyolojisi ve vazo ömrü üzerine etkileri incelenmiştir. Ayrıca Gümüş tiyosülfat (GTS) uygulaması ve iki şekilde (suda ve kuru) yapılan depolama çalışması ile kesim öncesi faktörlere ek olarak, kesim sonrası koşulların çiçeğin dayanım gücü üzerine etkileri incelenmiştir. Denemelerin bir kısmı farklı yörelerde (Koruköy ve Çiftlikköy) bulunan değişik üretici seralarından (plastik) kesilen Astor çeşidinde yürütülmüştür. Aynı zamanda Enstitünün cam ve plastik seralarında yetiştirilen 5 çeşit (Red Deby, Astor, Scania, Pink Calypso, Aurigo) üzerinde çalışılmıştır. Deneme metaryali Haziran 1990 tarihinde dikilmiş olan bitkilerden sağlanmıştır. Çiftlikköy’de ayrıca 1988 ve 1989 yıllarında (Haziran ayında) dikilmiş olan bitkilerden kesim yapılarak bitki yaşının etkisi incelenmiştir. Bütün denemeler 1990 yılının sonbahar mevsiminde yapılan ilk kesim ile başlamış ve her mevsim kesim yapılarak 1991 yılının yaz mevsiminde bitirilmiştir. Böylece mevsimin etkisi her denemede incelenmiştir. Çiçeğin çeşitli fiziksel ve kimyasal özellikleri kesimden ve depolamadan sonra saptanmıştır. GTS’li çiçeklerde 1°C sıcaklıkta bir hafta kuru ve suda olmak üzere iki şekilde olan depolama çalışması kış mevsimi dışında her mevsim yapılmıştır. Tamamen açık (petallerin dış sırasının kaliks ile dik açı yaptığı zaman) kesilen karanfilin kesimden ve depolamadan sonraki vazo ömürleri standart koşullarda (20°C’de, %50-60 oransal nemde, 12 saat 1000 lüx ışıklanma altında, 2 saatte bir düşük hızda hava değişiminin saptandığı odada) GTS yapılan ve uygulanan çiçeklerde saptanmıştır. Ayrıca değişik yörelerden kesilen çiçeklerin 20°C’deki solunum hızları ölçülmüştür.  Çalışmada ele alınan farklı koşullardan kesilen çiçeklerin fiziksel özellikleri (çap, ağırlık gibi), kimyasal yapıları (şeker içeriği, renk maddeleri) ve 20°C’de ölçülen solunum hızları arasında önemli farklılıklar saptanmıştır. Bu farklılıklar ile vazo ömrü arasındaki ilişkiler tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Karanfil, Hasat Sonrası, Hasat Öncesi Faktörler, Vazo Ömrü, Mevsim, Örtü

BAZI PATLICAN ÇEŞİTLERİNİN HASAT SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR–II AYDIN SİYAHI- 55 - 1994 Yayın No:9

Yürütücüleri: Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Nurhayat FİLİZ, Jule KOLUDAR

ÖZET

1991 ve 1993 yıllarında Menemen koşullularında yetiştirilen “Aydın Siyahı-55” patlıcan çeşidiyle yapılan bu çalışmada 8°C, 12°C ve 20°C sıcaklıklarda depolanan meyvelerde meydana gelen metabolik değişimler, üşüme zararları ve yaşlanma ile depolarda polietilen ve film-plastik kullanım olanaklarıyla hasattan sonra uygulanan Semperfresh’in etkileri araştırılmıştır. Depolama süresince sıcaklığa bağlı olarak askorbik asit, nişasta toplam azot ve ham protein miktarlarında sürekli azalma; suda eriyebilir kuru madde oranı, titre edilebilir toplam asitlik, sakkaroz ve toplam şeker miktarı ile pH değerinde artış; indirgen şeker miktarında ise önce artış sonra azalma saptanmıştır. Depolama süresince ağırlık kaybı, sıcaklık yükseldikçe artmıştır. Ağırlık kaybı üzerine kullanılan ambalaj maddelerinin etkileri önemli bulunmuştur. Depolamada toplam ağırlık kaybı sıcaklığa bağlı olarak ambalajsız depolamaya göre polietilen kullanımıyla %50 oranında, film-plastik kullanımıyla %98 oranında azalmıştır. Semperfresh uygulamalarının ağırlık kaybına etkisi önemli olmazken, çanak yapraklardaki kurumayı önemli oranda azaltmıştır. 8°C sıcaklıkta depolamada üşüme zararı; 12°C ve 20°C sıcaklıklarda yaşlanma depolamayı sınırlayan en önemli faktörler olarak saptanmıştır. Bulgularımıza göre üşüme zararı, yaşlanma ve metobolik değişimler dikkate alındığında 8°C sıcaklık 5-10 gün sürecek kısa süreli depolama ve taşıma için uygun bulunmuştur. 12°C  sıcaklıkta ise, raf ömrü dikkate alınarak en fazla 15 gün depolama yapılabilir. Eğer depolama polietilen veya film plastik kullanılır ve depolamadan hemen sonra pazarlama yapılacaksa bu süre 20 güne kadar uzatılabilir. Hasattan sonra direk pazarlanacak patlıcanlarda raf ömrü (20°C) en fazla 10 gün olarak saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Patlıcan, Hasat Sonrası, Depolama, Ambalaj, Semperfresh

MARMARA BÖLGESİNDE YETİŞTİRİLEN STANDART ELMA ÇEŞİTLERİNDE GÖZLENEN ÖNEMLİ FİZYOLOJİK BOZUKLUKLAR ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR-II DEPO YANIKLIĞI VE ÇEKİRDEK EVİ KARARMASI  - 1994 Yayın No:46

Yürütücüleri: Doç. Dr. Ümit ERTAN, Dr. Fahrettin ÖZ, Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Uz. İtidal MOLTAY

ÖZET

Bu araştırmada 1992/93 ve 1993/94 saklama mevsimlerinde Yalova-Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nde değişik derim olumu, atmosfer bileşimi, saklama süresi ile farklı dozlardaki DPA (difenilamin) ve EQ'in (ethoxyquin) Granny Smith çeşidinin saklama potansiyeli üzerindeki etkileri incelenmiştir. Meyvelerin depo yanıklığı yoğunluğunda hızı olgunluk, uygulama, saklama süresi ve antioksidant dozuna göre değişen önemli farklar gözlenmiştir. Olgunluk evresi ve dozla meyvelerin depo yanıklığı arasında olumsuz, saklama süresiyle ise olumlu bir ilişki saptanmıştır. Başlangıçta elmaların 10 gün süreyle % 0.2-0.4 O2 baskısı altında tutulduktan sonra, düşük O2'de saklama yöntemiyle (%1.5O2 - %3CO2) depolanması, meyvelerin depo yanıklığına olan duyarlılığını azaltmıştır. Meyvelerin çekirdek evi kararma oranlarında uygulama ve saklama süresine göre değişen önemli farklar saptanmıştır. Elmalara uygulanan O2 baskısı arttıkça meyvelerin çekirdek evi kararması oranlarında önemli azalışlar meydana gelmiştir. Aynı eğilim CO2'te de gözlenmiş, ve bu nedenle en düşük çekirdek evi kararması O2 ve CO2 baskısının kombine edildiği uygulamadan (saklama periyodu başında 10 gün % 0.2-0.4 O2 +  %1.5O2 - % 3CO2) elde edilmiştir. Buna göre 8 aylık saklama periyodunun sonunda her iki olgunluk evresinde de NA'de saklanan meyvelerin tümünde (%100) çekirdek evi kararması görülürken en düşük oran %5.17 ile anılan KA uygulamasındaki örneklerde saptanmıştır. Granny Smith çeşidinde acı benekle ilgili olarak yapılan gözlemlerde derim olumu, uygulama ve saklama süresinin ne ölçüde meyvelerin acı benek oranları üzerinde etkili oldukları saptanmaya çalışılmıştır. Her iki saklama mevsiminde de incelenen bu parametrelerden uygulama ve saklama süresinin meyvelerin acı benek oranları üzerindeki etkileri istatistiksel olarak önemli, olgunluğun ise önemsiz bulunmuştur. Olgunluk evreleri arasında istatistiksel bir fark gözlenmemekle beraber, olgunluğun ilerlemesiyle meyvelerin acı benek oranlarında çok fazla belirgin olmayan azalışlar saptanmıştır. Kontrollü atmosferin olumlu etkisi bu fizyolojik bozukluk üzerinde de gözlenmiş, 8 aylık saklama periyodu sonunda KA uygulamaları arasında önemli bir fark gözlenmezken bu yöntemle saklanan tüm uygulamaların acı benek oranları NA'e kıyasla daha düşük düzeylerde bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Elma, Hasat Sonrası, Depolama, KA, Fizyolojik Bozukluklar

ÜRETİMİ ÖNGÖRÜLEN BAZI ÖNEMLİ ARMUT ÇEŞİTLERİNİN DERİM SONRASI FİZYOLOJİSİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR VI. DEVECİ  - 1994 Yayın No:48

Yürütücüleri: Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Doç. Dr. Mustafa BÜYÜKYILMAZ

ÖZET

1992/93 ve 1993/94 derim depolama mevsimlerinde yürütülen bu araştırma "Deveci" armut çeşidi üzerinde pazar aşamasında gözlediğimiz bazı sorunlara ışık tutma amacıyla yürütülmüştür. Materyal, Enstitü yakınındaki "Nurova Çiftliği"nden sağlanmış 1992'de 6/10'da başlamak üzere birer hafta aralıkla 4, 1993'de 2/9'da başlamak üzere 7 derim gerçekleştirilmiştir. Ağaç ve derim olumunun belirlenmesinde % 1'lik nişasta (iyot) testi, meyve eti sertliği (lb/kg), toplam suda eriyebilir maddeler (TSEM)(%) yöntemleri uygulanmış ve her iki yılda yapılan iki derim sonrasında (1992: 6/10-27/10, 1993: 23/9-14/10) depolama ve aylık 20°C'ye aktarma testleri uygulanmıştır. Depolama süresince meyve eti sertliği (lb/kg), TSEM (%), pH, titre edilebilir asitlik, çeşitli renk kataloglarına göre zemin renginin değerlendirilmesi, toplam ve indirgen şeker, toplam klorofil yoğunluğu gibi testlerin yanında depolama ve aktarmalar sonucu meyvelerde oluşan fizyolojik bozukluklar da yakından izlenmiştir. Solunum çalışması 1993/94 yılında derim sonrasında 20°C'ye aktarılan meyveler üzerinde yürütülmüştür. Olum çalışmalarında nişasta durumu 1-10 ıskalasına göre değerlendirilmiştir. 1992/93 depolama çalışmalarının en önemli özelliği Deveci çeşidinin depolamada düşük sıcaklıktan etkilenmesi sonucu 4 ay sonunda iç kahverengileşmesi (internal browning) oluşturmasıdır. Bu nedenle 1993/94 depolama mevsiminde 0°C ile birlikte 4°C de sıcaklık olarak ele alınmıştır. Derimde daha erken davranılmış ve 6 ay saklama sonunda meyveler 0°C'de 4 ay sonra iç kahverengileşmesi göstermişse de, 4°C'de saklananlar soğuktan etkilenmedikleri gibi kabuk yanıklığı açısından da daha az zararlanma göstermişlerdir. Bu çalışma, geliştirilen nişasta ıskalasında No.5-6 dolayında derilen Deveci armutlarının 4°C'de 6 aydan fazla bir süre ile depolanabileceğini vurgulamaktadır. Nişasta testi bazı elma çeşitlerinde olduğu gibi bu armut çeşidinde de güvenilir bir derim ölçütü olarak kullanılabilecektir. 4°C'de saklama meyvelerin altın sarısı renk elmalarını sağlamakla birlikte özellikle ufak ve fizyolojik olgunluğu tamamlayamamış meyvelerde düşük sıcaklığın "yüzeysel yanıklık" (scald) üzerinde yapabileceği dolaylı olumsuz etkiyi de giderebilecektir.

Anahtar Kelimeler: Armut, Hasat Sonrası, Depolama, Hasat Olumu, Deveci

YALOVA YÖRESİNDE YETİŞTİRİLEN KARANFİLLERİN UZUN SÜRELİ DEPOLAMA OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI  - 1995 Yayın No:72

Yürütücüleri: Dr. Fisun G. ÇELİKEL, Doç. Dr. Süleyman ERKAL, Kamil GÜRSAN

ÖZET

Bu çalışma 1992-1995 yıllarında 3 değişik tomurcuk gelişme devresinde (sıkı, çatlak ve fırça) kesilen karanfillerin uzun süreli depolama olanağı araştırılmıştır. Aylık depolama periyotlarında açtırılan çiçeklerin kalite ve vazo ömürleri seradan yeni kesilen açık çiçeklerle karşılaştırılmıştır. Karanfillerin şeker içerikleri ve renk maddelerinde (kalikste klorofil ve petalde antosiyan) depolama süresince meydana gelen değişimler saptanmıştır. Depolama sonrası tomurcuklar ilk ay 20°C'de, sonraki aylarda 28°C'de açtırılmıştır. Sıkı tomurcuklarda 20°C'de 10 gün olan çiçek açma süresi, 28°C'de 5 güne inmiştir. Bu yüksek sıcaklıkta, çatlak devrede kesilenler 3 günde, fırça devresinde olanlar 1 gün içinde açılmıştır. Fırça devresinde kesilenlerde, depolama süresi 1 ayı geçtiği zaman vazo ömrü kısalmıştır. Çatlak devrede kesilenler ve sıkı tomurcuklar 3-4 ay depolanmıştır. Çeşitler arasında Dianora dayanıksız, Tagik ve Simona daha dayanıklı bulunmuştur. 1995 yılında tomurcuklar 25°C'de açtırılmıştır. Bu sıcaklıkta sıkı devre 5-6 günde, çatlak olanlar ise 3-4 günde açılmıştır. Simona çeşidi, diğer çeşide göre daha dayanıklı bulunmuştur. En iyi sonuç çatlak devrede kesilenlerden elde edilmiştir. Bu nedenle, renkli petallerin henüz görülmeğe başladığı 'çatlak' tomurcuk devresi, uzun süreli depolama için en uygun kesim zamanı olarak saptanmıştır. Çatlak tomurcuk devrede kesilen karanfilin, dayanım gücü ve çiçek kalitesi bozulmadan, 0°C'de 4 ay depolanabileceğini göstermiştir. İncelenen çeşitler arasında Tempo en iyi sonucu vermiştir. Masai çeşidinin dayanım gücü, önceki denemede olduğu gibi, daha zayıf bulunmuştur.  Sonuç olarak, renkli petallerin henüz görülmeğe başladığı çatlak tomurcuk devresi, uzun süreli depolama için en uygun kesim zamanı olarak saptanmıştır. Depolama öncesi gerekli uygulamalar ile (fungal gelişmeye karşı %0.1'lik Rovral çözeltisine daldırma ve 2°C'de 20 saat süre ile 560 mg/l gümüş tiyosülfat 'GTS' + 100 g/l sakkaroz + 200 mg/l 8-hidroksiquinolin sitrat '8-HQC' uygulaması), tomurcuk kesilen karanfillerin kuru olarak paketlenmiş durumda, 0°C sıcaklıkta 4 ay depolanabileceği saptanmıştır. Depolama sonrası açtırma çözeltisi (70 g/l sakkaroz + 200 mg/l 8-HQC + 50 mg/l AgNO3) içinde 25°C'de 3-4 günde açan çiçeklerde baş çapı ve vazo ömrünün, yeni kesilen (açık) çiçeklere benzer olduğu saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Karanfil, Hasat Sonrası, Depolama, Tomurcuk Kesim, Çiçek Açma, Vazo Ömrü

ÜRETİMİ ÖNGÖRÜLEN BAZI ELMA ÇEŞİTLERİNDE UYGULAMADA ÖNEMLİ OLAN OLGUNLUK PARAMETRELERİNİN SAPTANMASI II. (YAZLIK ÇEŞİTLER)  - 1995 Yayın No:73

Yürütücüleri: Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Doç. Dr. Masum BURAK

ÖZET

OECD istekleri doğrultusunda üretimi öngörülen veya ümitvar elma çeşitlerinde nişasta (iyot testi) standartlarının hazırlanması, bu standartlar sonucu oluşacak nişasta ıskalası ile yeni olgunluk çalışmalarında yaygın olarak kullanılan ve uygulamada önemli “meyve sertliği” ve “toplam suda çözünebilir maddeler” (TSEM) değerleri arasındaki ilişkilerin durumu ve ülkemizde elmalarda derim sonrası konusunda en önemli bir sorun gibi gözüken “derim olumunun” saptanmasına bir çözüm getirilmesi amacı ile sürekli olarak sürdürülen çalışmaların II. bölümünde 1992-1993 ve 1994 yıllarını kapsayan süreç içinde iki adet erkenci (Stark Earliest, Beacon), bir adet orta mevsim (Jonathan) ve üç adet geç olgunlaşan (Amasya, Mutsu, Blacstayman Improved) toplam 6 elma çeşidi ele alınmıştır. Söz konusu çeşitlerde farklı olum tarihlerinde sertlik değerleri ve nişasta testi yapılmıştır. Nişasta testi sonunda her olum dönemi için fotoğraflar yardımı ile nişasta ıskalası hazırlanmıştır. Stark Earliest ve Beacon çeşitlerinde ağaç üzerinde olgunlaşmanın yeknesak olmaması nedeniyle derim zamanının saptanmasında meyve üst rengine bakmanın daha etkin bir yol olacağı kanısına varılmıştır. Jonathan çeşidinde derim-depolama ilişkisinin çözümlenmesi amacıyla 30/9 tarihinde yapılan derimin 00C’de uzun süre depolanabileceği, erken yapılan derimde kabuk yanıklığı (scald)’nın depolamayı sınırlayıcı bir faktör olduğu belirlenmiştir. Amasya, Mutsu, Black Stayman Improved çeşitleri için ideal derim zamanının saptanması amacıyla fotoğraflarla nişasta (iyot) testi standardı oluşturulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Elma, Yazlık Çeşitler, Hasat Sonrası, Depolama, hasat Olumu

BAZI SEBZE TÜRLERİNİN KONTROLLÜ VE MODİFİYE ATMOSFERDE DEPOLAMA OLANAKLARI ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR - 1995 Yayın No:74

Yürütücüleri: Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Uz. Nurten SÜRMELİ

ÖZET

1993- 1995 yılları arasında yapılan bu çalışmada; önemli bazı sebze türlerinin normal, modifiye ve kontrollu atmosferde depolanma olanakları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Domates, patlıcan, dolma biber ve sivri biberde 12°C, karnabahar, kırmızı lahana ve baş salatada 1°C sıcaklık ve %90-95 oransal nem içeren soğuk odalarda yapılan çalışmada, pasif MA olarak deliksiz LDPE, delikli LDPE ve PVC; KA sisteminde ise ürün türüne göre farklı gaz karışımları kullanılmıştır. Ürün türüne göre depolama süresince belirli zaman aralıklarında kimyasal bileşimdeki değişimler, ağırlık kayıpları, görsel kalite değerlendirmeleri yapılarak, kayıplar tanımlanmış, depolama uygulamalarına göre bu kayıpların kontrolu değerlendirilerek, türlere göre bu uygulamalarda depolama süreleri, en uygun KA ve MA koşulları saptanmıştır.  Bulgularımıza göre; sebze türlerinde KA koşullarında depolama ile kalite kaybı en az düzeye düşürülerek muhafaza süresi önemli düzeyde uzamıştır. Diğer yandan, PVC kullanılarak yaratılan MA koşulu, LDPE kullanımlarına göre daha iyi sonuç vermiştir. Depolama süresince KA ve MA uygulamalarında ağırlık kaybı önemli düzeyde önlenmiştir. Özellikle KA koşullarında ürün metabolizmasındaki değişimler (titre edilebilir toplam asitlik, indirgen şeker, toplam şeker, nişasta, askorbik asit, renk kayıpları, meyve eti sertliği) NA’e göre  önemli derecede yavaşlamıştır. En uygun gaz karışımı ve bu koşulda depolama süresi; yeşil olgun domates için %3.5 O2 + %3 CO2, 70 gün; patlıcan için %3 O2 + %3 CO2, 40 gün; dolma biber için %5 O2 + %5 CO2, 35 gün; sivri biber için %3 O2 + %5 CO2, 70 gün; karnabahar için %3 O2 + %3 CO2, 40 gün; kırmızı lahana için %3 O2 + %5 CO2, 180 gün; baş salata için %3 O2 + %3 CO2, 20 gün olarak saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Sebzeler, Hasat Sonrası, Depolama, MA, KA 

SOĞAN KURUTMA, OLGUNLAŞTIRMA VE MUHAFAZASINDA YIĞIN ŞEKLİNDE DEPOLAMA SİSTEMİNİN KULLANIM OLANAKLARI - 1995 Yayın No:75

Yürütücüleri: Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Gülay BEŞİRLİ, Uz. Eray DAMGACI

ÖZET

1993/94 ve 1994/95 depolama dönemlerinde 8 ay hava ve mekanik soğutmalı sistemde yığın şeklinde muhafaza sonunda Akgün-12, Kantartopu-3 ve Valensia soğan çeşitlerinin yapraklı ve temizlenmiş yumrularında filizlenme, çürüme, toplam kayıp ve potansiyel filizlenme değerleri dikkate alınarak depolama potansiyelleri saptanmıştır. Ayrıca, bu sistemde en uygun yığın yüksekliği de tespit edilmiştir. Toplam depo kaybı temizlenmiş yumrularda, yapraklı yumrulara göre daha az olmuştur. Ancak filizlenme ve çürümeden ileri gelen kayıplar yönünden bu uygulamalar arasında farklılık saptanmamıştır. Yığın yüksekliğinin 2 m olarak seçilmesi uygun bulunmuştur. Gerek kayıplar gerekse depolama girdileri dikkate alındığında yığın şeklinde muhafaza, kasa ile muhafazaya göre daha ekonomik uygulama olmuştur.

Anahtar Kelimeler: Soğan, Hasat Sonrası, Depolama