|
1996 - |
|
ETİLENE DUYARLI BAZI KESME
ÇİÇEKLERDE (Karanfil, Frezya, Lilyum, Alstromerya ve Gipsofila) VAZO
ÖMRÜNÜ UZATMA OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI - 1996 Yayın No:79 |
| Yürütücüleri: Dr. Fisun G. ÇELİKEL,
Kamil Gürsan |
|
ÖZET
Bu çalışma
1995-1996 yıllarında Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma
Enstitüsünün Hasat Sonrası Fizyolojisi Bölümünde yürütülmüştür.
Çalışmada Enstitü ve üretici seralarında yetiştirilen 5 tür (Karanfil,
Frezya, Lilyum, Gipsofila ve Alstromerya) üzerinde, farklı çeşitlerde
çalışılmıştır. Etilene duyarlı olan bu çiçeklerde değişik kimyasal
maddeler (gümüştiyo sülfat-GTS, aminooksiasetik asit-AOA, aminoisobütrik
asit-AIB, gibberellik asit-GA3, kinetin, Triton X-100, hidroksiquinolin
sitrat-HQC, sakkaroz) ile, taşıma testi (kuru depolama) öncesi çeşitli
doz ve sürelerde önuygulamalar (pulsing) yapılarak, vazo ömrünü artırma
olanakları araştırılmıştır. Çalışmada ayrıca sözkonusu kimyasal
maddelerin bazıları vazo suyunda sürekli olarak çiçeklere verilmiştir.
Çalışma sonucunda, karanfil çiçeğinde etkili olduğu daha önce
gösterilmiş olan GTS'in, çevreyi kirletici etkisine karşı alternatif
olarak AOA'nın Triton X-100 ve kinetin ile olan bileşiminin (500 mg/l
AOA + 500 mg/l Triton X-100 + 10 mg/l kinetin) kullanılabileceği
saptanmıştır. Diğer 4 türde ise, GTS önuygulaması vazo ömrünü oldukça
uzatırken, denenen diğer kimyasal uygulamalar etkili bulunmamıştır.
Frezya ve Gipsofila çiçeklerinde şeker uygulamaları etkili olmuştur.
Frezya çiçeğinde önuygulama olarak, kesilmiş çiçeklere taşıma öncesi 24
saat süre ile verilen % 20 şeker + 200 ppm HQC (bakterisit olarak) sap
üzerindeki küçük tomurcukların gelişmesini ve açan çiçek sayısını
artırıp vazo ömrünü uzatmıştır. Gipsofila çiçeğinde vazoda sürekli
olarak şeker verilmesi (% 15 şeker + 200 ppm HQC), benzer şekilde vazoda
çiçek açma oranını artırıp vazo ömrünü uzatmıştır. Alstromerya çiçeğinde
yaprak sararmasına karşı vazo suyunda verilen GA3 ve kinetin önemli bir
etki göstermemiştir. |
|
Anahtar
Kelimeler: GTS: gümüştiyo sülfat, AOA:
aminooksiasetik asit, AIB: aminoisobütrik asit, HQC: hidroksiquinolin
sitrat, GA3:gibberellikasit |
|
FARKLI SICAKLIKLARDA
DEPOLANAN SARMISAKLARDA DİNLENME SÜRESİ VE DİNLENME SÜRESİNCE YUMRU
İÇSEL HORMON DEĞİŞİMLERİNİN SAPTANMASI - 1996 Yayın No:87 |
| Yürütücüleri:
Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Gülay BEŞİRLİ |
|
ÖZET
Sarmısak
depolamasında değişik sıcaklıklarda dinlenme sürelerinin saptanması, bu
sıcaklıklarda 10 hafta süresince içsel hormon değişiminin saptanması ve
hormon değişiminin dinlenme süresi ile ilişkisinin belirlenmesi
araştırmanın ana amacıdır. Bu amaç çerçevesinde 00C,
50C,
100C,
200C
ve kontrolsuz koşullarda depolanan sarmısak dişleri, 1 hafta arayla
çıkarılarak dikilmişler ve ısıtmasız serada filizlenme için geçen süre,
filizlenme, köklenme kuvveti tespit edilmiştir. Ayrıca bu süreler
içerisinde örneklerde karbonhidrat (şeker, nişasta) ve içsel hormon
(ABA, IAA, GA, BA) değişimleri saptanmıştır. Çalışmanın son yılında
dışsal büyümeyi düzenleyici uygulamalarının dinlenme süresinin
kısaltılması ve uzatılmasına etkileri saptanmıştır. |
|
Anahtar
Kelimeler: |
|
ÜRETİMİ ÖNGÖRÜLEN BAZI ELMA
ÇEŞİTLERİNDE UYGULAMADA ÖNEMLİ OLAN OLGUNLUK PARAMETRELERİ (ÖLÇÜT)'NİN
SAPTANMASI - 1998 Yayın No:122 |
| Yürütücüleri:
Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Doç. Dr. Masum BURAK |
|
ÖZET
OECD tarafından
istenen nişasta standartlarının hazırlanması, bu arada elmalarda
kullanılan üç önemli olgunluk ölçütü; 'nişasta testi', 'meyve eti
sertliği' ve 'toplam suda eriyebilir maddeler' (TSEM) arasındaki
ilişkilerin durumu ve üreticilerimiz açısından uygulamada en güvenilir
ölçütün saptanması amacıyla yürütülen projenin üçüncü aşamasında iki
erkenci (Vista Bella, Jerseymac), bir orta mevsim (Ozark Gold) ve üç geç
olgunlaşan (Melrose, Gloster 69, Skyline Supreme) elma çeşitleri ele
alınmış, olgunluk çalışmaları çeşide bağlı olarak erken başlatılmış ve
ağaçlarda meyve dökümü sonuna kadar sürdürülmüş, çeşitlere özgü nişasta
standartları geliştirilmiş ve Ozark Gold dahil geç çeşitlerde (Melrose,
Gloster 69, Skyline Supreme) derim olumuna bağlı depolama çalışmaları
yürütülmüştür. Ele alınan erkenci çeşitlerde (Vista Bella, Jerseymac)
meyvelerin ağaç üzerindeki belirgin olgunluk farklılıkları tüm ağaç
derimi çalışmalarını gerektirmiş ve sonuçta bu gibi erkenci elmalarda
yukarıda belirtilen üç önemli ölçütün kullanılması yerine meyve kabuk
renginin (%) daha güvenli bir derim ölçütü olabileceği anlaşılmıştır.
Üst renk konumunun belirlenmesinde OECD ve TSE standartlarından
yararlanılmıştır. Her iki çeşitte mutlak birkaç kez toplama yapılması
gereği vurgulanmış ve belirli kıstaslar çerçevesinde üst rengin %30-50
arasında olmasının gereği uzak ve yakın pazar koşulları açısından
önerilmiştir. Diğer yandan Ozark Gold elma çeşidi üzerinde yapılan
çalışmalarda 12 olum çalışması gerçekleştirilmiş ve 12 olum içinde 4
adet derim/depolama çalışması yürütülmüştür. Sonuçta bu elma çeşidi için
geliştirilen nişasta (iyot) testi standardı ve meyve eti sertliği derim
olumunun saptanmasında güvenilir ölçütler olarak bulunmuş ve bu çeşidin
önerilen nişasta ve sertlik değerlerinde 5-6 ay kadar 0°C'de muhafaza
edilebileceği anlaşılmıştır. Melrose çeşidi için geliştirilen nişasta
standardının meyve eti sertliği kadar güvenilebilir bir ölçüt
olabileceği kanıtlanmış ve bu elmanın geç toplanması ile depolamada
görülebilecek 'kabuk yanıklığı'nın önlenebileceği anlaşılmıştır. Gloster
69 elma çeşidinde geliştirilen nişasta standardının derim olumunun
saptanmasında yeterli olabileceği ve erken toplama ile bu çeşidin uzun
süre depolanabileceği gözlenmiştir. Skyline Supreme'de ise 1996'da olum
çalışmaları ile birlikte bir adet erken derim, 1997'de bir adet geç
derim yapılarak çalışma tamamlanmıştır. Bu çeşitte her ne kadar nişasta
en güvenli derim ölçütü olarak bulunmuşsa da, üst rengin tam oluşmadığı
durumda depolamada gözlenen şiddetli 'kabuk yanıklığı', bu çeşitte derim
olumunun meyvenin tüm yüzeyinin üst renkle kaplanması ile ilişkili
olduğunu ortaya koymuştur. |
|
Anahtar
Kelimeler: |
|
KİVİDE (Actinidia
deliciosa var. Hayvard) MEYVE GELİŞİMİ, OLGUNLAŞMA VE DEPOLAMA
KOŞULLARI ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR - 1999 Yayın No:136 |
| Yürütücüleri:
Doç. Dr. Kenan KAYNAŞ, Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Hulusi SAMANCI |
|
ÖZET
Bu çalışmada
Yalova koşullarında yetiştirilen Hayward kivi çeşidinde döllenmeden
itibaren meyve gelişimi, en uygun hasat ve yeme olgunluğu, hasat sonrası
depolamada kalite kayıplarını en aza indirecek depolama sistemleri ve
hasat sonrası uygulamaların depolamaya etkileri araştırılmıştır. Meyve
Gelişimi Çalışmaları: Meyve tutumundan itibaren 19 hafta boyunca
ölçümler yapılmış, kümülatif artış oranı meyve çapında %166, meyve
boyunda %125 düzeyinde gerçekleşmiştir. Meyve ağırlığı haftalık %100'den
fazla olmuş, hasat olumunun yaklaştığı 15-17. haftalarda 100 grama
ulaşmıştır. Meyve tutumundan 12 hafta sonra başlayan SEKM ölçümlerinde,
15. haftadan sonra belirginleşen artış 19. haftada %8 değerini aşmıştır.
Olgunluğun başladığı dönemde SEKM değeri ortalama %7.0-7.5 olarak
saptanmıştır. Olgunluk Çalışmaları: Kivi meyvesinde SEKM oranı %5.5-6.5
değerine ulaştıktan sonra 1 hafta arayla 5 hasat yapılmış, olgunluk
ilerledikçe ağırlık kaybı ve asitliğin azaldığı saptanmıştır. Farklı
hasat dönemlerindeki meyvelerin depolanmasında hem meyve eyi sertliği
hem de meyve öz sertliği hızla azalmıştır. Depolama süresince tüm
hasatta askorbik asit miktarında azalma belirlenmiştir. Hasat dönemi ve
depolama süresince meyve indirgen şeker ve toplam şeker içeriklerinde
sürekli bir artış görülmüştür. Farklı dönemlerde hasat edilen meyveler
depolama sonrası 20 0C'a aktarılmış, erken hasat edilen meyveler yüksek
kalitede yeme olumuna ulaşamamıştır. Son dönemde hasat edilen meyveler
ise çok kısa sürede yumuşamış ve depodan çıkarıldıktan hemen sonra yeme
olumuna ulaşmıştır. Depolama Çalışmaları: Depolama süresince meydana
gelen kalite kayıpları farklı koşullarda denenmiş, Modifiye Atmosfer
(MA) ve Kontrollü Atmosfer (KA) uygulamalarının kalite kayıplarını
önemli derecede azalttığı saptanmıştır. |
|
Anahtar
Kelimeler: Kivi, Depolama,
Olgunluk, Meyve Gelişimi |
|
KİRAZ, İNCİR VE ÇİLEK
MEYVELERİNİN MODİFİYE ATMOSFERDE DEPOLAMA OLANAKLARINİN ARAŞTIRILMASI -
2000 Yayın No:148 |
| Yürütücüleri:
Doç. Dr. Fisun G. ÇELİKEL, Doç. Dr. İ. Sözer ÖZELKÖK, Doç. Dr. Kenan
KAYNAŞ, Doç. Dr. Masum BURAK, Dr. Burhan ERENOĞLU |
|
ÖZET
Çalışmalar
1997-2000 yılları arasında, Enstitü bahçesinde yetiştirilen farklı çilek
(Tioga, 216, Douglas, Chandler, Pajora, Tufts, Yalova 15 ve Yalova 104)
ve kiraz (Merton Bigarreau, Lambert, Bing ve 0900 Ziraat) çeşitleri
üzerinde ve Bursa’dan alınan Bursa Siyahı incirinde yürütülmüştür.
Modifiye atmosfer (MA) için, farklı kalınlıkta (12, 14, 16 ve 23
) PVC (polivinil klorid) film ve İngiltere’de üretilen farklı
geçirgenlikte olan P-Plus filmler (200x250 mm büyüklüğünde 90, 160 ve
190 PP-polipropilen filmler ve 5 kg.lık karton kutular için 700x700mm
ebatında 120 ve 180 PE-polietilen filmler) kullanılmıştır. Farklı
materyallerle ambalajlanan meyveler 0°C’de depolanmış ve raf ömrü için
20°C’de bekletilmiştir. Depolama süresince meyvenin fiziksel ve kimyasal
özelliklerinde (kalite, tat, çürüme oranı, ağırlık kaybı, meyve eti
sertliği, suda erir katı maddeler ve titre edilir asit içeriği ile pH ve
rengi) meydana gelen değişimler izlenmiştir. MA uygulamaları tüm
türlerde %5’i aşan ağırlık kayıplarını önemli oranlarda (PVC ile %1-2’e,
P-Plus filmlerde %0.1’e kadar) düşürerek kalitenin korunması üzerinde
etkili bulunmuştur. Türlere göre alınan sonuçlar ve en uygun ambalaj
materyalleri aşağıda özetlenmiştir:
Çilek: Meyveler 20°C'de
4 gün, 0°C'de 2-4 hafta depolanmıştır. MA uygulaması tüm çeşitlerde
kalitenin korunması üzerinde etkili bulunmuştur. 16
PVC film ile 160PP P-Plus film uygulamaları daha etkili bulunmuştur. MA,
meyve eti sertliğinde depolama süresince meydana gelen düşüşü yavaşlatmış,
ağırlık kaybını ve çürüme oranını azaltmıştır. Çeşitler arasında, raf ömrü
bakımından önemli farklar çıkmıştır.
Kiraz: MA kiraz
meyvesinin kalitesinde depolama sırasında meydana gelen düşüşü
geciktirmiştir. PVC kalınlığına göre 16 ve 23
streç filmler kalitenin korunmasında daha etkili bulunmuştur. P-Plus
fimler arasında ise, 90 PP ve 120 PE en iyi sonucu vermiştir.Çeşitlere
göre biraz değişmekle beraber, kontrol meyveler 0°C'de 3-4 haftada
kalitelerini yitirirken, MA'de ambalajlanan meyveler 6-8 hafta süre ile
depolanmıştır.
İncir: PVC filmde 14
,
P-Plus filmde tüketici ambalajı olarak 90PP, karton kutu için ise 120PE
en iyi sonucu vermiştir. Kontrol meyveler 3-4 hafta sonunda pazar
kalitelerini yitirirken, MA uygulaması depolama süresini en az 2 hafta
uzatmıştır. |
|
Anahtar
Kelimeler: Çilek, Kiraz,
İncir, Modifiye Atmosfer, Paketleme, Depolama |
|
BAZI KESME ÇİÇEKLERİN (GÜL,
KASIMPATI, GERBERA VE ASTİLBE) KESİM SONRASI FİZYOLOJİLERİ ÜZERİNDE
ARAŞTIRMALAR - 2001 Yayın No:152 |
| Yürütücüleri:
Doç. Dr. Fisun G. ÇELİKEL,
Ersin AKSU, Kamil ERKEN, M. REID
|
|
ÖZET
Kesme çiçeklerde
transpirasyon yoluyla kaybedilen suyun saptan çekilen su ile karşılanması,
çiçeğin kısa zamanda solmaması için gereklidir. Ancak bazı çiçeklerin
sap ve iletim yapılarından dolayı su çekmesi daha zordur. Ülkemizde
üretilen Astilbe, Gül, Kasımpatı ve Gerbera çiçeklerinde karşılaşılan
bu sorun, çeşitli nedenlerle sapta meydana gelen tıkanmalardan
kaynaklanır. Bu çalışmada, söz konusu kesme çiçeklerde sapta gelişen
tıkanmanın önlenmesi ve su alımının artırılması için çeşitli
uygulamaların etkisi araştırılmıştır. Çalışmalarda çeşitli
uygulamaların vazo ömrü, su alımı ve çiçek kalitesi üzerine
etkileri incelenmiştir. Astilbe çiçeğinde
çalışmalar ‘Amethyst’ çeşidi üzerinde Kaliforniya Üniversitesinde
sonuçlandırılmıştır. Islatıcı bir madde olan Agral ile önuygulama
ve vazoda ticari bir preparat (CC, Chrystal Clear) etkili bulunmuştur. Diğer 3 kesme çiçek
türünde çalışmalar, Enstitü seralarında yetiştirilen çiçekler
üzerinde yapılmıştır. Kasımpatında standart çeşitlerden Yellow
Snowdon, White Shoesmith ve Cremon, sprey çeşitlerden ise Flamingo
Dark, Pink Gin, Pink Impala ve Daymark kullanılmıştır. Gerbera çiçeğinde
Kristel, Simone, Rambo, Linda, Genesis ve Antalia çeşitleri üzerinde
çalışılmıştır. Gül de ise Dallas, Atena ve Osiana çeşitlerinde
çalışmalar yürütülmüştür. Kasımpatı çiçeğinde önuygulama
olarak Triton X-100 + sitrik asit, vazo çözeltisi olarak ise sakkaroz
+ HQC önerilmektedir. Gerbera çiçeğinde kesimden sonra AgNO3
önuygulaması ve vazoda NaOCl etkili bulunmuştur. Gül de ise bir ıslatıcı
madde ile önuygulama ve vazoda HQC + sakkaroz veya koruyucu hazır
preparat (CC) önerilmektedir.
|
|
Anahtar
Kelimeler: Astilbe, Kasımpatı,
Gerbera, Gül, Vazo Ömrü |
|
DEPOLANABİLEN
BAHÇE ÜRÜNLERİNDE KAYIPLARIN ÖNLENMESİ AMACIYLA PROTATİP BİR
SIVI KİMYASAL (ANTİOKSİDANT, FUNGUSİT, MİNERAL) APLİKATÖRÜNÜN
GELİŞTİRİLMESİ - 2002 Yayın No:153 |
| Yürütücüleri:
Doç. Dr. Sözer. ÖZELKÖK,
Uz. Tuncay ACICAN, Uz. Muammer YALÇIN |
|
ÖZET
Kuruluşumuz
Hasat Sonrası Fizyolojisi Bölümünde 2001-2002 yıllarında yürütülen
proje ile ürün muhafaza depolarında kullanılabilecek bir sıvı
aplikatör geliştirilmiştir. Depolanabilen bahçe
ürünlerinde son yıllarda gözlenen üretim artışları her ne kadar
övünç kaynağı ise de üretim sonrasında soğuk zincirin çeşitli
aşamalarında oluşan ve yaklaşık oranı % 30-40’lara varan
fiziksel, fizyolojik ve fungal kökenli kayıplar üretimi olumsuz bir
şekilde etkilemektedir. Gelişmiş ülkelerde bu kayıplar % 5 ve altında
gerçekleşmektedir. Ürünlerde meydana gelen ve daha çok depolama sırasında
oluşan ve depolama sonrasında pazarlama aşamasında daha da şiddetlenen
bu kayıpların önlenmesinde en etkin yöntem, ürünleri depolama öncesinde,
belirlenen gıda güvenliği sınırları içinde, yasal kimyasallarla yıkamaktır.
Kooperatiflerin, üretici birliklerinin, paketleme evlerinin sınırlı
aile işetmelerinin yoğun olduğu ülkemizde, üreticilerimizin ‘yıkama’
konusunda yeterince aydınlatılamaması kayıp oranlarının yükselmesine
neden olmaktadır. Geliştirilen bu aplikatörden söz konusu aile tipi
işletmeler veya küçük işletmeler yararlanarak ürün kayıplarını azaltabilecektir.
|
| Anahtar
Kelimeler: Sıvı Aplikatör, Meyve, Sebze |
|
TRABZONHURMASI (Dispyros
kaki L. MORALI) MEYVESİNİN KURU BUZ UYGULAMASI İLE BURUKLUĞUNUN
GİDERİLMESİ - 2003 Yayın No:152 |
| Yürütücüleri:
Uz. Ayşe Tülin ÖZ, Doç. Dr. İ. Sözer
ÖZELKÖK, Doç. Dr. Fisun G. ÇELİKEL,
Uz. Tuncay ACICAN |
|
ÖZET
Bu araştırma
2000-2003 yıllarında Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü
Hasat Sonrası Fizyolojisi Laboratuvarında yapılmıştır. Deneme materyali
olarak buruk bir tip olan ‘Moralı’ trabzonhurması meyvesi
kullanılmıştır. Araştırmada kuru buz (katı karbondioksit) uygulamasıyla
buruk ‘Moralı’ trabzonhurması meyvelerinin olgunlaştırılma olanakları
araştırılmıştır. Trabzonhurması meyveleri optimum derim olumunda
derildikten hemen sonra 30 lt lik hücrelere 20 şer meyve koyularak 24 ve
48 saat süreyle kuru buz (% 60, % 80, %90) uygulanmıştır. Uygulamanın
meyve eti sertliğine (kg), meyvenin % suda çözünür kuru madde (SÇKM)
içeriğine, çözünebilir tanen (mg/lt) miktarlarına, karbonhidrat
içeriğine, asitlik ve pH değişimlerine olan etkisi incelenmiştir.
Yapılan olgunlaştırma çalışmasının, meyve eti sertliği, SÇKM, raf ömrü
ve çözünebilir tanen içeriğine etkisi incelendiğinde en başarılı
uygulamanın 24 saat süreyle % 90 kuru buz uygulaması sonunda elde
edildiği görülmüştür. Uygulama sonunda burukluğa neden olan çözünebilir
tanenin burukluğun kaybolması anlamına gelen çözünemeyen tanen formuna
dönüştüğü görülmüştür. Kontrol ve kuru buz uygulaması
karşılaştırıldığında, kuru buz uygulamasının meyve eti sertliğini
koruyarak, meyvenin raf ömrünün 20 güne ulaşması sağlanmıştır. Yapılan
olgunlaştırma çalışması sonucunda, buruk ‘Moralı’ meyvesi derimden 24
saat sonra yeme olumuna gelmiştir. Fakat bazı kuru buz uygulama
dozlarının (%80 ve %90) uygulama süresi 48 saate uzatıldığında bazı
meyvelerin meyve kabuğunda CO2 zararı gözlenmiştir. Sonuç olarak
burukluğu gidermek amacıyla yapılan bu çalışma ile fizyolojik olarak
derim olgunluğuna gelmiş trabzonhurması meyvesini dalından koptuktan 24
saat sonra burukluğu giderilerek meyve kalitesinden fazla bir şey
kaybetmeden olgunlaştırılması sağlanmıştır. Uygulama sonunda meyve raf
ömrünün kontrol grubu meyveleri ile karşılaştırıldığında 20 gün kadar
uzadığı görülmüştür. Kuru buz uygulamasının süresi 48 saate kadar
uzatıldığında ise bazı meyvelerin meyve kabuğunda CO2 zararı
gözlenmiştir. Uygulanan kuru buz sayesinde meyve eti uzun süre
sertliğini koruyarak meyvenin kısa olan pazarda bulunma süresi uzatılmış
ve meyvenin uzak pazarlara daha kolay ulaşması imkanı sağlanmıştır. |
|
Anahtar
Kelimeler: Trabzonhurması,
Kuru buz, Burukluk,Tanen, Yapay olgunlaştırma |
|