GİRİŞ
Organik
yetiştiricilikte, sentetik gübre ve pestisitler yerine kültürel uygulamalar,
tabi gübre ve biolojik kontrol yöntemleri kullanılmaktadır. Organik tarım,
iyi bir uygulama ile çevre dostu ve daha sağlıklı ürünler bakımından önem
kazanmaktadır. Çalışmalar göstermiştir ki organik tarım, üzümsü meyvelerde
rahatlıkla uygulanabilecek bir üretim şeklidir.
İnsan
sağlığında önemli rolleri olan böğürtlende organik asitler, mineraller ve
vitaminler bakımından çok zengin bir meyvedir. Meyve olgunlaşma tarihi
bölgelere göre değişmekle birlikte Haziran sonu-Temmuz başında hasat
başlamakta ve Eylül ayına kadar devam etmektedir.
EKOLOJİK İSTEKLERİ
İklim:
Böğürtlenler değişik iklim şartlarına daha kolay adapte olma
özelliğindedir. Sıcaklık ve kuraklığa ahudutlarından daha fazla
dayanıklıdırlar. Ancak kış ve ilkbahar donlarına karşı ahudutlarına göre
daha az dayanırlar. Genelde sıcak mutedil iklim bölgelerinde daha iyi sonuç
vermektedir. Şeftali yetiştirilen bölgelerde böğürtlen yetiştiriciliği
rahatlıkla yapılmaktadır.
Toprak:
Toprak olarak seçici değil ancak
bitki, dinlenmiş, iyi drene olmuş, derin ve geçirgen toprak, yarı asit (pH 6
- 6.5), sert tabaka (pulluk tabanı) oluşmamış topraklar tercih edilmelidir.
Bunun yanında toprağın yeterli besin maddece zengin olması verim ve kalite
bakımından olumlu yönde etkilemektedir. Böğürtlenler ahududulara göre ağır
topraklara ve hastalıklara daha toleranslılardır. Ancak ağır topraklarda
organik madde ilavesi ve dikim yerlerini yüksek yastıklar şeklinde yapılması
ile problemler en aza inecektir.
ÇOĞALTMA
METOTLARI
Kök
sürgünleri, uç daldırma, yaprak-göz çelikleri ve kök çelikleri ile
üretilmektedir.
ÇEŞİT SEÇİMİ
Daha kazançlı organik
yetiştiricilik için çok iyi adapte olmuş ve özellikle yaygın hastalıklara
genetik olarak dayanıklı çeşitlerin seçimine dikkat etmelidir.
- Çeşit
bulunduğu iklim ve toprak özelliğine uygun,
- Verimli
ve hastalıklara dayanıklı,
- Pazarın
aradığı, yola ve taşımaya dayanıklı,
- Bitkisi
kuvvetli gelişen,
- Meyveler
taze olarak veya meyve işleyen bir kurulaşa pazarlanması durumlarında farklı
çeşit gerektirmektedir.
- Çeşidi,
özelliği ve kaynağı belli olmayan fidanlar ile bahçe kurulmamalıdır. Bu tip
fidanlarla çeşitler karıştığı için meyvenin pazar değeri ve verim düşmekte,
pazarlamada güçlüklerle karşılaşılmak tadır.
BAHÇE TESİSİ
Yer
Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler:
Dikim
yapılacak yer çevreden daha yüksek yerde seçilmelidir. Böylece su drenajı
sağlanmış ve hastalık-zararlı yoğunluğu daha az olacaktır. Üretim yerindeki
yeterli hava sirkülasyonu ile olabilecek kış zararlanmaları ve geç ilkbahar
don zararını en aza indirecektir. Diğer yandan hakim rüzgar açık alanlarda
(tepelerde) bitkilerde bitki dokularının kurumasına neden olabilir. Bu
şekilde zararlanan bitkiler ise kış soğukları sürgünlerin ölümüne neden
olmaktadır.
Daha önceden
meyve üretimi yapılmış (şeftali, elma, üzüm, üzümsü meyve v.b.) yerler kök
kanseri riski taşıdığı için tercih edilmemelidir. Aynı şekilde kısa zaman
önce domates, patates, biber, patlıcan ve tütün gibi solanacia
familyasına ait ürünlerden birisi ile yetiştiricilik yapılmış ise,
verticillium solgunluğu riski artacağı için bu tip üretim alanları
tercih edilmemelidir.
Yakınlardaki
yabani böğürtlenler hastalık ve zararlıların kaynağını oluşturacağı için bu
bitkilerin imha edilmesi gerekmektedir. Çalışmalar göstermiştir ki üzerinde
zararlı bulunduran bu tip konukçu yabani bitki ve diğer bahçelerden 100-120
m. uzakta kurulmalıdır.
Organik
tarım yapılacak alanlarda ayrık otu gibi çok yıllık yabani otlar dikim
öncesinde mutlaka kontrol altına alınmalı veya alternatif başka alanlar
tercih edilmelidir. Çünkü bu tip çok yıllık otların yoğun olarak bulunduğu
tarlalarda kimyasal ilaç (herbisit) kullanılmadan bu yabani otlardan
kurtulmak zordur.
Toprak
Hazırlığı ve Dikim:
Bahçede daha önceden herhangi bir
kültür yapılamamışsa bahçe hazırlığına bir önceki yazdan başlanır. Toprak
dikimden en az bir ay önce derin bir şekilde
sürüm, gerekirse krizma yapılır. Toprak
analizi yaptırılarak verilecek gübre miktarları belirlenir. Genel olarak
topraklar organik maddece fakir olduklarından 3-5 ton çiftlik gübresi
verilerek ikinci bir sürüm yapılır. Gübrelemeden sonra, toprak işlenerek
gübrenin toprağa karışması sağlanmalıdır. Dikimden önce organik
kaynaklı fosforlu ve potasyumlu gübrelerle bir taban gübrelemesi ve son bir
sürüm yapmak daha iyi sonuçlar vermektedir.
Toprak işlendikten sonra gerekiyorsa toprak fümigasyonu yapılmalıdır.
Dikim:
Dikim yapılacak fidanlar kuvvetli,
kökler iyi gelişmiş, hastalıksız olmalıdır. Dikim zamanına kadar serin ve
nemli ortamlarda saklanmalıdır. Hemen dikilmeyecek ise hendeklenmelidir..
Fidanlar dikim yerine çamurlu su dolu kovalarda veya ıslak telisler
içerisinde taşınmalıdır. Kapalı, bulutlu, rüzgarsız günler dikim için en
uygun günlerdir. Dikilecek böğürtlen
fidanlarında önce kök tuvaleti yapılır. Yaralı, kuru ve çok uzun kökler
kesilir. Dikimin hemen ardından fidanlara can suyu verilir. Dikimi yapılan
fidanın tepesi 20-30 cm’ den kesilir
Böğürtlenlerde kışları soğuk geçen bölgelerde erken ilkbaharda yapılan
dikimler en iyi sonucu vermektedir. Kışları ılık geçen bölgelerde ise geç
sonbahar ve kış aylarında yapılan dikimler iyi sonuç vermektedir.
Dikim
mesafeleri tür, ve çeşitler büyüme gücü ve şekline, dikim yöntemlerine,
terbiye şekillerine, toprak verimliliğine ve toprak işleme şekline göre çok
farklılık göstermektedir. Dik büyüyen böğürtlenler için “sıra arası x sıra
üzeri” mesafeleri 1.50 x 0.50 m, yatık büyüyenler için ise 3.00 x 3.50 m
bırakılmaktadır. Genel olarak ortalama “2.50 x 1.50 m” kullanılmaktadır.
Ticari
amaçlı dikim aralıkları sıra arası 3 m, sıra üzeri 1.0 -1.5 m tavsiye
edilmektedir. Tek sıra tel sistemi kullanılmaktadır. Dallar tellere 70, 130
ve 180 cm yüksekliklerde tel ile bağlanır .
BUDAMA
:
Diğer önemli
uygulamada budama işlemidir. Kış budamasında kuruyan dallar kesildiği gibi
gelişme döneminin daha sonraki yıllarında budama yapılmaktadır. 3. yıl
içersinde yeşil budama yapılmaktadır. Haziran ayı içerisinde ince zayıf
dallar kesilerek her taç da 4-5 ana dalın büyümesi sağlanır. Kış budamasında
gelişmesi en iyi olan 4-5 yeni dal seçilerek diğerleri budamayla çıkarılır.
Aynı zamanda ana dallar 190-195 cm yükseklikte bırakılır. Yan dalların ilk
40-45 cm’ leri kesilerek diğerleri 20-30 cm kısaltılır.
DİKİM
SONRASI BAKIM :
Dikimden
sonra toprak 15-20 cm derinlikte işlenmeli. Sıralar arası çapalanarak
kesekler kırılmalıdır. Yabancı ot mücadelesi, hastalık ve zararlılar ile
mücadele yapılmalıdır. Meyvenin olgunlaşma döneminde güneşli ve rüzgarlı
günleri tercih eder. Yağmurlu mevsimlerde Botrytis daha hızlı bir gelişme
gösterir. Bu da çiçeklenmeden önce ve sonra organik kaynaklı fungisit
uygulamasıyla önlenebilmektedir.
VERİM:
Böğürtlen yetiştiriciliği tekniğine uygun şekilde
yapıldığında, ekonomik ömür 12-13 yıl olup, tam verim çağındaki 1 dekar
böğürtlen bahçesinden 2.0-2.5 ton meyve almak mümkündür.
HASAT VE AMBALAJ
:
Böğürtlen meyve türleri içerisinde meyvesi en hassas
olanlardan biridir. Bu nedenle kısa zamanda bozulabilen ve hızlı
tüketilmesi gereken bir meyvedir. Bu nedenle böğürtlen hasadı, ambalajı ve
taşınmasında çok titiz davranmak gerekmektedir.
Böğürtlen
meyveleri hasat olumuna geldikten sonra sabah erken saatlerde hasadı
yapılmalıdır. Haftada 2-3 defa hasadı yapılmaktadır. Sıcak ve kuru havalarda
daha sık hasat edilebilir. Böğürtlen hasadı için günün serin saatleri tercih
edilmelidir. Genellikle sabah 8-10 arası en uygun saatlerdir. Hasat edilen
meyveler en kısa zamanda serin, gölge bir yere taşınmalı, mümkünse hemen
soğuk depoya konulmalıdır.
Gıda
endüstri kuruluşlarına işlenmeye gönderilecek meyveler 0.5–1.0 kg’lık
kutulardan 3-5 kg’lık küçük kasalara kadar daha büyük kaplara doğrudan
toplanır. Bu kapların seçiminde alıcı fabrikanın talepleri göz önünde
bulundurulmalıdır. Taze olarak pazarlanacak meyveler 100, 250 veya 500 g’lık
küçük plastik kaplara toplanır, bu kaplar ile büyük kasalara dizilerek bu
şekilde nakliyeye hazır duruma gelmiş olur. Ambalaj kaplarının altı ezilen
meyve suyunun akabilmesi için mutlaka delikli olmalıdır. Aksi halde alt
taraftaki meyveler hemen çürürler. Hasat edilen bu meyveler en kısa zamanda
serin bir yere alınmalıdır. Böğürtlen meyvelerinin uzun süre taze olarak
muhafazaları genel olarak düşünülemez. Ancak olağanüstü durumlarda –0.5°C
veya 0°C’de %85-90 oransal nem koşullarında 5-7 gün süreyle depolanabilir.
Muhafazayı kısıtlayan en önemli faktör meyvelerin çürümeleridir.
MEYVENİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Böğürtlen meyveleri çok çeşitli şekillerde
değerlendirilirler. Derin dondurularak muhafazaya alınan meyveler uzun süre
farklı değerlendirmeler için hazır tutulur. Böğürtlen meyveleri pasta
endüstrisinin aranan meyvelerindendir.
Ayrıca meyveler kurutularak değişik şekillerde kullanılmak
üzere (meyve çayı gibi) uzun süre saklanabilirler. Böğürtlen meyveleri meyve
suyu, konsantre ve likör olarakta kullanılmaktadır. Reçel, marmelat, jöle ve
şekerleme endüstrisinde, özellikle kendine özgü güzel kokuları nedeniyle
değerli bir hammaddedir.
Son
yıllarda hızla gelişen ve tüketimleri artan dondurma ve meyveli yoğurt
üretiminde de yaygın olarak kullanılmaktadır.
Not:
Üretimine karar verilen çeşide ait fidanlar organik yetiştiricilikte kabul
edilebilmesi için fidan üretimi sırasında kullanılan ilaç ve gübrelerin
organik kaynaklı olması gerekmektedir.
ATATÜRK BAHÇE
KÜLTÜRLERİ MERKEZ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ, YALOVA
Tel :
0 226-8142520 Fax.No: 0226-8141146
e-mail:
burhanerenoglu@yahoo.com
http://77burhan.sitemynet.com
http://www.arastirma-yalova.gov.tr